DOLAR
49,947
▲%0.08
EURO
55,905
▼%-0.01
ALTIN
6399,14
▼%-0.83
BIST-100
11016
▼%-1.34
Ankara hava durumu10/14°
FacebookXInstagramYouTube

EKONOMİ TIKIRINDA MI ?

Kendisine özgü müzik yorumlarıyla haklı bir şöhrete sahip olan Timur Selçuk'un unutulmayan şarkılarından birinde sık sık tekrarlanan bir nakarat vardı: "EKONOMİ TIKIRINDA. Bakalım, gerçekten ekonomi tıkırında mı? Enflasyon rakamları iyileşti. Zihinlerde kuşkular da olsa, resmi açıklamalar bu yönde! Ancak, bu iyileşmeyi vatandaş yaşamında henüz hissedemiyor. Büyüme rakamlarında Türkiye rekor üstüne rekor kırıyor. Gerek Uluslararası Para Fonu, gerekse Dünya Bankası, Türk ekonomisindeki iyileşmeleri takdirle karşılıyor. Ülkeyi örnek gösteriyor ve alkışlıyorlar. Rekor yaratan bir başka alan ise ihracat. Türkiye'nin ihracat rakamları çok hızlı artıyor. Ancak, Türkiye'nin ithalatı ihracatından daha fazla oluyor. Büyüyen bir ekonomide bu normal bir gelişme. Ekonomideki en önemli göstergelerden biri ise cari açık. 2006 yılının ilk iki ayında Türkiye'nin cari açığı geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 59 oranında artmış. İki aylık cari açık 5.9 milyar doları bulmuş. Yıl sonunda cari açığın 30 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Dünya Bankası Yıllık Dünya Kalkınma Göstergeleri Raporu'nun Türkiye ile ilgili bölümünde, ekonominin iyi bir performans gösterdiği vurgulanıyor. Ancak, Rapor'da, başta cari açık olmak üzere, karşılanması gereken "risk unsurlarının" devam ettiği kaydediliyor. Rapora göre, büyüme konusunda Türkiye, neredeyse rakip tanımıyor! Şimdi, dilerseniz, ekonomi alanında uluslararası boyutta tanınmış bir uzmana kulak verelim; Kanadalı iktisatçı, Nobel sahibi Prof. Mundell. Çok çarpıcı değerlendirmeler yapan Prof. Murdell,"Cari açıkla yaşanmaz. Cari açığın en kötü riski para krizi yaratmasıdır." diyor. Ve Prof. Mundell, "Gerginlik ekonomiyi olumsuz etkiler. Hükümet, laiklikten uzaklaşmamalı" diye ekliyor. Krizi tetikleyen bir unsur olan "cari açık" konusunda daha duyarlı olmamız gerektiğini uzmanlar söylüyor. Ama, gelin görün ki, ülkenin kilit noktalarında bulunan siyasetçiler, özellikle laiklik konusunda ortamı germek için ellerinden geleni yapıyorlar. Türkiye, bir daha ne siyasi ne de ekonomik kriz yaşamamalı. O nedenle, özellikle yasama ve yürütmenin başında bulunan siyasetçiler, bu çağrıya duyarsız kalmamalı,diye düşünüyorum.