ŞİŞlİ Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün Türkiye Değişim Hareketi’nin (TDH) kurucularından Eski Adalet Bakanı Mehmet Moğultay dün İstanbul Maltepe’de bulunan Kardelen Düğün Salonu’nda destekçileriyle buluştu. Son dönemde art arda yaşananları değerlendiren Moğultay, iktidarı ve muhalefeti eleştirdi. “Meclis’teki üç partiye esir olmamalıyız. Tüm bu tıkanmışlığı açmanın ve demokrasimizi güvence altına almanın yolu Değişim Hareketi’ni Meclis’e taşımaktır” diyen Moğultay’ın konuşması şöyle:
DEMOKRASİ TIKANDI: Bugün ülkemizde siyasi partiler işlevsiz kaldı ve demokrasinin ana damarları tıkandı. Bunun nedeni siyasi partilerin parti içi demokrasiyi işletememeleri. CHP yıllanmış şaibeli kadrolarla siyasa hayata tutunmaya çalışıyor. Çünkü partide parti içi demokrasi yok.
ZORUNLU DİN DERSİ: Türkiye laik bir devlettir. Laik devlet hiçbir inancın kendisini ortaya koymasına engel olamayacağı gibi her inancı kendi doğrultusunda kullanamaz. Farklı inanca sahip olanların veya farklı mezheplerden olanların kendi inançlarını yaşamak için ibadet mekanları yapmaları haklarıdır. Burada doğal olan devletin gerekli düzenleyici kararlar alarak demokratik görevini yapmasıdır. Ayrıca din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin ilköğretim ve liselerde zorunlu okutulması laikliğe aykırıdır. Anayasa’dan bu zorunluluk çıkarılmalıdır.
ATATÜRK’Ü SEVMİYORLAR: Bunlar şanlı ordumuzu her fırsatta yıpratmaya çalışırlar ve ordumuz kuran büyük Atatürk’ü sevmezler. Şu an Türkiye’de iktidarda olan parti Anayasa Mahkemesi kararıyla laiklik karşıtı eylemlerin odağı ilan edildi. Barış ve uygarlık dergahı cemevlerine düşmandır bunlar. Halk çare arıyor ancak halkın yerini partiler almış. Partilerin yerini parti meclisleri almış. Parti meclislerinin yerini merkez yürütüme organları almış. Onların yerini de genel başkan, genel diktatörler almış. Mebusların yerini de memurlar almış. Muhalefet partilerine koltukları rahat geliyor ancak o koltuklardan inme zamanları geldi. Yargıya devletin güvencesi olduğu için el atılmak isteniyor. Hakimler ve savcılar müfettişlerle korkutuluyor. Tarikatçıyı tutuklayan savcıyı Adalet Bakanı telefonla arıyor ve suçluların serbest bırakılmasını istiyor. Görevini yapan savcı hakkında dava açılıyor ve başka ile atanıyor. Savcıların, hakimlerin hatta Yargıtay’ın telefonları dinleniyor. HSYK’nın Yargıtay’a ataması gereken 33 hakimin 8 aydır seçimi yapılamıyor. Adalet Bakanı uyarıyor ve demokratik seçim yerine pazarlık yapılıyor. Bu yargıyı ele geçirme ve adaleti kadılara teslim etme operasyonudur. Ben de Adalet Bakanı olarak görev yaptım aradaki farkı kıyaslayın. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Danıştay Başkanı Mustafa Birden laik, sosyal demokrat ve demokrat insanlardır. Onlar benim zamanımda atandı. Bu arkadaşlarımız oy birliğiyle seçildi oy çokluğuyla değil.
VATAN