|
 |
 |
|
DOLAR |
41,1498 |
 |
|
 |
EURO |
48,0051 |
 |
|
 |
IMKB |
11.360,000 |
 |
|
 |
ALTIN |
4.515,500 |
 |
|
|
|
Şehir Seçimi

|
|
|
|
|
 |
|
|
|
 |
|
AKP'Lİ ÇELİK'TEN CHP'Yİ KIZDIRACAK AÇIKLAMALAR!
|
 |
 |
 |
|
|
AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik’ten CHP’yi kızdıracak açıklamalar: “CHP’de Anadolu beylikleri gibi bir görünüm var. Ama Kılıçdaroğlu’nda Çelebi Mehmet’in dirayetini göremiyorum”
|
|
|
 |
|
|
|
|
 |
AKP Genel Başkan Yardımcısı, Parti sözcüsü Hüseyin Çelik, Başkanlık sisteminin tartışılmasının ‘tabu’ olmadığını belirterek, “Ama şahsi fikrim; Türkiye’de başkanlık sistemine geçmenin ciddi zorlukları olduğunu düşünüyorum” dedi. Ak Parti grubunun kaçta kaçının değişeceğiyle ilgili ise Çelik ilginç açıklamalar yaptı. Çelik, “Ben bilmiyorum. Sayın Başbakan’ın da şu aşamada bildiği kanatinde değilim. Bu grup en büyük sınavını gizli anayasa oylamasında verdi. Ama bu kimse değişmez anlamına da gelmiyor” diye konuştu. “Başbakan Erdoğan artık çok kolay mı sinirleniyor?” sorusunu Hz. Eyüp hikayesiyle yanıtlayan Çelik, başörtülü milletvekili adayının ise ‘Gündemde olmadığını’ söyledi. Çelik, VATAN’ın sorularını yanıtladı.
Batum’a yönelik açıklamalarınızdan 301’den yargılanmasını desteklediğiniz gibi bir anlam çıkardım. AKP senelerdir düşünceye özgürlük mücadelesi vermiyor mu?
Düşünce özgürlüğüne sonuna kadar evet. Ama biri çıkar kendi ülkesinin ordusunu ABD’nin dizayn ettiğini, içini oyduğunu söylerse bu kabul edilemez. Bunların hepsi hakaret ve vahim iddialardır. Ergenekon davasında TSK savcılara, hakimlere gidip, “Durun, bizim adamlara bir şey yaptırmayız” mı deseydi? Bu adeta “Ordu niçin hükümete, yargıya müdahale etmiyor?” demek. Eskiden siyasi rakiplerinizle başa çıkamadığınızda onları askere havale ediyordunuz. Bu çok sakat bir anlayış. Halkın iradesini kenara itip ona kısa devre yaptırıyorsun. Darbe, darbe teşvikçiliği, darbe şakşakçılığı, darbe özlemi içinde olmak affedilir şey değil.
Bunu söyledi diye hapse mi girmeli?
İlle de hapse atalım, mahkum etsinler anlamında söylemiyorum. “Niçin darbe yapmıyorsunuz?” demiyor ama biz aptal değiliz. Kelimelerin altındaki manayı çok iyi bilen insanlarız. Ordu siyasete vesayet ederse o orduyu seveceksin, değilse o ordu bir işe yaramaz, kağıttan kaplan. Ordu da eleştirilir. Ama sorumluluk alanının dışına çıktığı zaman... Mesela ben 2 dil meselesinde TSK’nın yayınladığı bildiriyi eleştirdim. Çünkü ordunun işi değildi.
Ama muhalefet de size Sayın Arınç’ın sözlerini hatırlatıp “ona niye soruşturma açılmadı” diyor?
Sayın Arınç defalarca açıkladı. “Bugün Ergenekon’dan yargılanan, kendi halkına karşı tertip içinde olan adamlarla iyi ki savaşa gitmemişiz” dedi. Yoksa, “İyi ki bu orduyla savaşa gitmemişiz” demedi. “Türk ordusu” ifadesi yok. Bazı şahıslardan söz ediyor.
