Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
44,3467
EURO
51,4003
IMKB
13.168,000
ALTIN
6.178,590
 
Hava Durumu ANKARA
6 / 10 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Teknoloji   Magazin   Polis Adliye 
 
"Ülkemizin Çevresi Savaşla Kuşatıldı"
 Ülkemizin Çevresi Savaşla Kuşatıldı
 
MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde Terörsüz Türkiye hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır" dedi.
 
24.3.2026 - 11:03

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları:

Bölgemiz savaşla kuşatıldı. Siyonist emperyalist cinayet şebekesi, Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi. Ramazan ayı, kalp temizliği için bir fırsat, vicdan muhasebesi için bir tedrisat, günahlardan arınma için manevi bir tahsisat olduğu halde, aynı zamanda daha iyi bir insan mertebesine erişmenin, merhamet ve müşfik münasebet ağı kurmanın, Müslüman gönüllerin hayır ve hasenatla doğrulmasının ruhsatını bahşetmesine rağmen, İslam âleminin nasiphanesine neyin düştüğünü, bundan ne kadar istifade edebildiğini hiç kuşkusuz sadece ve sadece Cenab-ı Allah bilecektir. İnsan içinden yenilenmeyince dışından eksilmiş olur. Bu kapsamda, onca sorun ve sıkıntının koyu gölgesi altında kalmış olsak da, iç medeniyet âlemimizin yenilenmesi ve yeniden yeşermesi hususunda mübarek günlerin bir dönüm noktası olmasını hasreten diliyorum.

Ramazan ayına manen fakir girip, ruhen zengin çıkmak ne büyük bahtiyarlıktır. Şu veciz sözü hatırlatmak isterim ki, insan esas itibarıyla efkârından değil, ef'alinden sorumludur. Ef'alimiz ise yani davranış ve eylemlerimizle hak yolunda, hakikat yolunda, nihayet Allah yolunda, tıpkı karıncanın ateşe su taşıyarak tarafını belli etmesine benzer şekilde, vaki tarafımızı açıkça gösterebildiğimiz ölçüde dengeli, tutarlı ve insan gibi bir hayatı iliklerimize kadar yaşamaya müstahak oluruz. Bir Müslümanın kalbi selime ulaşması ne cemaatin ne de cemiyetin işidir. Nitekim bu durum kişiye özeldir. Yani zata mahsustur.

"NİFAK TOHUMLARINI BİR BİR ÇÜRÜTMEK İÇİN FAZLA ARZULUYUZ"
Türk İslam dünyası bağlamında kalbi selimin hatta aklı selimin neresinde olduğumuzu, neresinde bulunduğumuzu muhakkak sormak ve soruşturmak durumundayız. Savaşların ortasında hüzün sarmaşıklarının yüreklerimize yuvarlanması içimizi acıtsa da bayram günlerini yalnızca el ele değil, gönül gönüle geçirdik. Büyüklerin eli öpüldü, küçüklerin başı okşandı. Ramazan Bayramı ile bahar bayramı bu yıl birbirini tamamladı. Etrafımızda kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ederken, milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz. Heyecanlıyız. Sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız. Beraber olacağız.

"DEVLETİMİZİN KÜRESEL GÜÇ OLMASI İÇİN BİR İMKAN DOĞMUŞTUR"
Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kuvvetli bir devlet gayretimizdir. Gönüllerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi, kalplerinde aşkı bulan her insanımızla aynı parlak geleceğin taliplisi ve takipçisiyiz. Milliyetçi ülkücü hareket olarak katran dökmüş gecelerde ayazları yendik. Gözyaşlarımızı içimize akıtıp ya kader dedik. Ne olursa olsun Türk milletine hizmetten asla geri dönmedik. Başkalarının senaryolarıyla oyalanacak vaktimizin olmadığının farkındayız. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde Terörsüz Türkiye hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye'nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır.

