Ramazan ayı öncesi dar gelirli nefes alsın diye başlatılan "sabit fiyatlı et" kampanyası, fırsatçıların kurbanı oldu! Sabahın ilk ışıklarıyla marketlerin kapısına dayanan "eş-dost" grupları, kişi başı kota uygulamasını delerek ucuz eti saniyeler içinde topluyor.
Gerçek ihtiyaç sahibi rafa ulaştığında ise karşılaştığı tek şey boş askılar ve "tükendi" tabelası oluyor!
TANIDIK-AKRABA YÖNETMİYLE KURALI AŞMAYA ÇALIŞTILAR
Ramazan ayı öncesinde et fiyatlarındaki artışı dizginlemek amacıyla hayata geçirilen "sabit fiyat" ve "indirimli satış" kampanyaları, suistimallerin odağı haline geldi. Zincir marketlerde kişi başına konulan 1 veya 2 paketlik sınır, "tanıdık-akraba" yöntemiyle aşılıyor. Sabah saatlerinde organize bir şekilde marketlere giren gruplar, indirimli etleri saniyeler içinde tüketerek gerçek ihtiyaç sahibinin kampanyadan yararlanmasını engelliyor.
Sofraların bereketi Ramazan yaklaşırken, mutfak masraflarını düşürmek için başlatılan ucuz et hamlesi "etik dışı" engellere takıldı.
Hükümet ve market zincirlerinin anlaşmasıyla raflara inen uygun fiyatlı kıyma ve kuşbaşı etler, ne yazık ki hedef kitleye ulaşamıyor.
Ramazan ayına özel sabit fiyat uygulaması sürerken, kampanyalı kırmızı et ve tereyağı ürünlerine erişim birçok mağazada zorlaştı.
Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, Et ve Süt Kurumu desteğiyle ve Perakendeciler Derneği (PERDER) üyesi yerel zincir marketlerde uygulanan sabit fiyat politikası, özellikle dar gelirli vatandaşın bütçesini korumayı am
İddiaya göre bazı kasap ve restoran işletmeleri, kişi başı kota uygulamasını dolanmak için yakınları ve çalışanları aracılığıyla toplu alım yapıyor. Bu durum, devlet destekli kampanyanın hedef kitlesi olan vatandaşın ürüne ulaşmasını güçleştiriyor.
Market çalışanlarının verdiği bilgiye göre kampanyalı et ürünleri mağaza açıldıktan kısa süre sonra tükeniyor. Sabah saatlerinde oluşan yoğunluk, reyonların birkaç saat içinde boşalmasına yol açıyor. Gün içinde alışverişe gelen vatandaşlar ise çoğu zaman boş dolaplarla karşılaşıyor.
"ETİN YÜZDE 10'U BİLE VATANDAŞA GİTMİYOR"
Bir yerel zincirin kasap reyonunda görev yapan çalışan durumu şöyle özetliyor:
“Etler gelir gelmez tükeniyor. Ancak vatandaşa giden kısmı yüzde 10’u bile değil. Ya kasap ya restoran çalışanları gelip etleri topluyor. Normalde kişi başı iki kilogram sınır var ama yakınlarını gönderiyorlar. Hepsi birbirini tanıyor. Biz de biliyoruz ama yapacak bir şeyimiz yok.”
Sektör temsilcilerine göre bazı işletmeler kampanyalı ürünü doğrudan satın almak yerine eş, dost ya da çalışanları üzerinden temin ediyor. Bu yöntemle kişi başı kota uygulaması fiilen etkisiz hale geliyor. Uygun fiyatla alınan ürünler ya serbest piyasa fiyatından yeniden satılıyor ya da restoran mutfağında kullanılıyor.
Fiyat sabitleme politikası resmi olarak devam etse de, arzın sınırlı olması ve Ramazan döneminde talebin artması sistemi zorlayan temel faktörler arasında gösteriliyor. Market yöneticileri ise kendilerine tahsis edilen ürün miktarının planlama dahilinde gönderildiğini ve ek sevkiyat yapılmadığında reyonların hızla boşaldığını belirtiyor.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: KİMLİK BAZLI SATIŞ
Uzmanlar, uygulamanın amacına ulaşabilmesi için denetim ve izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Öne çıkan öneriler arasında kimlik bazlı satış sistemi, günlük kota takibinin merkezi veriyle izlenmesi, zincir marketler arası entegre kontrol mekanizması, denetim sıklığının artırılması yer alıyor.
Özellikle talebin zirve yaptığı Ramazan döneminde, sınırlı arz üzerinde oluşan baskı kampanyanın etkinliğini azaltabiliyor. Bu da kamuoyunda “ürün var ama ulaşılamıyor” algısını güçlendiriyor.
Kampanya raflarda devam ediyor; ancak sahadaki uygulamanın hedeflenen sosyal faydayı ne ölçüde sağladığı, denetim ve takip sistemlerinin etkinliğine bağlı görünüyor.