Baykal, “Olayın ardından ‘tarihimizin en ağır dezenfarmosyon’ kampanyası açılmıştır. Emekli subaylar çetenin elebaşı olarak gösterilmiştir. Hedef hükümet denmiştir. Öldürülenler değil demişlerdir. Başbakan’ı kim yanılttı acaba? Ankara polisi mi, İstanbul polisi mi? İyi niyetli hükümet üyelerinin soruşturma sürerken açıklama yapması olacak şey mi? Sorumlu hükümet, bakanlar ve başbakandır” dedi. “Soruyorum Sayın Başbakan bu gelişmeler karşısında mahkum oldunuz mu?” diye soran Baykal, “BU PİYASA DEVELÜASYONUDUR”
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin Meclis’teki grup toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomi konusuna değinerek, Türk ekonomisi açıkla beslenen hale dönüştüğünü söyledi. Baykal, “ Kur kalıcıdır, hatta yükselme eğilimi içindedir. Piyasa develüasyonudur. Hükümete, siyasete, bürokrasiye rağmen ortaya çıkmıştır. Güven ölçüsü sarsılmaya başlamıştır. 3.5 yıl sonunda zemin kaybı, geriye düşme olmuştur. Önümüzdeki aylarda, sonbaharda ne gibi yeni dengeleri dayatacağı da belli değildir. Sürekli açık vererek kalkınan ekonomi modeli yoktur” dedi. Açığın 26 milyar dolar düzeyine çıktığını kaydeden Baykal, şunları söyledi:“Daha çok borçlanarak daha ileri gidemezsiniz. her şeyin bir sınırı vardır. Vatandaşa vergi yükleyemezsin. Elinde ne varsa satsın. Çin daha çok borçlanarak mı, daha çok cari açık vererek mi, daha çok sıcak para çekerek mi, tam tersi ihracat ve üretimle ekonomisini kalkındırmıştır. Yanlış istikametteyiz. Bu istikametten gün geçirme, gün geçirerek birilerini zengin etme var. Gün yanlış geçer. 5 milyar dolar dış ticaret açığı vermekle övünmemeliyiz”
“BAŞBAKAN ÖNÜNE GELENİ AZARLIYOR”
İhracatın ithalatı karşılama oranlarının alarm verdiğini belirten Baykal, AKP iktidarı döneminde ekonominin 137 milyar dolar daha borçlandığını bildirdi. “Hangi büyük hizmet var, hangi büyük kalkınma var, hangi refah sıçrayışı var” diye soran Baykal, ekonomik durum nedeniyle Başbakan’ın önüne geleni bu azarladığını ifade etti. Baykal, “Önüne kim gelirse azarlıyor. Çiftçi geliyor azarlıyor, büyükelçi geliyor azarlıyor. Ekonomiyi dostluk, sevgi üreten hale dönüştürmek gerekir. Birileri alkışlıyor,birilerini anlayamıyor” dedi. Zamların arka arkaya geleceğini kaydeden Baykal, kalp hastalarının kolestorel ve kanser ilaçlarına dahi tasarruf tedbiri getirildiğini söyledi. Baykal, “Böyle bir sosyal güvenlik sistemi olabilir mi? Bunlar tehlikeli uygulamalar” diye konuştu.
“AKP’Lİ VEKİL ‘TUZ KOKTU’ DEDİ”
AK Parti Hatay Milletvekili Fuat Geçen’in açıklamalarına da değinen Baykal, “AKP milletvekili çıkıp partisinin durumunu ifade etti. ‘ben AKP’yi tuz zannetmiştim. Tuz koktu’ diyor. Bu Ali Dibo düzeni. AKP’ye bakınca tabanında Ali Dibo, yukarda da Dubai kuleleri var” dedi.
“TERÖRLE MÜCADELE YASASINA NE OLDU?”
Güneydoğu’da meydana gelen terör olaylarını da hatırlatan Baykal, şunları söyledi: “Terörle Mücadele Yasası’na ne oldu. Türkiye ayağa kalktı. Mayınlar, ölenler, şehit olanlar. Niye yasayı çıkarmıyorsun? Hani bizim söylediklerimiz boştu. Yasa tasarısı askıda. Aynen çıkarmaya cesaret edemiyorlar. Bunun sorumluluğunu alamazlar. Altında ezilir, kalırlar. Ne söylediysek doğrudur. Değiştirmeyi kendilerine yediremiyorlar. Sonuç unutturalım”
“DANIŞTAY’IN ARDINDAN AĞIR DEZENFARMASYON KAMPANYASI AÇILDI”
Danıştay saldırısının ardından basının yanlış şekilde yönlendirildiğini kaydeden Baykal, bu işin çete tarafından işlendiğinin açıklandığını söyledi. Kendisinin de bu ihanet çetesine Ak Parti tarafından dahil edildiğini dile getiren Baykal, şunları söyledi: “Danıştay saldırısından önce Başbakan, Danıştay’ın verdiği karar aleyhinde konuşmuştur. Cumhuriyet’e yapılan saldırının ardından da Başbakan, ‘olur böyle şeyler’ desin. Başka ülkede olsa o başbakan başbakan olarak kalabilir mi? Başbakan bir süre ortalıkta yok. Bir bakmışız ki, bir yazarımızın deyişiyle ‘tarihimizin en ağır dezenfarmosyon’ kampanyası açılmıştır. Emekli subaylar çetenin elebaşı olarak gösterilmiştir. Hedef hükümet denmiştir. Öldürülenler değil demişlerdir. Bu olayı Bab-ı ali olayı olarak gösterenler çıkmıştır. Başbakan Yardımcısı saldırıdan birkaç saat sonra ‘sürprizlere hazır olun’ demiştir. Başbakan’ı kim yanılttı acaba? Ankara polisi mi, İstanbul polisi mi? İyi niyetli hükümet üyelerinin soruşturma sürerken açıklama yapması olacak şey mi? Sorumlu hükümet, bakanlar ve başbakandır. Başbakan olayı bilerek çarpıtmıştır. Mahkum olacaksınız demiştir. Soruyorum Sayın Başbakan bu gelişmeler karşısında mahçup oldunuz mu?”