![]() |
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail’e sert tepki gösteren Erdoğan, bölgede yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, dini söylemlerin arkasına sığınılarak büyük bir felakete doğru ilerlenildiğini ifade etti. Bölgenin son yılların en zorlu dönemlerinden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, dünyanın neresinde olursa olsun hayatını kaybeden masum insanların “kardeşimiz” olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: Bu davaya omuz vermiş, partimizin çınarları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır. Ramazan ayı boyunca sokaklarda, evlerde, teşkilat binalarımızda ve iftar çadırlarımızdaydık. Kampüs iftarları ile yaklaşık 500 bin gencimizle ramazan heyecanını yaşadık." "1 milyonu aşkın haneye gittik" "Bölgemiz son asrın en sancılı günlerini yaşıyor" Bölgemizde kan gövdeyi götürürken 1000 yıllık tartışmayı yeniden gündeme getirmeyi asla ve asla doğru bulmuyorum. Savaş İsrail'in savaşı olmakla birlikte, ortaya çıkan ağır faturayı, başta müslümanlar olmak üzere tüm insanlık ödemektedir." Çok sert Mescid-i Aksa tepkisi İslam dünyasının Mescid-i Aksa'yı hedef alan devlet terörüne olabilecek en büyük tepkiyi vermesi asli vasifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşeni yapmaya üstlenecektir. Kudüs'e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz." "CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz" Partimizi veya ittifakımıza oy versin veya vermesin Milletimiz bu fırtınalı dönemde kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamd ediyor," iyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor" diyorlar. Ana muhalefet partisinin karikatür genel başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye'nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır. Türkiye, doğru yoldadır. Türkiye partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz." "Savaşın ekonomik etkilerine karşı vatandaşlarımızı koruyacağız" "Türkiye ekonomisi krizlere karşı dirençli"
"Ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa onları mutlaka bulmanızı rica etmiş, teşkilatımızın seferberlik ruhuyla çalışması gerektiğinin altını çizmiştim. Teşkilatımız bizi bu Ramazan'da da mahcup etmedi.
"Sadece gönül sofraları programı ile 1 milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif’te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşları ihmal etmedik. Onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık."
"İsrail'in kışkırtmalarıyla, 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan savaş bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Soykırım şebekesi, dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Bölgemiz son asrın en sancılı günlerini yaşıyor. Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır.
"İsrail, Lübnan’ın işgal planlarını adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında 2 Mart’tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden edilmiştir. İsrail, Suriye’yi de rahat bırakmıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğinin ihlal eden eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 27 gündür kapalı tutuyor. Küstah bir saldırıdır. Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet hakkı asla engellenemez, yasaklanamaz.
"Devlet olarak etrafımızı saran savaş çığırtkanlıklarına asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız.
"Hükümet olarak önceliğimiz savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır. Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız."
"Türkiye ekonomisi güçlü, dayanıklı ve krizlere karşı dirençli. Son 23 yılda pek çok zorlukla karşılaşıldı; bölgesel krizler, çatışmalar ve iç tehditler olmasına rağmen Türkiye ayakta kaldı ve gücünü korudu. Ülkemiz sarsılmadan yoluna devam etti. Hiç kimse Türkiye’yi zayıflatamayacak. Sürecin sonunda kazananın Türkiye olacak. 86 milyon vatandaşın birlik içinde hareket ettiği, kardeşlik, barış ve adaletin galip gelecek."