Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
43,7541
EURO
51,8014
IMKB
14.443,000
ALTIN
6.924,310
 
Hava Durumu ANKARA
-1 / 9 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Teknoloji   Magazin   Polis Adliye 
 
Dem Parti'den Rapora “Terör” Şerhi
Dem Parti den Rapora “Terör” Şerhi
 
DEM Parti, İmralı Süreci’ne ilişkin hazırlanan komisyon raporunda “terör” kavramlarının kullanılmasına itiraz etti. Parti, sürecin “Terörsüz Türkiye” değil “Barış ve Demokratik Toplum” olarak tanımlanması gerektiğini savunarak rapora şerh düştü.
 
18.2.2026 - 12:50

DEM Parti, İmralı Süreci kapsamında hazırlanan ortak komisyon raporuna ilişkin yazılı açıklama yaptı. Parti, rapor taslağında kullanılan bazı kavram ve yaklaşımlara katılmadıklarını belirterek, özellikle “terör” ifadesine itiraz ettiklerini duyurdu.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE DEĞİL, BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM”
Açıklamada, sürecin “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılmasının doğru olmadığı belirtilerek, bunun yerine “Barış ve Demokratik Toplum” ifadesinin kullanılmasının gerektiği vurgulandı. DEM Parti, Kürt meselesinin terör kavramı üzerinden tanımlanamayacağını savundu.

RAPORUN DİLİNE ELEŞTİRİ
Parti, ortak rapor taslağının özellikle “Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri” ve “Demokratikleşme ile İlgili Öneriler” başlıklarında yol gösterici bir rol oynayabileceğini belirtirken, kullanılan dilin tek taraflı olduğunu ifade etti.

DEM Parti, sürecin anadil, demokratikleşme ve toplumsal barış temelinde ele alınması gerektiğini kaydetti.

“UZLAŞMA ZEMİNİNİ ZORLADIK”
Açıklamada, taslak hazırlanırken uzlaşma zemininin güçlendirilmesi için yapıcı bir rol üstlenildiği belirtilerek, bundan sonraki süreçte de “tarihsel sorumluluk” bilinciyle hareket edileceği ifade edildi. Ancak mevcut haliyle bazı kavram ve yaklaşımlara katılmadıkları gerekçesiyle rapora şerh düşüldüğü bildirildi.

DEM Parti şerhinde şu ifadelere yer verdi:

"A. Komisyon Ortak Rapor Taslağında, “Terörsüz Türkiye süreci”, “terör örgütü”, “terör belası” gibi kavramların kullanılmasını uygun bulmuyoruz. Buna göre;

1. Sürecin adı konusunda Komisyona üye veren siyasal partiler arasında bir uzlaşı olmadığı için bu durumu gözetmeyen tek taraflı yaklaşımları doğru bulmadığımız gibi bu türden yaklaşımlar ortak rapor yazımına ve uzlaşı arayışına da denk düşmemektedir.

DEM Parti olarak mevcut süreci, Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıya ismini veren Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak tanımlamaktayız.
Anılan nedenlerle sürecin adının Ortak Rapor Taslağında “Terörsüz Türkiye” olarak ifade edilmesinin doğru olmadığını, bunun yerine TBMM bünyesinde kurulan Komisyon ismindeki gibi “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” süreci adıyla nitelendirilmesi gerektiğini belirtmek isteriz.
2. Kürt meselesi “terör” kavramı ile anılamaz. Kürt meselesi vardır ve bu bir terör sorunu olarak görülemez. Kök nedenleri itibariyle tek boyutlu bir sorun değildir; siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel, tarihsel arka planı olan bir hak ve özgürlükler meselesidir. Bugün ısrarla “terör” diye tariflenen süreç, inkara dayalı politikaların ortaya çıkardığı çatışmalı süreçtir. Bu yönüyle Kürt meselesi, bir sistem sorunu olduğu kadar, kimlik ve kültür sorunudur. Kürt halkının eşitlik ve özgürlük haklarının bütününü ve demokratikleşmeyi kapsar.

3. Kırk yılı aşkın süredir yaşanan çatışmalı sürecin bin bir emekle sonlandırılmasına çalışıldığı bu dönemde halen ezber yaklaşımlarda, eski tariflerde ısrar etmek, yaşanılan acılı dönemden gerekli dersleri çıkarmamış olmaktır. Rapor taslağının ilgili yerlerinde acıları bile tek taraflı tarif etmek, Kürt halkının yaşadığı acıları görmezden gelmek, kabul edilebilir değildir. Ortak gelecek, acıları ortaklaştırmakla ve paylaşmakla mümkündür. Ülke insanına lazım gelen, ortak bir gelecek tahayyülü, ortak değerlerdir. Bu değerler ancak hakikatin kabulüyle mümkündür. Demokratik geleceğin inşasında ortak kavramlar, tanımlar ve yaklaşımlar geliştirmek önemlidir.

