"Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na, iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, hakaret etmek, ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de" diyen Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'yi "darbecilik" ve "cuntacılık" ile itham etti. Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, "Türk siyasi tarihini açıp bakın, darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz, darbecilere mihmandarlık yapan CHP'lilerle karışlaşırsınız" dedi.
27 Mayıs ve 12 Eylül darbesi ile 12 Mart Muhtıraları'ndan örnekler sıralayan Erdoğan, "3 Kasım 2002'den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların da tamamında CHP'nin parmağı vardır. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP'dir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP'dir, 15 Temmuz'da kontrollü darbe iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. Darbecilik CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir, darbecilere destek vermek milli sporudur" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'na, Milli Takımı'mın Dünya Kupası'na katılmasından ötürü "Türkiye" yazılı ay-yıldızlı atkı ile katıldı.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Bizim Çocuklar'a yürekten inanıyorum"
2026 Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan bizim çocukları gönülden tebrik ediyorum. Milli takımımız göğsümüzü kabartacak. Bizim Çocuklar'ın ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına yürekten inanıyorum. Milli takımımıza mücadelelerinde başarılar diliyorum.
"Nevruz'un 5-10 provokatörün kundaklama girişimlerine rağmen..."
Ramazanda yakaladığımız ivmeyi inşallah arttırarak devam ettireceğiz. 23 yıldır olduğu gibi kırmadan, dökmeden, ayrıştırmadan tam tersine gönüller kazanarak yola devam edecek, milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze ekleyeceğiz. Etnik kökeni, dili, mezhebi, fikirleri, dünya görüşü her ne olursa olsun 86 milyonu kendimize kardeş ve kaderdaş bilecek, kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsade etmeyeceğiz. Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyamızda baharın müjdecisi olarak büyük bir çoşkuyla kutlanan Nevruz Bayramınızı tebrik ediyorum. Nevruz'un 5-10 provokatörün kundaklama girişimlerine rağmen geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de herhangi bir taşkınlık yaşanmadan kutlanmasından duyduğumuz memnuniyeti tekrar ifade ediyorum.
Burada samimi bir durum tespitinde bulunmak istiyorum; AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bilhassa bölgemizin içinden geçtiği sancılı atmosferde üslubumuza çok özen gösteriyoruz. Kelimelerimizi tartarak konuşuyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle dikkat ediyoruz, serin kanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz. 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerimizde olduğunu bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz. Ramazan boyunca ana muhalefetin şahsımızı ve partimizi hedef alan, çoğu zaman da edep ve siyasi nezaket sınırlarını fazlasıyla aşan, saldırgan söylemleri karşısında itidalimizi koruduk ve kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çeki düzen verirler, akıllarını başlarına alırlar, hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça, iş çığrından çıkmadıkça milletimizin hak ve hukukuna yönelik taciz olmadıkça sataşmalarına cevap vermedik.
"Biz Türkiye'yi küresel bir oyuncu haline getirmenin mücadelesi içindeyiz"
Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın hemen ötesinde füzeler ve dronelar havada uçuşuyorken konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Şunu herkes bilsin ki sükutumuz atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değildir tam aksine edebimizdendi. Vaktimizi ve nefesimizi israf etmek yerine sadece işimize odaklandık. Bugün bir kez daha açık açık söylemek isterim; biz 23 yıldır olduğu gibi bugün de laf üstüne laf koymanın değil; taş üstüne taş koymanın çabasındayız. Biz Türkiye'yi küresel bir oyuncu haline getirmenin mücadelesi içindeyiz. Biz, coğrafyamızın farklı köşelerinde akan gözyaşlarını silmenin, akan kanı durdurmanın derdindeyiz. Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan Türkiye yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz.
"5G hizmetlerini iki yıl içerisinde ülkemizin noktasında sunacağız"
Dün iletişim ve haberleşme alanında ülkemizde yepyeni bir dönemi başlattık. Türkiye bugünden itibaren 5. nesil mobil haberleşme hizmetleri kısa adıyla 5G teknolojisiyle fiilen tanışmış oldu. Ülkemizin rekabet gücünü arttıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğimizi yükseltecek, dijital bağımsızlığımızı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkemize kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadık. Şimdiye dek kullanılan 4.5G teknolojisinden on kat daha hızlı veri aktarımı sağlayan 5G inşallah ülkemizi dijital dönüşümün merkezine taşıyacak. Devrim niteliğindeki bu önemli teknolojiyi Türkiye'de aşamalı bir stratejiyle yaygınlaştıracağız. İlk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduğu yoğun trafik bölgelerinden başlayarak bu teknolojiyi ülkemizin her köşesine ulaştıracağız. 5G hizmetlerini iki yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. İletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir yelpazede çok geniş bir dönemin kapılarını açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
"Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na hakaret etmek kimsenin haddi değil"
Son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırları... Türk milleti irfan sahibi, basiret ve feraset sahibi bir millettir, bu milletin gözünü boyayamazsınız, bu millete siyasi cambazlığı siyaset diye yurtturamazsınız. Milletimiz, AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite ve vizyon farkını çok net görmektedir. Ana muhalafet partisinin ramazanda bile ara vermediği, son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemini vatandaşım takip edip hak ettiği notu vermektedir. Unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil, sadece kendilerini küçük düşürürler. Hadsize haddini bildrimenin, kırk yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na, iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, hakaret etmek, ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de.
"Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır"
Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz, darbecilere mihmandarlık yapan CHP'lilerle karışlaşırsınız. ülkemizde darbe geleneğini başlatan 27 Mayıs'ın baş aktörü CHP'yi görürsünüz, 12 Mart muhtarısının arkasında CHP'nin sülieti vardır, 12 Eylülcülerin ilham kaynağıdır. 27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP'dir. 3 Kasım 2002'den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmağı vardır. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP'dir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP'dir, 15 Temmuz'da kontrollü darbe iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. Siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sözcüğünün karşısında CHP yazar. Darbecilik CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir, darbecilere destek vermek milli sporudur.
Yolsuzluğu ihbar edenlerle, rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar, rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeyi arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız.