![]() |
Eşitlik ve liyakat tartışması Öztürk, aynı dönemde bazı personelin görevine devam ettiği, daha önce kadroda yer almayan bazı kişilerin yeniden işe alındığı ve bazı proje bazlı çalışanların kadroya geçirildiğine yönelik iddiaların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Bu durumun, eşitlik ve liyakat ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu kaydetti. Şehit yakını iddiası İyi Partili Öztürk, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan işten çıkarmaların gerekçeleri, personelin statüleri, süreçte objektif bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı, şehit yakını personellere yönelik özel bir değerlendirme bulunup bulunmadığı, deprem sonrası dönemde benzer uygulamaların devam edip etmeyeceği ve işten çıkarılan personelin yerine başka kişilerin alınıp alınmadığı konularında açıklama talep etti.
Öztürk, 6 Şubat depremleri sonrasında Kızılay’da görev yapan çok sayıda personelin, herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığına yönelik iddiaların kamuoyuna yansıdığını belirtti. Deprem sürecinde sahada ve koordinasyon merkezlerinde kamu hizmeti bilinciyle görev yapan çalışanların, kriz döneminin ardından “proje bitti” gerekçesiyle işten çıkarılmasının kamu vicdanını yaraladığını ifade etti.
Soru önergesinde, işine son verildiği belirtilen personel hakkında yüz kızartıcı suç isnadı, disiplin cezası ya da olumsuz performans değerlendirmesi bulunmadığı, aksine bazı çalışanların kurum kayıtlarında teşekkür ve takdir belgeleriyle yer aldığı iddialarına dikkat çekildi.
Önergede ayrıca, işine son verilenler arasında şehit yakını bir personelin bulunduğu iddiası da gündeme taşındı. Öztürk, bunun meselenin yalnızca idari bir tasarruf olmadığını; vicdan, kamu sorumluluğu ve devlet ciddiyeti açısından değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu ifade etti.