4. Kürt halkı ve dostları, Kürtlerin özgürlük ve eşitlik mücadelesini ne terör olarak ne de örgütlü mücadelesini terör örgütü olarak tarifledi. On yıllar boyunca onca zulme, baskıya rağmen özgür ve eşit yaşam tutkusundan başka bir amacı olmayan Kürt halkı, bu tanımlamaları kabul etmedi. Rapor taslağında anıldığı üzere çatışma çözüm literatürüne gerçekten bir “Türkiye Modeli” armağan edilmek isteniyorsa tüm halkların değerlerine saygılı olmakla yola çıkılmalıdır. Toplumsal değerler tek taraflı tanımlamalarla inşa edilemez; bilakis bu tarz yaklaşımlar, Komisyon dinlemelerinde de sıkça ifade edildiği üzere siyasal ve toplumsal sorunları yaratmaktadır. Bu vesileyle bir kez daha belirtmek isteriz ki, gerçek kardeşlik, halkların-inançların değerlerine eşit yaklaşmakla, ona eşit mesafelenmekle mümkündür. Ortak Rapor Taslağında yer verilen “Kürdün onurunun, Türkün gururunun korunması” ancak bu eşit yaklaşımla söz konusu olacaktır. Tüm bu gerekçelerle “Kürt halkı ve Kürt meselesi vardır” diyen milyonlara karşı sorumluluğumuz ve saygımız gereği “terör örgütü” kavramının Ortak Rapor Taslağında kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Bu kapsamda; coğrafyamızda Türkler, Kürtler ve Araplarla birlikte birçok farklı etnisitelerin ve inanç gruplarının yaşadığını, halkların ve inançların arasındaki ilişkinin demokratik temelde kurulması gerektiğini düşünüyoruz.


5.Kürt meselesini, çatışma zemininden uzaklaştırıp siyasi ve hukuki bir zemine çekmeye çalıştığımız bu dönemin baş mimarlarından, yürütücülerinden birisi olan Sayın Abdullah Öcalan’a yaklaşım da kritik önemdedir. Unutulmamalıdır ki, Sayın Öcalan, 1993 yılından bugüne Kürt meselesinin demokratik çözümü konusunda stratejik bir çabanın sahibidir. Ayrıca son bir yılı aşkın süredir İmralı adasının elverişsiz koşullarında ilmek ilmek barışı örmeye çalışmaktadır. Tüm sorunları çözmek için olağanüstü bir çaba göstermektedir. Bu yönüyle sürecin enfekte olmaması için hem sorun çözücüdür hem de sürecin öncülerindendir. Lideri olduğu PKK’ye yaptığı çağrıyla alınan kararlar, atılan adımlar ve son olarak Rojava’daki kriz esnasında geliştirdiği çözümle siyasal, örgütsel, toplumsal gücünü göstermiştir. Tarihsel birikimi ve tecrübesi, tereddütsüz Demokratik Cumhuriyet çabası itibariyle de kurucu siyasal aktörlerden birisi olan Sayın Öcalan’ın ve mücadelesinin taslak raporda ısrarla “terör”, “terör örgütü” gibi kavramlarla birlikte tanımlanmasını, sürecin hukuku ve gereklilikleri noktasında doğru bulmamaktayız.


B. Komisyon Ortak Rapor Taslağının “Hak ve Özgürlüklerin Genişletilmesi ile İlgili Düzenlemeler” başlığı altında “Doğuştan gelen dokunulamaz ve devredilemez…” hakların başta anadili hakkı ve kimlik/kültür hakları gibi insanlık değerlerini ve evrensel hakları içerdiğini özellikle belirtmek isteriz.
Anadili, yalnızca bir iletişim aracı değil; düşünme biçimini, öğrenme süreçlerini, duygulanım dünyasını ve toplumsal aidiyet hissini belirleyen kurucu bir unsurdur. Türkiye’de farklı dil ve kültüre sahip milyonlarca insanın, başta Kürtçe olmak üzere anadili hakkına yönelik kısıtlayıcı düzenlemelerin, uygulamaların ve kamusal engellerin ortadan kaldırılması ve çok dillilik ile barışılması gerekmektedir.

Sonuç olarak; Ortak Rapor dili, tek taraflı bir dil olmamalıdır. Birçok kesimde farklı travmatik etkiler yaratan birçok kavram yeniden değerlendirilmelidir. Metnin ruhuna, sahici ve toplumsal vicdana hitap eden bir dil yerleştirilmelidir. Barış, sadece sonuç değil; yöntemin ve dilin kendisidir aynı zamanda. Unutmayalım ki, dil kırılgansa, sonuç da kırılgan olma ihtimalini barındırır."



Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Kurtulmuş: Rapor Af Mahiyetinde Değil

Aylardır Tartışılan Rapor Açıklandı

Abdülkadir Selvi'den CHP Kulisleri!
»  Trump’tan "Ramazan" Mesajı!
»  Galatasaray Tur Kapısını araladı!
»  Eski Başbakan Davutoğlu da Geçinemiyor!
»  “Tayyip Bey, Biz Bu Oyunu Bozarız”
»  Bahçeli'den CHP'ye Akın Gürlek Tepkisi
»  İstanbul Merkezli Fetö Operasyonu
»  CHP Yeni Yol Haritasını Belirledi!
»  Abdulkadir Selvi'den İmamoğlu Çıkışı
»  Ramazan Sonrası CHP Karışacak İddiası
»  Ünlülere Sabah Operasyonu
»  Erdoğan’dan Afrika Diplomasisi
»  İstanbul'da Yürekleri Hoplatan Bildirim!
»  Adalet Bakanlığı'na 15 Bin Atama
»  "Siyasi Bir Kariyer Hedefim Yok"
»  Ev Kadınlarına Emeklilik Hakkı Meclis'te
»  Akın Gürlek Projelerini Anlattı!
»   Atama ve Görevden Alma Kararları
»  Türk Savaş Gemileri Somali'de
»  Hazine Bakanlığı'na FETÖ Operasyonu!
»  Bahis soruşturmasında yeni dalga!
»  Davutoğlu’ndan Dikkat Çeken Çıkış
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
GAZETECI ACI SOYLER !

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Matematik Ucuzlugu

 
Cahit Saraçoğlu
 
100 Milyar Liralık Destek Alacaklar
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
Ekrem İmamoğlu CHP Genel Başkanı Olmalı mı?
Evet
Hayır
İlgilenmiyorum
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.