Amerika Birleşik Devletleri (ABD), saatler süren operasyon sonucunda Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini yakaladı, ülke dışına çıkardı. Peki Trump Venezuela’dan ne istiyor?
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’a dönüşünün ardından dış politikada en sert hamlelerinden birini Venezuela’ya karşı yapıyor.
ABD, Karayipler ve Pasifik’te askeri varlığını artırıyor, Venezuela açıklarında petrol tankerlerine el koyuyor ve Nicolás Maduro yönetimini terörle ilişkilendirerek yeni bir baskı çerçevesi kuruyor.
Trump, saldırının ardından yaptığı ilk açıklamada, ABD güçlerinin Venezuela’ya ve Maduro’ya yönelik geniş çaplı bir saldırı başlattığını ve “başarıyla” gerçekleştirdiğini savunarak, “Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldıklarını” yazdı.
Washington’a göre bu adımlar, uyuşturucu ticaretini ve düzensiz göçü durdurmaya yönelik bir güvenlik stratejisinin parçası.
Caracas ise ABD’yi rejim değişikliği peşinde olmakla ve ülkenin petrol gelirlerini hedef almakla suçluyor.
Gerilim tırmanırken, Venezuela krizi yalnızca iki ülkeyi değil, Latin Amerika’yı ve küresel enerji dengelerini de etkileyen bir dosyaya dönüşüyor.
İşte “Trump Venezuela’dan ne istiyor?” diye soranlara birkaç başlıkta ABD ile Venezuela arasında yaşanan krizin perde arkası.
Nicolás Maduro kim?
Maduro, solcu lider Hugo Chávez döneminde yükseldi. Bir dönem otobüs şoförlüğü ve sendika liderliği yapan Maduro, Chávez’in ölümünün ardından 2013’te devlet başkanı oldu.
Chávez ve Maduro’nun iktidarda olduğu 26 yıl boyunca iktidar partisi, Ulusal Meclis’ten yargıya ve seçim kurumlarına kadar devletin kilit yapılarını kontrol altına aldı.
2024’te yapılan başkanlık seçimlerinde seçimleri Maduro’nun kazandığı açıklandı ancak muhalefetin topladığı oy tutanakları, adayları Edmundo González’in açık farkla önde olduğunu gösteriyordu. González, ana muhalefet lideri María Corina Machado’nun adaylıktan men edilmesinin ardından yarışa girmişti.
Machado, “diktatörlükten demokrasiye barışçıl geçiş mücadelesi” gerekçesiyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü, daha sonra Trump’a “dünya barışına sunduğu katkılardan” ötürü teşekkür etti.
Trump Venezuela’dan ne istiyor?
Trump, yüz binlerce Venezuelalının ABD’ye göçünden doğrudan Maduro’yu sorumlu tutuyor. 2013’ten bu yana yaklaşık sekiz milyon kişinin ülkeyi terk ettiği tahmin ediliyor.
Trump, kanıt sunmadan Maduro’nun “hapishaneleri ve akıl hastanelerini boşalttığını” ve bu kişileri ABD’ye gönderdiğini öne görüyor.
Göçün yanı sıra uyuşturucu trafiği de Trump’ın Venezuela’yı hedef almasının başlıca nedenlerinden biri.
ABD yönetimi, Tren de Aragua ve Cartel de los Soles adlı iki Venezuelalı suç yapılanmasını “yabancı terör örgütü” ilan etti. Trump, Cartel de los Soles’in bizzat Maduro tarafından yönetildiğini iddia ediyor.
Maduro ise bu suçlamaları reddediyor ve ABD’nin “uyuşturucuyla mücadeleyi bahane ederek” Venezuela’nın petrol kaynaklarını hedef aldığını söylüyor.
Uzmanlar, Cartel de los Soles’in hiyerarşik bir örgütten ziyade, devlet içindeki yolsuz ağları tanımlamak için kullanılan bir kavram olduğuna dikkat çekiyor.
ABD petrol tankerlerine neden el koyuyor?
ABD, bir süredir Venezuela açıklarında “yaptırımları ihlal ettiği” gerekçesiyle petrol tankerlerine el koydu. Trump, ele geçirilen petrol için “Belki satarız, belki stratejik rezervlerde kullanırız” dedi.
kaynak:ABC,BBC/medyaskopetv