Hukukçular ‘301’i hortlatmayın’ uyarısı yaptı...
Ben hukukçu değilim. 301 mi, 305 mi olur bilemem. Ordunun şahsı manevisine bir hakaret var mı yok mu ordu kendisi karar verir, davacı olur. Benim ilgilendiğim taraf; bir ülkenin ordusunu “sen niye milli iradeye müdahale etmiyorsun” diye eleştirmek. Bence bu düşünce özgürlüğü falan değil.
Ama bir yandan referandumda “12 Eylülcülerden hesap sorulacak” dediniz. Kenan Evren’e sembolik bile dava yok.
Türkiye’de 12 Eylülcülerin yargılanmazlık gibi anayasal zırhı vardı, bu bir ayıptı. Önce bunu kaldıralım dedik ve yaptık. Bunu kaldırmak siyasetçinin görevidir. Millet bunu onayladı. Kimin yargılanıp yargılanmayacağına ise yargı karar verir, dedik. 400-500 dava açıldı. Henüz sonuçlanmış değil. Ne olacağını bilmiyoruz. “30 yıl geçti. Zaman aşımı” dendi. Hiç başlamayan bir yargılama nasıl 30 yıl sürer? Başlamadı ki bitsin. Böyle kabul edilse bile 30 yılı esas alıp, başladı deseniz bile demek ki 12 Eylül 1980’den ileri bir 3 yıl daha saymanız lazım. O süre içinde yapılanların yine süresi dolmamıştır.
Vicdanınız ne diyor?
Bence süreç hiç başlamadı. Mesele, 30, 40, hatta 60 yıl sonra olsa da -90 yaşındaki Evren’i hapse atmak değil- haksızlığı tespit ettirmek, hukuksuz davranışı mahkum ettirmektir. Jean D’arc, Dreyfus davasını biliyorsunuz. Drefyus yıllarca çabadan sonra hakkını aldı. 12 Eylül’de vicdan mahkemesi 12 Eylülcüleri yargıladı, mahkum etti. En büyük mahkumiyet bence buydu. Gerisi bağımsız yargıya kalmış.
CHP’de olduğu gibi AK Parti’de farklı sesler çıkmıyor mu?
CHP’yle bizim aramızdaki fark şu: Orkestra düşünün, çok farklı enstrümanlar var. Herkes kendi enstrümanını çalar. Hepsi farklı ses çıkarır. Orkestra şefi maharetliyse onu armoniye dönüştürür. Beceriksizse oradan kakofoni çıkar. CHP’den kakofoni çıkıyor. Biz de MYK veya MKYK olarak toplanıyoruz. Bir konuyu tartışıyoruz, herkes farklı bir şey söylüyor, oradan bir genel karar çıkıyor. Buna uymak zorundasınız. Parti disiplini dediğimiz budur. Ama hepimizin aynı tornadan çıktığı anlamına gelmiyor. Bizde elbette çok seslilik var ancak CHP’de çok seslilik ile gürültü birbirine karıştırılıyor. CHP polifonik müzik ile kakofoniyi de birbirine karıştırıyor.
Kemal Bey’i eleştiriyorsunuz. Peki Deniz Bey nasıldı orkestra şefi olarak?
“Yiğidi öldür hakkını yeme” diye bakmak lazım. Ben, Deniz Beyin düşüncelerine de katılmıyorum. Ama siyasi birikimi, dili olan biriydi. Katılmasam da beğenmesem de öyleydi. Sayın Kılıçdaroğlu aklına ilk gelen neyse söylüyor. Sonra “u” dönüşü yapıyor. Sayın Kılıçdaroğlu bilgi zemininde siyaset yapan bir lider değil. Deniz Beyin bence bir birikimi, arka planı vardı. Ama o eski düzen bozuldu. Yeni yapı henüz oluşturulamadı CHP’de.
