Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, ''Ülkemizde depremler çok sık olmaktadır. Bunları güneş tutulmaları ile ilişkilendirmek bilimsel ve etik değildir, sosyal sorumluluk anlayışına sığmamaktadır'' dedi. Barbarosoğlu, 29 Mart'taki güneş tutulmasıyla ilgili olarak Rasathane'de düzenlenen bilgilendirme toplantısında, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Barbarosoğlu, gazetecilerin, ''Güneş tutulmasından sonra Tokat
Erbaa'da deprem olacağına dair bir bilim adamının iddiaları var. Bu
konuda düşünceleriniz nedir?'' ve ''Depremin önceden bilinmesine
yönelik çalışmalar var mı?'' soruları üzerine, bu iddiaların söz
konusu bölgelerdeki mülki amirlerde ve hükümet nezdinde ciddi bir
rahatsızlık yarattığına işaret ederek, şunları söyledi:
''Bu ve buna benzer iddialar son haftalarda devam etmektedir.
Bilimsel olarak dünyada ve ülkemizde kabul edilmiş güneş tutulması ve
deprem oluş mekanizmalarını ilişkilendiren bir model yoktur.
Ülkemiz, sismik hareketin fevkalade yüksek olduğu bir bölgedir.
Birinci derecede deprem riski altındadır. Depremler çok sık
olmaktadır. Bunları güneş tutulmaları ile ilişkilendirmek bilimsel ve
etik değildir, sosyal sorumluluk anlayışına sığmamaktadır.
Rastlantıları bilimsel gerçekmiş gibi ifade etmek fevkalade
tehlikelidir.''
Prof. Dr. Niyazi Türkelli de bu iddiaların sahibi tarafından notere tasdik ettirilip mülki amirlere gönderildiğini anlatarak, ''Bunların yer bilimleri ile ilişkisi olmadığını, oradaki verilere dayanmadığını, matematik-fizik bağlantıları ve modelleriyle ilişkilendirilmediğini'' belirten bir rapor yazıp, başta Tokat Valiliği olmak üzere kaymakamlık ve ilgili belediyelere
gönderdiklerini bildirdi.
-DEPREMLERİN ÖNCEDEN BELİRLENMESİ-
Türkiye'de yakın dönemde olan depremlere ilişkin istatistiki bilgi
veren Prof. Dr. Barbarosoğlu da şunları kaydetti:
''Depremlerin önceden belirlenmesi noktasında ülkemiz ulusal bir
strateji geliştirmek zorundadır. Bizim depremlerin önceden
belirlenmesi konusunda bir çalışma politikamızın olması gerekir.
Araştırılması gerekir. Bunun için de radon gazı, metan gazı,
jeokimyasallar, uzaydan alınan gözlemler, elektromanyetik ölçümler ve
de gökbilimlerin gök olaylarını ilişkilendirme çalışmaları
yapılmalıdır. Ama olgunlaşmamış konuların, son derece zayıf bilgilerin
toplumla paylaşılması doğru değildir.''
BÜ Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal
Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat da meydana gelen bir depremi güneş tutulması ile ilişkilendirmenin bilimsel olmadığına,
basının da bu konuda daha sorumlu davranması gerektiğine işaret
ederek, ''Bu konuda konuşacak insanların doğru insanlar olması
konusunda dikkatli davranılmasını'' istedi.