![]() |
Bakan Ergin, mecliste gazetecilerin vicdani ret ile ilgili sorularını cevaplandırdı. Ergin, konu hakkında bilgilenmeden yapılan tartışmaların yanlış bir zemine gittiğini belirterek, "Şu anda Türkiye hakkında verilen ihlal kararının gerekçesi var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye'yi mahkum ettiği karardan murat ülkenin cezasının teselsül etmesinden dolayı, aynı cezanın tekrar tekrar verilmesinden dolayı mahkum etti. Şunun tespiti mümkün; AİHM'nin Türkiye hakkında verdiği ihlal kararı Türkiye'deki zorunlu askerliğin mevcudiyetiyle ilgili değildir. Türkiye'de zorunlu askerlik olduğu için böyle bir karar verilmemiştir. Zorunlu askerliği reddetmenin hürriyeti bağlayıcı cezası vardır. AİHM bundan dolayı da hükümeti mahkum etmemiştir" dedi.
Türkiye hakkında verilen kararın, kişinin askerliği reddettikten sonra bir ceza alması, cezasını çektikten sonra askere gitmediği için tekrar tekrar ceza alması nedeniyle verildiğini belirten Bakan Ergin, "Bu şekilde yedi sekiz defa mahkum olmuştur bu kişi... Mahkeme tekrar tekrar cezalandırmayı sözleşmenin 3'üncü maddesine aykırı bulmuştur. Zorunlu askerlik tartışma konusu değildir. İki zorunlu askerliği reddetmenin karşılığında bir hürriyeti bağlayıcı ceza olması tartışılmıyor. Üç bu cezanın teselsül etmesi tekrar tekrar verilmesi tartışılmaktadır. Medyada bu konuda hiç konuşulmayan düşünülmeyen şeyler tartışılmaktadır. AİHM'nin Türkiye'yi ihlal kararını verdiği husus üzerinde çalışılmalıydı. Konunun doğru zemin üzerinde tartışılması gerekir" diye konuştu.
"ZORUNLU ASKERLİ TARTIŞMA KONUSU DEĞİL"
Zorunlu askerliğin tartışma konusu olmadığını ifade eden Bakan Ergin, "Zorunlu askerliği reddetmenin hürriyeti bağlayıcı cezası tartışma konusu değildir. Bu cezanın teselsül ettirilerek kişinin hayatının sonuna kadar böyle bir tehdit altında kalması aykırı bulunmuştur. Türkiye'nin almış olduğu ihlal kararı vicdani ret kararını tanımadığından değildir. Zorunlu askerliğini yapmayanlara verilen ceza sözleşmeye aykırı bulunmuyor, ama bir ömür boyu teselsül ettirilmesi ihlale konudur" dedi