Sizce nasıl görünüyorlar?
CHP’de Anadolu beylikleri gibi bir görünüm var. Bir yanda Candaroğulları, bir yanda Germiyanoğulları, KaresioğullarıÖ Ama sayın Kılıçdaroğlu’nda Çelebi Mehmet’in dirayetini göremiyorum. Yani fetret dönemi yaşanıyor CHP’de.
Başörtülü aday şimdilik mümkün değil
Ak Parti grubunun yüzde 60, 70 değişeceği iddiaları var. Tahmininiz var mı?
Doğrusu böyle bir tahmin yapmak istemem. Ama Ak Parti grubuyla ilgili çok fazla spekülasyon olduğunu biliyorum. Hüseyin Çelik olarak fikrimi sorarsanız; ben kaç kişi değişecek bilmiyorum. Bunu şu aşamada Sayın Başbakan’ın da bildiği kanaatinde değilim. Başbakan şu gitsin, bu kalsın diye hesap yapmaz. Siyaset serbest bir rekabet alanı. Bir ilde kaç tane aday adayı olacak, bu adaylar kimler, o ile ne kadar hitap eden insanlar... Partiler pragmatik olarak düşünür. Kiminle seçimi kazanacaksak onunla gideriz.
Şimdiki grubu değerlendirir-seniz...
Söylenenlerin aksine bu grubun çok büyük fedakarlıklarla çalışan bir grup olduğuna inanıyorum. En büyük sınavını gizli olmasına rağmen anayasa oylamasında vermiştir. Böyle bir grupta insanlar ‘şu adam şu kadar yıl bakanlık yaptı. Ben niye bakan, grup başkanvekili, komisyon başkanı değilim’ hesabı yapabilirdi. Ama 335 kişiden oluşan bu grupta çok deneyimli, birikimli arkadaşlarımız olmasına rağmen kimse şahsi hesap yapmamıştır.
Meclis’teki anayasa oylamasında düşen 8. maddenin acısı aday listesinde çıkar mı?
Ben şunu söylüyorum. Anayasa oylamalarında bu grup rüşdünü ispatlamıştır. Partisine, liderine bağlılığını ortaya koymuştur. Bu grup harcanacak bir grup falan değil, açık söyleyeyim. Ama hiç kimse değişmeyecek anlamına da gelmiyor. Her dönem belli oranlarda değişiklik oluyor.
Siz yüzde 70’leri tahmin etmiyorsunuz galiba...
Bunu söyleyenler genelde Ak Parti içinde dalgalanma oluşturabilir miyiz zihniyetinde olanlardır. Sayın Başbakan da şu anda yüzde kaçın gideceğini bilmez. Ben de parti yöneticisiyim ama bilmiyorum. Bu lig başlamadan şampiyonunu ilan etmeye benzer. Önce bütün adaylar belli olur sonra belki tahminde bulunursunuz.
Başörtülü kadınlar aday olmak isteyeceklerdir. Ne yapacaksınız?
Bugünkü gündemde böyle bir imkan görünmüyor. Sayın Başbakan söylenmesi gerekenleri söyledi.
BAŞBAKAN NEDEN SİNİRLİ
Son dönem Sayın Başbakan biraz fazla sinirli değil mi? “Hepimiz insanız” dedi ama...
Bir hikaye anlatayım: Erzincanlı Eyüp amca kerpiç kesmiş. Tam kerpiç kuruyacakken yağmur yağmış, kerpiç çamur olmuş. Eyüp amca, “Rahmet yağdı, bunda da bir hayır var” demiş. Ertesi gün tekrar çamuru karmış, kerpici yapmış ama yine bir yağmur. Yine “Allah’ın hikmetinden sual olmaz” demiş. Ama üçüncü, dördüncü, beşinci gün bir daha.. En sonunda elini kaldırmış, “Ya rabbi ben senin Erzincanlı aciz kulun Eyüp’üm. Ben hazreti Eyüp falan değilim” demiş.
