İran'dan Atom Bombası Tehdidi

8 Şubat 2026 Pazar  22:52

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, başkent Tahran'daki Siyasi ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nde düzenlenen İran Dış Politikası ve Dış İlişkiler Tarihi Kongresi'nde konuştu.

"ZENGİNLEŞTİRME HAKKI BİZE AİTTİR VE BU HAKKI KULLANIP KULLANMAMAK DA BİZİM KARARIMIZDIR"
Arakçi yaptığı konuşmada, İran'ın nükleer programı, uranyum zenginleştirme hakkı, ABD ile yürütülen müzakere süreci ve Washington'un bölgedeki askeri baskısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran'ın nükleer programı için büyük bedeller ödediğini vurgulayan Arakçi, "Bu bedel, ülkenin ihtiyaçlarıyla uyumludur. Zenginleştirme ve nükleer program tarım, sağlık ve diğer alanlardaki ihtiyaçları karşılamaktadır. Aynı zamanda gelecekteki nükleer yakıt ihtiyacı ve nükleer santral hedefi açısından da zorunludur. Bu konuya bağımsızlık ve onur açısından bakıyorum. Zenginleştirmede ısrar etmemizin ve savaş dayatılsa bile vazgeçmememizin nedeni, kimsenin bize neye sahip olup olmayacağımızı dikte edememesidir. Bu, tahakkümün reddi ilkesine dayanır. Zenginleştirme hakkı bize aittir ve bu hakkı kullanıp kullanmamak da bizim kararımızdır" dedi.

"KİMSE BİZE 'BUNA SAHİP OLMAMALISIN' DİYEMEZ"
Arakçi, yıllardır kendilerine "Zenginleştirme yapma hakkınız yok, zenginleştirme sıfır olmalı" denildiğini belirterek, "Gerekçe olarak da endişeli olduklarını söylüyorlar. Eğer endişeniz varsa, biz bu endişeleri gidermeye hazırız. Eğer sorunuz varsa yanıt veririz, güven yoksa güven inşa ederiz. Ancak hiç kimse, sadece kendi istediği için bize sen buna sahip olmamalısın diyemez. Bu, yıllardır izlediğimiz yolun temelidir. Zenginleştirme elbette önemliydi ancak asıl önemli olan, İran'ın kimseden talimat almadığını ve hiçbir gücün baskısını kabul etmediğini göstermesiydi" dedi.

"12 GÜNLÜK SAVAŞTA TESLİM OLMADIK"
Bu direnci büyük bedellerle kazandıklarını söyleyen Arakçi, "Ancak bu hakkımızdan vazgeçersek, ülke için bedeli çok daha ağır olur. 12 günlük savaşta eğer direnmeseydik ve onların taleplerine boyun eğseydik, İran'ın bir şey istendiğinde ve vermediğinde iki füze ve birkaç saldırıyla teslim alınabileceği algısını tarihe utanç verici bir şekilde yazdırmış olurduk. İran halkının teslim olmayacağı 12 günlük savaşta kanıtlandı. Savaşın üçüncü gününde kayıtsız şartsız teslimiyet diyenler, 12'nci gün kayıtsız şartsız ateşkes mesajı gönderdiler. Çünkü biz korkmadık ve direndik" ifadelerini kullandı.

"ASKERİ KONUŞLANMA BİZİ KORKUTMUYOR"
Arakçi, "Bugün de onların bölgemizdeki askeri konuşlanması bizi korkutmuyor. Biz hem diplomasinin hem de savaşın insanıyız. Savaşın insanıyız derken savaş peşinde olduğumuz anlamını kastetmiyorum tam aksine, savaşa hazırız ki kimse bizimle savaşmaya cesaret edemesin. Biz diplomasinin insanıyız çünkü mantığımız ve söyleyecek sözümüz var. Eğer diplomasi yolunu seçerlerse biz de aynı yolu izleriz. İran halkıyla saygı diliyle konuşurlarsa saygıyla, tehdit diliyle konuşurlarsa tehdit diliyle karşılık veririz" dedi.

"MÜZAKEREDEN BAŞKA YOL YOK"
İran'ın barışçıl nükleer programına ilişkin soru veya tereddüt olması halinde yanıt vermeye hazır olduklarını yineleyen Arakçi, "Belirsizlikleri gideririz. Bunun yolu da yalnızca diplomasiden geçmektedir. Diğer yöntemler sonuç vermedi. Bu nedenle müzakereden başka bir yol yok. Müzakereler ancak İran halkının hakkının kabul edilmesi, bu hakka saygı gösterilmesi ve bizim de hakkımızı kullanabilmemiz halinde sonuç verecektir. Biz kimsenin hakkımızı tanımasını istemiyoruz çünkü hakkımız resmi ve zaten var. Biz yalnızca hakkımıza saygı duyulmasını istiyoruz" dedi.

"BİZİM ATOM BOMBAMIZ HAYIR DİYEBİLME GÜCÜMÜZDÜR"
Arakçi, "İran'ın gücünün temeli, zorbalığa ve baskıya karşı direnebilmesidir. Onlar nükleer bombadan korkuyor, oysa nükleer bomba peşinde değiliz. Bizim nükleer bombamız büyük güçlere hayır diyebilme gücümüzdür. İran'ın asıl gücü de buradan geliyor" dedi.

"ZOR YOLUYLA BARIŞ ANLAYIŞI"
Konuşmasında uluslararası düzene de değinen Arakçi, "Uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin tüm ilkelerini altüst eden yeni bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu anlayış, ABD Başkanı'nın iktidara gelir gelmez dile getirdiği zor yoluyla barış yaklaşımıdır. Yani barış dedikleri şey, kendi istediklerini güç kullanarak dayatmaktır. ABD hedeflerine her zaman güç kullanarak ulaşmaya çalıştı. Ancak geçmişte bunu hukuki gerekçelerle örtmeye çalışıyordu. Yeni ABD Başkanı ise 'Biz güçlüyüz ve istediğimiz olmalı' şeklinde açıkça söylüyor. Bu anlayışta güçlü olan kazanır, zayıf olan ezilir. Bu yüzden güçlü olmaktan başka seçenek yoktur. Bizim için güçlü olmak bir zorunluluktur ve bunun en önemli unsurlarından biri de dirençtir" ifadelerini kullandı./haber7



Sayfa Adresi: http://www.medyaspot.com/haber/İran-dan-Atom-Bombası-Tehdidi/260409