Hukukçu Süheyl Batum'un yorumu
Cumhurbaşkanı'nın yetkileri Anayasa'da 104. maddede sayılmıştır. Cumhurbaşkanı'nın bunlar dışında, "saklı bazı anayasal yetkileri" yoktur"
1. Cumhurbaşkanı'nın yetkileri ve nereye kadar yetkili olduğu, daha önce de tamamen yanlış yorumlanmıştı. Sayın Turgut Özal'ın 1989'da Cumhurbaşkanı olması ve ANAP'ın da 1991 seçimlerine kadar iktidarda kalması nedeniyle, hem yasama, hem de yürütmenin iki kanadı (Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı) aynı çoğunluğun elinde toplanmıştı. O nedenle 89-91 arasında "Cumhurbaşkanlığı kurumu" farklı algılanmıştı. Ama o algılama, ne 1982 Anayasası'na, ne parlamenter rejimin Cumhurbaşkanlığı anlayışına, ne de Cumhurbaşkanlığı'nın mevcut yetkilerine uygundu. Bu dönemde, "1982 Anayasası'nın, çekingen bir Başkanlık sistemi getirmek istediği" ya da Anayasa'nın 104. maddesine göre, "Cumhurbaşkanı'nın devletin başı sıfatıyla, Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme" görevi ve buna bağlı olarak çok geniş yetkileri olduğu söylendi. Oysa 1982 Anayasası Cumhurbaşkanlığı'nı, önemli bir "fren ve denge mekanizması" olarak tasarlamış, bu amaçla "bazı önemli yetkiler tanımıştır," bu kadar. Kesinlikle bir "yarı başkanlık" ya da "başkanlık" sisteminin yetkilerini ve statüsünü tanımamıştır. Yani Anayasa'daki yetkileri, kesinlikle Cumhurbaşkanı'na denge ve fren gücü dışında "iktidar alanı" yaratan yetkiler değildir.
2. Cumhurbaşkanı'nın yetkileri Anayasa'da ve özellikle 104. maddede sayılmıştır, Cumhurbaşkanı bu yetkileri belirgin bir biçimde ve bazı haksız eleştirilere karşın kullanmıştır.
Cumhurbaşkanı'nın, bunlar dışında, "saklı bazı anayasal yetkileri" yoktur.
3. 1982 Anayasası'na göre, Cumhurbaşkanının yetkileri nelerdir? 104. maddenin başındaki "Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir" hükmünden dolayı, bir anlamda "Fransa'daki yarı başkanlık sisteminin Cumhurbaşkanı'na benzer yetkiler tanındığı" yorumunu çıkaranlar olmuştur. Ancak maddenin devamı, "gözetim ve denetim yetkisinin, sadece Anayasa'nın ilgili maddelerinde gösterilen görev ve yetkilerden ibaret olduğunu" açıkça gösterir. Ayrıca, Anayasanın "hiçbir (...) organ, kaynağını Anayasa'dan almayan Devlet yetkisi kullanamaz" hükmü de, benzeri yanlış algılama ve yorumlara imkân vermez. Cumhurbaşkam'nın, siyasal iktidarlara karşı, hem de bazılarını tek başına kullanabileceği, engelleme ya da fren ve denge yetkileri vardır. Örneğin "hukuksal gerekçe ve kaygılarla, Bakanlar Kurulu kararnamelerini imzalamamak, yasaları bir kez daha geri göndermek, Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açmak, belli konuları MGK gündemine almak, bazı makamlara atama yapmak, anayasa değişikliğini halkoyuna sunmak" gibi.
4. Türkiye'de Cumhurbaşkanlarının, özellikle yasama çoğunluğunun tartışılır olduğu bazı dönemlerde, "demokrasinin zorunlu unsuru olan kurumsal çoğulculuk" doğrultusunda, bazı yetkileri daha olsa keşke.
Örneğin "seçimleri yenileme yetkisinin daha az koşullu olarak kullanılabilmesi" ya da "geri gönderilen yasanın ancak belli bir çoğunlukla tekrar çıkarılabilmesi" gibi...