O kadar sabrı yok yani Eyüp amcanın...
Hz. Eyüp biliyorsunuz sabırla özdeşleşmiş. Hepimiz Eyüp’üz ama hiçbirimiz haşa Hz. Eyüp değiliz. Sonuçta Başbakan da insan. Türkiye’nin 7 gün mesai yapan, durmaksızın koşan bir başbakanı olmamıştı. Herkes haftasonu tatil yaparken Başbakan ülkenin bir ucundan diğerine koşturup duruyor. Geçen akşam aradım, gece 12.30’da Başbakanlık ofisindeydi. Ülkesi için kendi sağlığından feragat eden, bu kadar didinen, çaba harcayan bir insana zaman zaman hiç hak etmediği, hakaret anlamına gelecek sözler söyleniyor. Kusura bakmasınlar suratımızın bir tarafına tokat vuranlara diğer yanağımızı gösteremeyiz. Geçenlerde bir densiz çıktı, AK Parti’yi Aziz Nesin’in sözüyle mahkum ediyor.
Müjdat Gezen’den söz ediyorsunuz ama o da bir anda linç edilmedi mi?
Sana hakaret ederek espri yapma hakkım yok. Böyle espri mi olur? Espri dediğin nezaketli olur. Nükte aklın ürünüdür. Azeriler şakaya “zarafat” diyorlar. Osmanlıca’da “latife” denir, zarif demektir. Üç kişi gülecek diye 16-17 milyon insana hakaret edeceksiniz, var mı böyle bir şey? Başbakan, ben buna tepki gösterirsek haksız mı oluruz? “Biz hükümetiz, sineye çekeceğiz” mi diyeceğiz? İyi de biz şamar oğlanı falan değiliz. Hakkımız, onurumuz var.
Liberaller “MHP’nin söylemine kaydı” diyerek sizi eleştiriyor...
Liberaller eleştirme hakkına sahiptir. Eleştirilere makul cevaplar verilir. Türkiye’deki liberaller gidip Sarkozy’i, Putin’i, Merkel’i eleştirecek değiller. Biz onların hükümetiyiz, elbette bizi eleştirecekler. Bizi solcular da eleştiriyor. İslamcılardan da, milliyetçilerden de beğenen, beğenmeyen var.
Başkanlık sistemine geçmenin ciddi zorlukları olduğunu düşünüyorum
Başkanlık sistemi konusunda parti ikiye ayrılmış gibi görünüyor. Sayın Gül ve Arınç olumlu bakmıyor ama Sayın Başbakan “tartışılmalı” diyor...
Önümüzde yeni bir anayasa süreci var. Anayasalar devletin omurgasını temin eder. Bizim hazırlayacağımız yeni anayasa ‘Demokratik parlamenter sistemi’ esas alan bir anayasa olacak. Bundan açık bir şey var mı?
Parlamenter sistem sürecek yani.
Sayın Başbakan tartışılsın dedi, memlekette tabu mu bu? Yarı başkanlık, başkanlık nedir, avantajı, dezavantajı nedir? Fransa’da nasıl çalışır, parlamenter sistemin avantajı, dezavantajı nedir?.. Bu, Anayasa’nın ilk üç maddesi gibi, “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddelerden değil ki! Dolayısıyla sayın Başbakan da, sayın Cumhurbaşkanı da “tartışılsın” diyor. Ama bunun tartışılması ille bizim yarın başkanlık sistemine geçeceğimiz anlamına gelmiyor.
Peki sizin kişisel fikriniz nedir?
