GAZETECİLER SENARİST OLDU VESSELAM!
Hükümete yakın, hükümet desteğini arkasına alan yandaş medyadaki yazar-çizer takımı, bulundukları pozisyonları koruyabilmek adına, hoşa gidecek, politikalarını destekleyecek yazılar kaleme alıp yorumlar yaparken, muhalif medya da, onlardan pek farklı değil.
Durum böyle olunca sosyal medya, yani “vatandaş gazeteciliği” ulusal yazılı ve görsel medyanın önüne geçiyor. Gündem, artık oradan belirlenir oldu.
Çünkü elinin altında bulunan yazılı ve görsel medyadakileri kontrol etmek kolay. Bir telefonla istediği haberi yazdırıyor, istediği manşeti arttırıyor. Esas tehlike, tehlikeli olan kontrol edemediği “sosyal medya..”.
Köşe yazarları ve yorumcular son dönemde senaryo yazarlığına da merak sardılar. Gazete sütunlarında ve televizyon haberlerinde hemen her gün yeni bir siyasi senaryo ile karşılaşıyoruz.
Senaryoların hepsi de yandaş gazeteler ve gazeteciler tarafından kaleme alınıyor. Hepside muhalefet ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik.
Büyük bir bölümü CHP ile ilgili, kimisi partiyi parçalıyor, kimi siyaseti bilmeyen gazeteciler parti tüzüğüne bile bakmadan Sarıgül'ü Genel Başkan Yardımcısı yapıyor.Kimileri kurultay toplayıp CHP'ye yeni genel başkan seçiyor.
Daha az olmakla birlikte MHP senaryolar yazılıyor. Orada ki senaryolara göre de Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin koltuğu sürekli sallanıyor.
Yani bizim senarist gazeteciler, yazarlar ve yorumcular, Yeşilçam senaristlerini geçtiler. Ne diyelim, Allah hayal güçlerine zeval vermesin...
ABD'de, Snowden'ın sızdırdığı NSA belgelerini yayınlayan Washinngton Post ve TheGuardian gazeteleri Pulitzer ödülü aldılar.
Biz ise, bırakın dinlemeleri yayınlayanları ödüllendirmeyi, Dünya’nın diğer ucundan yayın yapan sosyal medyayı “Twitter, YouTube, Facebook'u” yasaklıyoruz.