Artık Türk İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyoruz. Bu zulmün son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliği ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. Böylesi bir uyanış ve siliniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye'mizi de bir kutup başı yapacaktır. Tekraren vurguluyorum ki Selçuklu Devleti'nin bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı'ya ve Cumhuriyet'e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır. Bu bir pençesi batıyı, diğer pençesi doğuyu kavrayan ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına alan ahlak ve asalet simgesidir. Bu mirastan doğan al bayrağın jeopolitiğinin önü de ardına kadar açıktır. Sonsuza kadar var olacak Türkiye işte bu vizyondan doğacaktır. Bütün bunlar dünyaya yalnızca başkent Ankara'dan bakarak gerçekleşecektir. Dünyanın Türkçe okunacağı böylesi bir hakimiyet ise asla saldırgan, sömürücü, baskıcı olmayacaktır. Bu gerçeği yalın olarak görmek isteyenlerin bin yıllık tarihimize bakmaları yeterlidir. Dünyadaki gelişmeleri doğru okuyabilen bir görüş derinliği ile insanlığın yaşadığı ahlak ve değer buhranını analiz eden manevi yorgunlukla, mazlum toplumlara ait emek, değer ve kaynakların nasıl sömürüldüğünü gören sorgulayıcı bakışla, beşeriyeti rakip gibi değil, Allah'ın emaneti bir kutlu paylaşma vasıtası olarak yorumlayan adalet duygusuyla, bunları akıl, sabır, iman, irade, vizyon, bilgi, dikkat ve sevgi ile oluşacak bir terkiple çıkacağımız yol bizi mutlaka süper güç Türkiye'ye taşıyacaktır. Bölgemiz barış ve huzur sancağının altında toplanacaktır.

Türkiye'miz milletin değer, inanç ve ülküleriyle milli statüsünü kendi çizebilirse ki çok şükür bu yapılmaktadır işte o zaman insanlık barışa, huzura, adalete biraz daha yaklaşacaktır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak öncelikle ülkemize olan sorumluluklarımız kadar İslam toplumlarına ve Türk dünyasına, ardından bütün insanlığa da ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır ve olacaktır. Bu düşüncemiz asla bir hayal değildir. Tarihte Türk devletleriyle yaşanmış, denenmiş ve başarılmıştır. Bugün gerçekleşmemesi için de hiçbir neden yoktur.

"KATAR ŞEHİTLERİMİZE ALLAH'TAN RAHMETLER DİLİYORUM"
Sözlerimin bu aşamasında sizlerin, aziz milletimizin, Türkistan âleminin mübarek Ramazan Bayramı'nı bir kez daha kutluyorum. Nevruz Bayramı'mızın yeni bir diriliş ruhuna kaynaklık etmesini temenni ediyorum. Ayrıca Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan, Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, bunun sonucunda bir askerimizin ve iki ASELSAN çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmetler diliyorum. Acılı ailelerine, mesai arkadaşlarına, milletimize, dost ve kardeş ülke Katar'a başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

"BM'NİN EN ACİZ VE PERİŞAN DÖNEMİ"
Değerli arkadaşlarım, insanoğlu Hz. İbrahim ile Nemrut'u birlikte gördü. İnsanoğlu Hz. Musa ile Firavun'u birlikte gördü. İnsanoğlu Hz. Muhammed ile Ebu Cehil'i birlikte gördü. Ve sonunda yine gördü ki temiz vicdan, sağlam irade, dürüst ahlak, doğru tercih, samimi inanç daima üstün gelmiş, zaman zaman bir adım gerilese bile her zaman iki adım öne sıçramayı başarmıştır. İzan aklın terbiyesidir. İdrak, akıl erdirme, bir işin gerçeğini bütün boyutuyla kavrama hasretidir. Şayet izan yoksa idrak olamaz. İdrak yoksa mizacın iyi olması tek başına bir anlam ifade edemez. Aynı anda küresel ve bölgesel sıcak gelişmelerin akışına bakarsanız görürsünüz ki akıl, izan ve idrak kaybolmuştur. Kaybolan bir değeri olmadığı yerde arayıp bulmak ise hayal ötesi bir beklentidir. Uluslararası insancıl hukuk paçavraya dönmüştür. Çünkü ne dikkate alan, ne saygı duyan, ne de riayet ve itibar eden kalmıştır. Bilhassa uluslararası barış ve güvenliği korumak, insan haklarını geliştirmek, sürdürülebilir kalkınmayı temin etmek maksadıyla 24 Ekim 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarihin en aciz ve perişan dönemine hapsolmuştur. Fiilen hukuksal işlevini ve bağlayıcılığı iradesini kaybetmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'in eş güdüm halinde İran'a karşı icra ettikleri orantısız, haksız ve gerekçesiz saldırıların 25. gününde komşu coğrafyalar toz duman içindedir. Trump'ın İran'ı yok edeceğiz tehdidi, İran Dışişleri Bakanı'nın Amerikalılara müzakereler sonsuza dek sona ermiştir açıklaması, İsrail Başbakanı'nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır.