Ben açık söyleyeyim, bugün Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesinin çok ciddi zorlukları olduğunu düşünüyorum. Bu pat diye olabilecek bir şey değil. Ama memleket demokratik zemin içinde tartışır, günün birinde uygun bulursa başkanlık da, yarı başkanlık da olabilir. Bu rejim meselesi değil, rejimde detay meselesidir. Mühim olan demokrasi olmasıdır. Türkiye demokrasiden vazgeçemez. Ama demokrasinin farklı enstrümanları vardır. Başkanlıktır, parlamenter sistemdir. Bugün buna takılmamamız lazım. Örneğin İngiltere’de demokrasi var mı?
Var elbette
Ama orası monarşi. Adı Cumhuriyet olan ama özünde totaliter olan yapılar var. Yeryüzünde totaliter cumhuriyetler, demokratik monarşiler var.
Cumhurbaşkanını halk seçsin maddesinden geri adım atılacak mı?
Hayır. Ondan geri dönüş yok. Tabii ki halk seçecek. Biz kendi halkımızın rüştüne inanmıyor muyuz? Seçildiği için hükümetle yetki kargaşasına düşecek, deniyor. Milletin temsilcilerinin seçmesiyle milletin seçmesi arasında niye fark olsun? Meclis Sayın Gül’ü seçmiş, bu durum hükümetle bir yetki kargaşası mı yarattı?
Peki 5 yıl mı, 7 yıl mı karışıklığının artık sonlanması gerekmiyor mu?
Tartışmaya gerek yok. YSK karar verecek, yola devam edilecek. Ben şahsen hukukçu değilim. Farklı yorumlar var ama YSK ne karar verirse uygulanacak. Böyle bir problem yok.
Seçmeni çantada keklik görmüyoruz
İstediğiniz kadar oy alamadığınız iller için özel formüller uygulanacak mı? Bir sahil raporunuz vardı mesela...
Biz hiçbir ilin seçmenini çantada keklik gören bir zihniyete sahip değiliz. Sonuçta en başarılı olduğumuz illerde bile herkesin kapısını çalacağız. Sayın Bahçeli “halk size minnet duysun istiyorsunuz” dedi. Sosyal yardımlardan söz etti. “Biz halkın minnet duymasını değil memnuniyet duymasını bekliyoruz” dedim. Siyaset halk memnuniyetine dayanır. Sosyal yardımları anlatıyoruz çünkü devlet sadaka vermez, bireyler sadaka verir. Sosyal devlet olmak zaten devlet olmanın gereğidir.
Bu sözlerden musluklar iyice açılacak yorumunu çıkarıyorum...
Zaten dar gelirli ve dezavantajlı kesimler için iktidara geldiğimizden beri kesenin ağzını açmışız. Seçim geldi diye popülizm yapmayız. 2002’den bu yana sosyal devlet uygulamalarına bakın. Bu halk bize yetki verdi, vergileriyle para verdi. Biz halka ‘yetkiyi verdiniz, şunları yaptık ve hesap veriyoruz’ diyeceğiz. ‘Şu kadar yol, hastane yaptık, şu kadarı tarımsal destek, şu kadarı fakire destek’ diyeceğiz... Bize ‘balık tutmayı öğretmiyorsunuz’ diyorlar. Yoksulluğu azaltan bir hükümetiz. İktidara geldiğimizde nüfusun yüzde 27’si yoksuldu. Şimdi yüzde 17. Çok yoksul olan halkımıza “sen git balık tutmayı öğren” mi diyeceğiz? Halkımızın, bir taraftan balık tutmayı öğreninceye kadar karnını doyurmak zorundayız.
Hiçbir açılım bir kenara bırakılmadı
Açılımlar biraz soğumaya mı terk edildi?
Biz hiçbir açılımı bir tarafa bırakmadık. Hayatın normal akışı içinde değişim ve dönüşüm devam ediyor. Reformlar boya, badana ile olmaz. Bu bir zihniyet, iklim, atmosfer meselesidir. Türkiye’de demokratik açılımın bütün psikolojik eşikleri aşılmıştır. Bugün her toplantıda vatandaşlar çıkıp Aleviyim, Rumum, Kürt Aleviyim diyebiliyor. Eskiden mümkün değildi.
