![]() |
Selvi’nin yazısından ilgili kısım şöyle; “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz fon rezaletinde hukuk dışı bir işlem yapılıp yapılmadığının üzerinde durulduğunu söyledi. “Hukuk dışı bir işlem söz konusuysa sorumluluklar ortadan kalkmaz” dedi. UYUMUŞLAR MI? Peki bu soygun yapılırken borsa yetkilileri ne yapmış? Yerli ve yabancı denetim kuruluşları uyuyor muymuş? SPK hangi önlemleri almış? Borsada her şey kayıtlıdır. Anlık izlenir. Bu işlemleri görüp engel olması gereken kurumlar engel olmamış, denetlemesi gerekenler denetlememiş, önlem alması gerekenler almamış. Bunun adını doğru koymak lazım. Bunun adı fon krizi değil, organize bir soygun. Önemli olan bu organize yapının ortaya çıkarılmasıdır. Sistemin gözetim ve denetim sistemlerinde sorun var. Borsada ünlü bir söz vardır, “Köpek havlamadıysa hırsız tanıdıktır” diye. DDK RAPORU Bu konuda daha yazacağım çok şeyler olacak. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulu’nun raporu bir fotoğraf ortaya koyacak. Nerede aksaklıklar varsa, hangi birimler ya da kişiler kusurluysa, kim ya da kimler planlayarak bu soygunu gerçekleştirdiyse tek tek ortaya çıkaracak. Devlet Denetleme Kurulu’nun görevlendirilmesi önerisi Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’ten gelmişti. O nedenle çok umut bağlıyorum. Fon rezaleti tasfiye edilirken gözetim ve denetim sistemlerinde de yeni düzenlemeler yapılacak.
Zaten sorun burada. Borsada manipülasyon yapılmış. Borsada faaliyet gösteren yüzlerce fon varken Tera, Pusula gibi fonlar organize bir şekilde yükseltilmiş. Tera ve Pusula fonlarında 1-16 Eylül tarihleri arasında 440 kişi toplam 401 milyarlık şüpheli fon satışı yapmış. Bunun adı fon krizi değil, fon soygunu.