Eskişehir’de partisinin il binasında basın toplantısı düzenleyen Tayfun İçli, cumhurbaşkanı adayı olmasının kendisi için onursal görev olduğunu belirtti. Partisinin ve genel başkanın isteği üzerine aday olduğunu söyleyen Tayfun İçli, Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül hakkında toplumda ciddi kaygıların olduğunu savundu. İçli şunları kaydetti:
“Partim ve genel başkanımın siyasi isteği doğrultusunda aday oldum. Düşüncelerimizi ifade etmek için DSP’in mutlak bir aday çıkartması gerekiyordu. Benim aday olmam konusunda ısrarcı olundu. Cumhurbaşkanı adayı olmak benim için onursal bir görevdir. Açıkca söyleyeyim başta ben aday olmak istemedim, ama genel başkanımız ve arkadaşlarımın isteği bu bir parti göreviydi. Çünkü karşımızda bir dayatma vardı. Bu makam uzlaşıyı getiren toplumun tümünü kucaklayan bir aday olmalıydı diye konuştuk. Toplumun büyük bir kısmında bir kaygı vardı. Seçim sonrası Sayın Gül hakkında önceki düşüncelerim ne ise yine aynıdır. Düşüncelerim kaygılarım devam etmektedir. Bir kişi ile kaygılar bir günde beş günde değişmez. Sayın Gül cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra meclisde yaptığı konuşmada toplumda oluşan bu kaygıları gidermeye çalışan bir konuşma yaptı. Daha önce de toplumda olan kaygıları gidermek için sivil toplum örgütleri değişik örgütlerde bu kaygının yersiz olduğu ispata çıkmıştır. Toplumun bu düşüncesi değişmiş değildir. Türkiye’nin 11’inci cumhurbaşkanı hakkında oldukça ciddi kaygılar vardır. Altını çiziyorum benimde Sayın cumhurbaşkanı hakkındaki düşüncelerim ve kaygılarımda değişmiş değildir.”
Seçimlerde güçbirliğine gittikleri CHP’den ayrılarak tekrar DSP’ye geçtiklerini belirten Tayfun İçli, bu konuda CHP’den herhangi bir tepki almadıklarını söyledi. İçli, “Ne CHP Genel Başkanı ne de diğer arkadaşlarımızın seçim sonrası bizim istifamızdan dolayı bir tepkileri olmadı. Biz CHP’ye saygı duyuyoruz, Deniz Baykal da bize saygı duyduklarını söyledi. Bizler yapıcı bir muhalefet anlayışı sergileyeceğiz” dedi.