Ama Diyanet hala cemevini ibadethane olarak kabul etmiyor...
Alevilik ilk defa benim bakanlığım döneminde ders kitaplarına girdi. “Şurayı beğenmedik” dediler, Başbakan “beğendiğiniz metinleri koyalım” dedi. Faruk bey zamanında çalıştaylar yapıldı. Aleviler ilk defa devleti muhatap olarak buldular. Sayın Kılıçdaroğlu bakanlığım döneminde Kağıthane’den bir grup vatandaşla bana geldi. “Biz bir cemevi yaptık ama okul arazisi çıktı” dediler. Normalde yıktırmam lazımdı. Baktım orada okula ihtiyacımız yok. Vazgeçtim ve yıktırmadım. Meşruiyetlerini sağladım.
Bazı yerlerde öyle olmuyor...
Olur mu? Bir çok belediye başkanımız destek veriyor. Esenyurt’ta Necmi Kadıoğlu cemevleri inşaa etti, bizim belediye başkanımız. Eninde sonunda cemevlerine bir statü tanınacak.
Diyanet’e rağmen mi?
Laik devlette statüleri Diyanet tayin etmez. Laik devlet dinler, mezhepler karşısında eşittir. Diyanet İşleri öyle diyebilir, bunun adına cami demezsiniz. Cami farklı bir şeydir. Ama aslında cami de toplanılan yer demektir. Yani cem olunan yer demektir. Cemevi toplanılan ev, cami ise toplanılan yer demek.
İZMİRLİLERİ TAHKİR ETMEDİM
İzmir’le barış sağlandı mı?
İzmirlilerle hiç küsüşmedim ki barışayım. Ben “İzmir nurtopu gibi bir çocuktur” dedim. Bundan daha güzel bir sıfat var mı?
Ama sonrası biraz karışıyor...
Hayır. “Bu güzel çocuğun yüzü gözü kir pas içinde, burnu akmış vaziyettedir. O çocuğun yüzünü gözünü yıkayıp, güzel elbiseler giydirdiğiniz zaman alıp yüreğinize sokmak istersiniz” dedim. İzmirlileri tahkir etmiş değilim. Bir kere, bir mekandan söz ediyorum. Yüzde 50’den fazlası gecekondu olan, belediyecilik anlamında başarısızlıkların sergilendiği bir şehirden söz ediyorum. Bunu deyince kral çıplak oldu.
12 ŞUBAT 2011/DENİZ GÜÇER/VATAN
 |
|
|
|
 |
|
|
Toplam yorum |
0 |
|
Onay bekleyen |
0 |
|
|
 |

Yorumunuz editörlerimiz
tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. |
|
|
|
 |
Bu haber henüz yorumlanmamış...
|
 |
|
 |
Bu kategorideki diğer haberler |

|
|
|
|
|
|
 |
|
|
ÇOK OKUNANLAR |
 |
 |
-
|
 |
 |
|
Türkiye'yi Şampiyonlar Ligi'nde temsil edecek olan Galatasaray'ın rakipleri, Monaco'da gerçekleştirilen ... |
 |
|
 |
 |
|
Beşiktaş, Konferans Ligi'nden elenmesi sonrası teknik direktör Ole Gunnar Solskjaer ile yollarını ayırdı. |
 |
|
 |
 |
|
Bu sezon Beşiktaş-Eyüpspor maçını yöneten Halil Umut Meler'in, hakemliği bıraktığı |
 |
|
 |
 |
|
Dolandırıcılar, ikinci el araç satıcılarını “kapora göndereceğiz” bahanesiyle tuzağa düşürüyor. ... |
 |
-
|
 |
 |
|
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün teknik direktör Jose Mourinho ile yolları ayırdığını açıklamasının ... |
 |
|
 |
 |
|
Avrupa’dan elenmenin ardından Solskjaer’ın görevine son veren Beşiktaş yönetimi Sergen Yalçın ile 2 yıllık anlaşmaya vardı.
