Cem Uzan Basın Kulübü koltuğunda, gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.
Mehmet Tezkan: Siz iktidara adaysınız fakat ilk kez bir Başbakan adayının babası ve kardeşi kaçak durumda ve aranıyor. Başbakan olduğunuz gün babanızı ve kardeşinizi Türkiye'ye getirip adalete teslim edecek misiniz?
Tayyip Erdoğan benim aileme karşı komplo kurdu. Bunu planlı olarak geliştirdiler. Olay yargıda. Haklarında mahkumiyet yok. Arayan savcı, aynı savcı benimle ilgili de iddia attı, kardeşi başka bir partiden aday. Yargı işlesin, biraz geç işliyor ama işliyor. Zaman da gösterecek olayları. Eğer hukuk devletinde yaşıyorsak, Başbakan'ın yargı üzerinde etkisi olmaması lazım. Ben yargıya müdahale etmeyeceğim, normal şekilde karar vermesini bekleyeceğim. Yargı bir sürecini tamamlasın. Hukukta ifade vermek için illa o kişinin buraya gelmesi gerekmez. Tarafsız bir yargı oluştuğu anda gelir, ifadelerini verirler. Benim babam veya kardeşim üzerinde bir yaptırırım var mı? Nerede olduğunu bilmiyorum, bilsem de size söylemem. Ne yapacağımı öğrenmek istiyorsanız, Tayyip Erdoğan'ı getirin buraya, istediğiniz gazetecileri toplayın, bu siyasi lincin bütün safahatını birlikte anlatalım.
Size bir örnek vereyim. Şu anda Cumhurbaşkanı olan Sarkozy'e dönemin Başbakanının kurduğu komployu izlediniz. Ama burada yargı daha yavaş işliyor. Siyasi baskı kalktığı anda o kiyşiler de her tünlü hukuki girişimde bulunurlar.
Belden aşağı siyaset yapmadım, yapmayacağım. Ben siyasete ne makam ne mevki için girdim. 5 senede bütün malımı aldılar. Ama mağduriyeti oynamıyorum. Cumhurbaşkanı seçilemedim diye ağlayanlardan değilim.
Burdan Tayyip Erdoğan'a soruyorum. Mayıs 2003'te benim kardeşimi Tayyip Erdoğan Başbakanlık'taki makamına çağırdı. Ne konuştu açıklasın. Kimler vardı, ne söyledi açıklasın. Ben devamını açıklarım.