Siyonist emperyalist haydutluğun dünya için stratejik öneme haiz İran'ın Pars doğal gaz sahasını ve nükleer tesisini vurması, bunun ardından İran'ın Katar ve Suudi Arabistan'daki rafinelerin yanında İsrail'in nükleer sahası olan Arad ve Dimona'yı misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kâbus senaryolarının tedavüle sokulması, üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, 3. Dünya Savaşı'nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, enerji krizinin kapıya dayanması bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı'nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları öncesinde yoğunlaşan tahliye vanaları kapalı duran jeopolitik sıkışmanın ve zora dayalı sertleşmenin devamlı tırmandığı siyasi, askeri ve ekonomik basıncın aynısı, belki daha fazlası bugün müşahede edilmektedir. İran'ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatında sivrilmiş üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınması husumeti genişletmekle kalmayıp uzun seneler boyunca sürecek itilaf ve cepheleşmeleri de derinleştirmektedir. 28 Şubat'tan bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin kolay lokma olmadığı anlaşılmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen, tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten duvar örmüştür. Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZE DUDAK BÜKENLER KÖŞE BUCAK SAKLANMAKTADIR"
İşte bu yüzden terörsüz Türkiye hedefimizin hem Allah'ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir. Terörsüz Türkiye hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi dona kalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz. Biz yine de onların huzurlu, güvenli, istikrarlı, ekonomik refaha ulaşmış, diplomaside altın çağını yaşayan, güçlenen ve gürbüzleşen Türkiye için harekete geçmelerini bekliyoruz. Terörsüz Türkiye, ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında ülkemin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyudur. Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt'ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yek vücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır, birinin fiili ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan söküp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikad ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulamayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'yiz.



Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Benzin ve Motorine Zam Geldi

Flaş: Trupm İran'a Saldırıları Erteledi

Gram Altın 6 Bin Altına Düştü
»  İBB Davası'nda Sekizinci Celse
»  Trump'tan İran'a 'Hürmüz'Resti
»  İran'dan İsrail'e Ağır Misilleme!
»  Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Nevruz Mesajı
»  Öcalan'dan Demirtaş'a Mektup İddiası!
»  Hamaney’den Kritik Türkiye Açıklaması!
»  Trump Ateşkes'e Kapıları Kapattı!
»  İmamoğlu'ndan Bayram Mesajı
»  Motorinde Dev Zam Pompaya Yansıdı
»  ''İsrail Yaptıklarının Bedelini Ödeyecek''
»  Netanyahu'ya'Savaş Ne Zaman'Biter Sorusu
»  6 Ülkeden Trump'a Hürmüz Desteği
»  Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Bayram Mesajı
»  Beş Üniversiteye Yeni Rektör!
»  CHP'den Saraçhane'de Dev Miting
»  Adalet Bakanlığı'nda Büyük Değişim
»  İncirlik Üssüne İkinci Patriot
»  Flaş..Akın Gürlek Mal Varlığını Açıkladı
»  Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 18 Mart Mesajı
»  Bayramda Yollar ve Köprüler Ücretsiz!
»  İran, Laricani'nin Ölümünü Doğruladı
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
GAZETECI ACI SOYLER !

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Matematik Ucuzlugu

 
Cahit Saraçoğlu
 
100 Milyar Liralık Destek Alacaklar
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
Cumhurbaşkanlığı Seçimerinde Kim Kazanır?
Recep Tayyip Erdoğan
Kemal Kılıçdaroğlu
Muharrem İnce
Diğer
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.