KIZILCAHAMAM- AK Parti’nin Kızılcahamam’da düzenlenen “18. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasıyla başladı. Yeni anayasa çalışmalarına bu hafta verilecek start öncesi, partisinin Kızılcaham kampından muhalefete “En az Türkiye büyüklüğünde düşünün” diye seslendi. Başbakan konuşmasında yeni anayasadan dış politikaya, terörden ÖTV artışına kadar gündemdeki konuları değerlendirdi. Başbakan Erdoğan’ın konuşması özetle şöyle:
Vatandaşa ülkesinde ev sahibi olduğunu hissettiren anayasa
-Yeni anayasamız bürokratik ideolojilerin değil milletimizin eseri olacaktır. Bugünkü ihtiyacımıza ister yeni bir ’kontrat’ diyelim, ister yeni bir ’mukavele’ diyelim, ister adına ’yeni bir toplumsal sözleşme’ diyelim, demokrasimizi geliştiren, özgürlük alanlarını genişleten yeni bir anayasa şart olduğunda herkes hemfikirdir. Biz, ’kontrat’ gibi, ’mukavele’ gibi, ’sözleşme’ gibi kavramların hepsinin sınırlayıcı ve yetersiz olduklarını düşünüyoruz. Zira, millet eliyle yapılacak olan bu anayasa, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına kendi ülkelerinde ’ev sahibi’ olduklarını hissettiren, vatandaşlık aidiyetlerini perçinleyen bir anayasa olacaktır. Bu anayasa, ’kiracı’ ile ’ev sahibi’ arasında bir ’mukavele’ değil, istisnasız her vatandaşımızın hukukunu güvenceye alan bir ’toplumsal mutabakat metni’ olmalıdır.
-Yeni anayasa çalışmalarını millete layık olabilmek için hakkıyla yapacağız. ’326 milletvekilimiz var, en güçlü parti biziz’ demiyoruz. TBMM Başkanı bizden 3’er üye mi istiyor? 3’er üye. ’Hayır, bizim 326 var, dolayısıyla adil bir sayı istiyoruz’, böyle bir itirazda bulunmadık. 29 üyesi olan da 3 üye, 326 üyesi olan AK Parti de 3 üye vermeyi kabul etti. 53 üyesi olan da 3 üye, 326 üyesi olan da 3 üye. Ana muhalefet Partisi’nin 100 kusur üyesi, o da 3, biz de 3. Niye? İstiyoruz ki milletçe gelin bu üzümü yiyelim, bağcı ile uğraşmayalım, bu işi bitirelim. Çünkü biz bu sözü verdik ve bu sözün gereğini de yerine getireceğiz.
Türkiye kapalı devre ülke değil Türkiye büyüklüğünde düşün
-atırlayın kamusal alan tartışmalarını, neler çektik değil mi? Hem bir taraftan gülüyorduk bu tartışmalara, ama bir taraftan da uymak durumunda kalıyorduk. Neden? Toplum gerilmesin. İşte bu tartışmaların olduğu dönemlerde, devleti milletten esirgeyen bir anlayışı yaşadık, ama biz bunları asla kabul etmiyoruz. Devleti millete ait kılan ve vatandaşlık aidiyetini perçinleyen bir anayasaya ihtiyacımız var, işte bunu gerçekleştirmemiz lazım. Bizim milletimizi yüzyıllardır ayakta tutan bir değerler sistemimiz zaten var. Türkiye artık, kapalı devre bir ülke değil. Artık, eski vehimlere yeni vehimler ekleyemeyiz. Temel meselemiz devletimizin hukuk zeminini sağlam kılmaktır. Gerisi teferruattır. Herkese çağrımız şudur: En az Türkiye büyüklüğünde düşünün. Zira Türkiye yeni dünyanın kutup yıldızı olmak için sabırsızlanıyor.
Kalkıp da Porsche kullanacağına gel FİAT, Volkswagen kullan
-Şimdi biz, bu ara bazı ürünlere zam yaptık. Alkol, tütün, lüks araçlar vesaire. Hemen başladılar. ’Milletvekilleri kendi maaşlarına baksın’. Kim yapıyor bu işi? Medya yapıyor. Eline diline dursun. Şu bizim 9 yıllık sürecimizde, biz milletvekillerine, değerli arkadaşlarım zam yapmadık. Hani geçmiş dönemlerdeki gibi yapmadık, sadece en düşük memur ne alıyorsa zam noktasında, milletvekili onu aldı. ‘Her milletvekillinin altına araba veriyormuşuz’. Bir televizyon kanalında bizzat dinledim. Ondan sonra ’benzinlerini, uçak paralarını filan veriyor’ diyor. Bu terbiyesizliktir. İktidara geldiğimizde milletvekillerinin bütün lojmanlarını sattık. Bu nasıl terbiyesizlik. Bunu söylesene. Bunu niye konuşmuyorsun?
