Belki de CHP-DSP işbirliğinin en kritik anında Deniz Bey’le gerçekten çok tarihi ve aynı zamanda duygusal bir konuşma yapıyoruz. Baykal, konuşurken neredeyse sesi titriyor…Çünkü konu birleşmenin en kritik anında Bülent Ecevit…Az sonra o sözleri aktaracağım..Ama önce işbirliği ile ilgili son dakika gelişmelerin vereyim.Deniz Bey, İzmir mitingine katılıyor. Büyük ihtimalle Zeki Sezer de orada olacak ve el sıkışma gerçekleşecek…Baykal’a soruyorum: -Rahşan Hanım’ın sözlerine ne diyorsunuz? Cevap veriyor:
-Rahşan Ecevit’in bu büyük projeyi desteklemesi tarihi bir önem taşıyor. Zaten rahmetli Ecevit de bunu isterdi. CHP-DSP işbirliğinin yaratacağı büyük sinerjiyi Rahşan Hanım da görüyor.
Tekrar soruyorum:
-Peki şu dakika itibariyle gelişme ne noktada?
Deniz Bey büyük bir rahatlıkla cevap veriyor:
-Bu büyük işbirliğini başarmak üzereyiz. Bu konuda tam bir güven içindeyiz.
- Sayın Zeki Sezer’in DSP’nin başında kalma ihtimaline ne diyorsunuz?
-Evet… Bu ihtimal geçerli. Sayın Sezer bu projeyi gerçekleştirmek için partisinin başında kalma gereği duyuyor. Kendisiyle parlamentoda çalışmayı isterdim. Ancak projenin büyüklüğü ve tarihi olması ve kendisinin partisinin başında kalması saygı duyulacak bir davranıştır. Özveridir. Bu yüzden yürekten kutluyorum.
-İşbirliğinde tıkanma ihtimali var mı?
-Kesinlikle söz konusu değil. DSP yönetimi ve CHP yönetimi bu konuda kararlı. Biz parti meclisimizden oy birliği ile karar çıkardık. Aynı karalılık DSP yönetimindeki arkadaşlarımızda da var.
VE EN DUYGUSAL SÖZLER…
Evet, Deniz Bey’le buraya kadar yaptığımız sohbet bir büyük siyesi projenin detayları.
Şimdi Baykal’ın ruhunun derinliklerindeki detayları aktarıyorum.
Siyasetin bu mücadeleci adamını 20 yıldır yakından tanırım. Yüzlerce defa röportaj yaptım sayısız gezisine katıldım. En keskin mücadelelerin yaşandığı kurultayları izledim.
İnanın ilk kez Deniz Bey’i siyasetin sert rüzgarlarından, sarp yamaçlarından bu kadar uzakta duygusal bir atmosferde görmedim.
Nasıl mı?
İşte cevabı:
Sohbetin bir yerinde soruyorum:
-Deniz Bey, Rahşan Hanım’ın sözleri çok anlamlı. Projeye destek veriyor ve Bülent Bey’in ölmeden önceki isteği olduğunu söylüyor. Bu konuda ne diyorsunuz?
İşte bu soru siyasetin kalın zırhını delip Deniz Bey’in ruhundaki şu cevabı ayaklandırıyor:
-Fatih, hatırlar mısın? Bülent Bey çok ağır hasta olarak hastanede yatıyordu. Kendisi için bir defter açılmıştı. Bir sabah beni aradın ve dedin ki; “Deniz Bey, siz hastaneye gittiğinizde henüz defter açılmamıştı. Şimdi gitseydiniz o deftere ne yazardınız?”
Sen bu soruyu sorunca ben de şu cevabı vermiştim:
“Bülent Bey, siyasetin yoğun temposunda bazen beraberdik, bazen ayrı düştük. Şimdi vedalaşmadan ayrılmak olmaz. Bir an önce ayağa kalkın kucaklaşalım.”
Deniz Bey, bu sözleri hatırlattıktan sonra şöyle devam ediyor:
-İşte Fatih, o günden bu yana Bülent Bey’le kucaklaşamadan ayrıldığımız için içimde hep bir hüzün vardır. Eğer şimdi CHP-DSP işbirliği gibi bu tarihi projeyi gerçekleştirirsek bir anlamda Ecevit’in son dönemdeki isteğini de gerçekleştirmiş olacağız. Böylece benim de ruhumdaki o hüzünlü anı biraz olsun teselli bulacak.
Evet… Siyasetin sarp yamaçları, sert rüzgarları ve keskin koridorlarında yaşanan bütün bu gelişmelerin ötesinde bir insan portresi olarak Baykal’ın bu sözleri çok daha önemli bir hale geliyor.
Siz ne dersiniz bilmem ama İzmir’de yaşanacak el sıkışma sahnesini sanıyorum bir yerlerden Bülent Bey de izleyecek.
Fatih Çekirge/Hürriyet