|
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe'de Jose Mourinho dönemi resmen bitti! Sarı-lacivertli kulüp ayrılığı resmen açıkladı.
|
 |
|
 |
 |
|
Motorinin litre fiyatına, 30 Ağustos cumartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere 1 TL’yi aşan bir zam yapılması bekleniyor. |
 |
-
|
 |
 |
|
Survivor adlı televizyon yarışmasının sunuculuğunu üstlenen Murat Ceylan, sosyal medya hesabından ... |
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe'de Jose Mourinho ile yolların ayrılmasının ardından yönetim, gün içerisinde "acil" gündemle ... |
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe'den gönderilen Jose Mourinho'nun alacağı tazminat ortaya çıktı. |
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu transferinde mutlu sona ulaştı. Sarı Lacivertliler, Benfica ile 25 ... |
 |
-
|
 |
 |
|
UEFA Avrupa Ligi lig aşamasında yer alan Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu. |
 |
|
 |
 |
|
Birleşmiş Milletler'in Gazze'de kıtlık ilan edilmesinin ardından CHP Lideri Özgür Özel'in TBMM'nin ... |
 |
|
|
|
 |
|
 |
 |
YAZARLAR |
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
 |
 |
ÇOK YORUMLANANLAR |
 |
 |
-
|
 |
 |
|
Beşiktaş, Konferans Ligi'nden elenmesi sonrası teknik direktör Ole Gunnar Solskjaer ile yollarını ayırdı. |
 |
|
 |
 |
|
Türkiye'yi Şampiyonlar Ligi'nde temsil edecek olan Galatasaray'ın rakipleri, Monaco'da gerçekleştirilen ... |
 |
|
 |
 |
|
Bu sezon Beşiktaş-Eyüpspor maçını yöneten Halil Umut Meler'in, hakemliği bıraktığı |
 |
|
 |
 |
|
Avrupa’dan elenmenin ardından Solskjaer’ın görevine son veren Beşiktaş yönetimi Sergen Yalçın ile 2 yıllık anlaşmaya vardı.
|
 |
-
|
 |
 |
|
Motorinin litre fiyatına, 30 Ağustos cumartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere 1 TL’yi aşan bir zam yapılması bekleniyor. |
 |
|
 |
 |
|
Dolandırıcılar, ikinci el araç satıcılarını “kapora göndereceğiz” bahanesiyle tuzağa düşürüyor. ... |
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe'de Jose Mourinho dönemi resmen bitti! Sarı-lacivertli kulüp ayrılığı resmen açıkladı.
|
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün teknik direktör Jose Mourinho ile yolları ayırdığını açıklamasının ... |
 |
-
|
 |
 |
|
Survivor adlı televizyon yarışmasının sunuculuğunu üstlenen Murat Ceylan, sosyal medya hesabından ... |
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe'de Jose Mourinho ile yolların ayrılmasının ardından yönetim, gün içerisinde "acil" gündemle ... |
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe'den gönderilen Jose Mourinho'nun alacağı tazminat ortaya çıktı. |
 |
|
 |
 |
|
Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu transferinde mutlu sona ulaştı. Sarı Lacivertliler, Benfica ile 25 ... |
 |
-
|
 |
 |
|
UEFA Avrupa Ligi lig aşamasında yer alan Fenerbahçe'nin rakipleri belli oldu. |
 |
|
 |
 |
|
Birleşmiş Milletler'in Gazze'de kıtlık ilan edilmesinin ardından CHP Lideri Özgür Özel'in TBMM'nin ... |
 |
|
|
|
 |
|
 |
 |
ANKET |
|
 |
 |
|
|
|
|
 |


 |
Medya
Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden
kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan
haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması
durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır.
Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait
yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz. |
 |
|
|
|