-Kardeşim sigarayı içmezsin olur biter. Ne olacak? Alkolü biraz daha az tüketirsin olur biter. Ne olacak? Kalkıp da Porsche kullanacağına, lüks 2000 CC’nin üzerinde kullanacağına gel FİAT, Volkswagen kullan ne olacak? Bunları kullan, biraz daha düşür harcamayı. Bunu düşürdüğün zaman olur biter. Ve ülkenin cari açık sorunu var. Eğer biz burada işe dikkat etmezsek hani Rahmetli Özal’ın ‘kemer sıkma’ dediği olay, işi sıkı tutmazsak biz de Yunanistan’ın durumuna mı düşelim? Bu yapılan zamlar, asla enflasyonun üzerinde değildir. Bunların hesaplarını çok ince yaptık.
-Tüm kurumlarımızla gerekli tedbirleri alacak güçte ve kararlılıktayız, ama piyasaları provoke etmek isteyenler olursa onlar da bilsinler ki karşılarında biz olacağız.
-Tek bir arkadaşımın bile ne halkın huzuruna, ne hakkın huzuruna alnında en ufak bir lekeyle çıkmasına gönlümüz razı değildir.
BDP’YE BAŞÖRTÜSÜ TEPKİSİ
Dini Zerdüşlük olanın böyle derdi olabilir mi?
-Hafta içinde bakıyorsunuz bir grup çıkıyor hemen pat bir önerge sunuyor, öyle bir derdi yok, öyle bir derdi olsa zaten olması gerekeni de yapar, kaldı ki buna mani bir hal de yok. Madem böyle bir şeyi istiyorsun, yola çık yap, mani bir hal yok. Benim başörtülü kardeşlerimi niye istismar ediyorsun, yapacaksan yap, gelsin girsinler. Senin böyle bir derdin yok ki. Dini Zerdüştlük olan bir anlayışın böyle bir derdi olabilir mi? Dert istismar, acaba AK Parti’yi köşeye nasıl sıkıştırırız, geç o işi geç, siz bizi köşeye sıkıştıramazsınız.
TERÖRLE MÜCADELE
Evvelallah bu millet tuzağa düşmeyecek
-Herkes müsterih olsun, bu ahengi kimseye bozdurmayacağız. Demokrasinin yollarına mayın döşeyenlerin kandan beslenmesine izin vermeyeceğiz. Terörle mücadelede yeni bir dönem başlamıştır. Süreci yeni baştan ele aldık ve yeni açılımlar, ilave tedbirler geliştirdik. Şartlar neyi gerektiriyorsa o yapılıyor, eksik bir şey varsa tamamlanıyor, bundan kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın. Terörist, acıyı büyütmek için evine ekmek alan polisime, askerime kurşun sıkıyor. Acıyı büyütmek için hamile kadına, bir veda yemeğine giden genç kızların yoluna pusu kuruyor, kurşuna diziyor. Aklıselimin kaybolmasını, metanetimizi yitirmemizi istiyor. Ama bu büyük millet bu tuzağa evvelallah düşmeyecek.
DIŞ POLİTİKA
Dökülüyorlar, herşeyleri dökülüyor
-Aslında AB standartlarına sahibiz. Bunlar bizde var, ’niye olmuyor’ derseniz onlar çok iyi biliyor, biz de biliyoruz, ama germeye gerek yok, yolcu yolunda gerek. Biz kararlı bir şekilde de yolumuza devam ettireceğiz. Varsın onlar kendi ayak oyunlarını sürdürsünler...
-Dökülüyorlar, her şeyleri dökülüyor, üyeleri dökülüyor, parada pulda ne olduğu belli, ABMerkez Bankası onlara para yetiştirmeye çalışıyor, karşılıksız para basıyor, ama Türkiye onlarla ayakta durmuyor, milletiyle ayakta. İlerleme Raporu bir kez daha bazı konularda AB’nin akıl tutulması içinde olduğunu gösterdi.
-Türkiye, vize konusunda bir lütuf beklentisinde değildir, hakkı olanı talep ediyor. Alana kadar da bu mücadelemize devam edeceğiz. Brezilya’nın, Bolivya’nın AB ile ne alakası var, sen gel buralara Schengen Vizesi ver, Türkiye’ye vermekten kaçın. Bunlar kendilerine göre orta sahada top çevirmeye çalışıyorlar.