Fransa'dan Evliliklerde Tarihi Adım

30 Ocak 2026 Cuma  10:51

Fransa’da Ulusal Meclis, evlilikte cinsel ilişkinin bir “yükümlülük” olduğu yönündeki anlayışı sona erdirmeyi amaçlayan yasa teklifini kabul etti. Yeni düzenleme ile evliliğin, cinsel ilişki zorunluluğu doğurmadığı açıkça yasal güvence altına alındı.

Çarşamba günü onaylanan yasa teklifi, Fransız Medeni Kanunu’na eklenen bir maddeyle, evlilikte tanımlanan “birlikte yaşama” ilkesinin cinsel ilişki yükümlülüğü anlamına gelmediğini hükme bağlıyor. Düzenleme ayrıca, cinsel ilişkinin olmamasının kusura dayalı boşanmalarda gerekçe olarak kullanılmasını da engelliyor.

Yasanın, mahkemelerde büyük bir uygulama değişikliği yaratması beklenmese de, destekçileri düzenlemenin evlilik içi tecavüzle mücadelede önemli bir sembolik adım olduğunu vurguluyor.

Yasa teklifinin sahibi Yeşiller Partisi milletvekili Marie-Charlotte Garin, evlilik içinde cinsel ilişkiyi bir hak ya da görev olarak görmenin, kadınlar üzerinde baskı yarattığını belirterek, “Evlilik, cinsel rızanın ömür boyu verildiği kapalı bir alan olamaz” dedi.

Fransız Medeni Kanunu’nda evlilik yükümlülükleri halen “saygı, sadakat, destek ve yardımlaşma” olarak tanımlanıyor ve eşlerin “birlikte yaşama” taahhüdüne atıfta bulunuluyor. Ancak kanun metinlerinde cinsel ilişkiye dair açık bir hüküm bulunmuyor. Buna rağmen, bazı mahkemeler geçmişte “birlikte yaşama” kavramını geniş yorumlayarak cinsel ilişkiyi de kapsadığına hükmetmişti.

Bu yaklaşımın en bilinen örneklerinden biri, 2019 yılında görülen bir davada yaşandı. Mahkeme, eşine uzun süre cinsel ilişkiyi reddeden bir kadını kusurlu bularak erkeğin kusura dayalı boşanma talebini kabul etmişti. Kadın, davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM, geçen yıl verdiği kararla Fransa’yı mahkûm ederek, cinsel ilişkiyi reddetmenin boşanma gerekçesi yapılmasının insan haklarına aykırı olduğuna hükmetti.

Bu karar, Fransız mahkemelerinin benzer yönde karar vermesini fiilen imkânsız hale getirdi. Yeni yasa da bu içtihadı açık bir yasal düzenlemeyle netleştirmeyi amaçlıyor.

Kadın hakları savunucuları, evlilikte cinsel ilişkinin bir “görev” olduğu düşüncesinin toplumda hâlâ varlığını sürdürdüğüne dikkat çekiyor. 2024 yılında görülen Mazan davası, bu tartışmanın simge davalarından biri olarak gösteriliyor. Davada, kocası tarafından uyuşturularak bilinçsiz haldeyken birçok erkeğin cinsel saldırısına uğrayan Gisèle Pelicot’nun durumu, evlilikte rıza kavramının yanlış yorumlanmasının sonuçlarını gözler önüne sermişti.

Fransa’da evlilik içi tecavüz 1990 yılından bu yana suç sayılıyor. Daha önce, evliliğin otomatik rıza anlamına geldiği savunulabiliyordu. Kasım ayında yapılan bir başka yasal değişiklikle, tecavüz tanımı da genişletildi. Yeni düzenlemeye göre tecavüz, “bilgilendirilmiş, açık, önceden verilmiş ve geri alınabilir rıza” olmaksızın gerçekleşen her türlü cinsel eylem olarak tanımlanıyor. Yasada, sessizlik ya da tepki vermemenin rıza anlamına gelmeyeceği de açıkça belirtiliyor.



Sayfa Adresi: http://www.medyaspot.com/haber/Fransa-dan-Evliliklerde-Tarihi-Adım/260309