"BU YOLA MECBUR KALINMADIKÇA BAŞVURULMAMALI"
Gizli tanık beyanlarının tek başına hükme esas alınmaması gerektiğini belirten Yıldız, "Bu yola mecbur kalınmadıkça başvurulmamalı, başvurulması halinde savunma hakkına saygı gösterilmeli ve sanığın gizli tanığa sözlü soru sorma hakkı mutlaka tanınmalıdır. " ifadelerini kullandı.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yıldız'ın paylaşımından öne çıkanlar şöyle oldu:
"Şüpheli ve sanığın beyanları hem bir savunma hem de ispat vasıtası yani delil mahiyetindedir.
Gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamaması hukukumuz için büyük bir kazanımdır.
Bu yola mecbur kalınmadıkça başvurulmamalı, başvurulması halinde savunma hakkına saygı gösterilmeli ve sanığın gizli tanığa sözlü soru sorma hakkı mutlaka tanınmalıdır.
Emarelerin tek başına ispat gücü sınırlıdır.
Ancak illiyet bağına ve tesadüfle açıklanamayacak ölçüde anlamlı bir sonuca işaret eden emarelerin hükme esas alınmasında mahzur görülmemelidir.
Bu durum delil serbestisinin ve deliller arasında hiyerarşi bulunmamasının bir sonucudur.
Dijital verilerin yapısı dikkate alındığında bunların da emare kategorisinde değerlendirilmesi ve hâkimle veri arasına bilirkişi incelemesinin girmesi gerekir.
Şu hususu akıldan çıkarılmamalı.
Cumhuriyet savcısı duruşmaya davayı kazanma motivasyonuyla çıkmaz.
Mutlak bir şekilde sanığın aleyhine delil toplamaz.
Davanın nihayetinde beraat mütalaası verebilir.
Hatta kendi açtığı dava mahkûmiyet ile sonuçlandıktan sonra beraat talebiyle kanun yoluna da başvurabilir."