Küçüçük çocukları Filistinde Yahudilere cihat açmış hamas örgütü gibi küçükcük çocukların başlarına arapça band bağlayıp çıkmanın neresi, neyin özgürlüğünü istemek . Asıl istediklerini dile getiremedikleri için ufak ufak özgürlük diyerek arrkalarındaki arap sermayesinin ve yeşil sermayenin istediğini yapmak ve şeriatı getirmek olduğunu şimdilik söylemiyorlar. İstediklerini elde edince bununda arkası gelecek ve yeşil bayraklarla bu kezde şeriatın gelmesini isteyecekler. Aslında bu yaptıkları şimdiden birer test testler iyi sonuç verirse dozu dahada arttıracaklar. duruma göre hareket ediyorlar ve şimdilik kopartmak istedikleri yanlızca türbana özgürlük.
87 bin camisi olan buna karşılık derslik okullardaki derslik sayısı danha az olan bir ülkede hangi dini özgürlükten bahsediliyor. Şimdiye kadar insanlar camilere gidemiyorlarmıydı. İbadetlerini edenlere işkence mi ediliyordu. Buradaki amaç din kisvesi adı altında insanları yozlaştıran tarikatların daha iyi at oynatmalarını sağlamak. ruhban sınıfı olmamasına rağmen türkiye'de tarikatlar bu ruhban sınıfını ihdas ederek insanları sömürmenin en iyi yolunu buldular ve bunun içinde insanları kullanmaktan çekinmiyorlar.
Kendilerine göre din icat eden bu kesimlerin en fazla kullandıkları kesimlerde kadınlar oluyor. Türkiye'yi karanlığa götüreceklerini ve emellerine ulaşacaklarını sanarak din üzerinden ticaret yapan bu karanlık yarasalar hiç bir zaman ve hiç bir şekilde istediklerine ulaşamayacaklar.
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformunca "Başörtüsü yasağının tamamen kaldırılması" istemiyle eylem yapıldı.
Eyleme daha üç yaşında bile olmayan çocukların başlarına arapça harflerle yazılmış bandajlar bağlanarak Sıkmabaşlara özgürlük istendi. Sözde türbana özgürlüğü isteyen ise kadınlardan çok Eğitim-Bir- Sen başkanı Ahmet Gündoğdu oldu.
Bazı sivil toplum örgütlerinden oluşan platform üyeleri, çeşitli döviz ve pankartla Sıhhiye'deki Abdi İpekçi Parkı'nda toplandı.
Eyleme destek veren Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, burada yaptığı konuşmada, "özgürlüğünün peşinden koşan başörtülü kadınları" kutladı. "Bazı rektörlerin başörtüsüyle okula girmek isteyen öğrencilere karşı yaptırım düşüncelerinin kabul edilemez olduğunu" savunan Gündoğdu, rektörleride tehdit ederek şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ilgili yasa değişikliğini onayladığı günden itibaren bütün üniversitelerin önünde noter bulunduracağız. Anayasa'da yasak olduğu belirtilmeyen başörtüyü yıllarca yasaklayanlar ya anayasaya uyacaklar ya da suç işleyecekler. 12 eylül, 28 şubatların yeniden yaşanmasını istemiyoruz. Toplum mühendisleri ülke geleceğine yön vermemeli."

BU ÇOCUKTA FİLİSTİNDE O YAHUDİLERE KARŞI,SİZ KİME KARŞISINIZ?
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu da "Türkiye'nin hak ve özgürlü kler konusunda çok kritik bir dönemece girdiği" görüşünü dile getirerek, "Bunun sadece üniversitelerde değil, tüm kamu kurumlarında serbest olmasını istiyoruz. Yıllarca görmezden gelinen hakların aranmasını destekliyoruz" dedi.
Daha sonra çeşitli sivil toplum örgütleri temsilcileri başörtüsüyle ilgili konuşmalar yaptı. Gruptakiler daha sonra dağıldı.
Suudi ve nereden kaynaklandığı karanlıkta olan güçlerin örgütleyip sokağa döktüğü bu insanlar esas niyetlerini ise el kadar çocuklarıda buna alet ederek gösterdiler.