DOLAR
49,947
▲%0.08
EURO
55,963
▲%0.1
ALTIN
6442,14
▼%-0.16
BIST-100
11165
▲%0.13
Ankara hava durumu8/15°
FacebookXInstagramYouTube

Yaşam Odası...

TBMM Genel Kurulunda yeraltı madenciliği ile ilgili işletmelerde “yaşam odası” kurulmasını zorunlu hale getiren düzenleme kabul edildi.
 
Soma’da 301, Ermenek’te 18 maden işçisinin ölümüne yol açan maden kazalarından sonra, gelişmiş batılı ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de yaşam odasının zorunlu olması tekrar gündeme getirilmişti. Manisa CHP Milletvekili Özgür Özel başta olmak üzere muhalefet milletvekillerinin bu konuda yoğun çabaları olmuştu.
 
Bu, gerçekten insan yaşamının her şeyden değerli olduğunu gösteren son derece önemli bir gelişmedir. Çok gecikmeli de olsa, yeraltı maden işçilerinin kazalardan korunması konusunda atılan bu adım alkışı hak ediyor.
 
Aslında toplum olarak “yaşam odalarına” yoğun biçimde ihtiyaç duymaya başladık.
 
Neden mi? Anlatayım…
 
Baskıların giderek arttığı ve sık sık sansürle karşı karşıya kalan basın emekçilerinin yaşam odasına ihtiyaçları yok mu? Bence var.
 
Sadece basın mı?
 
Tamamen hayal ürünü iddialara dayanan CD’lerle Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup subayların Balyoz davası nedeniyle kaybettikleri beş yıl var. Bu arada, bu subayların meslekleriyle ilgili hakları da ellerinden alınmış durumda. Onların da yaşam odalarına ihtiyacı yok mu? Mutlaka var.
 
Peki, emeklilerin durumu nasıl?
 
Onlar, eşeğin kuyruğu misali bir maaşla yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Sağlık sorunlarıyla ilgili hastanelere gittiklerinde para ödemek zorunda kalıyorlar. İlaç almak için eczaneye gittiklerinde de katkı payı adı altında para ödüyorlar. Onlara da yaşam odası gerekiyor.
 
Gazilerimiz var. Onlara üvey evlat muamelesi yapılıyor. Vefa duygusu yok olmuş durumda. Onların da yaşam odasına ihtiyaçları var.
 
 Türkiye’de milyonlarca engelli vatandaşımız var. Engelli vatandaşların engelsiz yaşamaları için düzenlemeler yetersiz kalıyor. Özellikle büyük kentlerde başta ulaşım olmak üzere birçok konu onların karşılarına sorun olarak çıkıyor.
 
Ulu önder Atatürk’ün gençlerimizi emanet ettiği öğretmenlerimiz. Çalışanlar yetersiz maaşlarıyla ayakta durmaya çaba harcıyorlar. Yıllardır atama bekleyip atanamayan öğretmenlerin sayısı ise sürekli artıyor. Onlar da yaşam odalarına ihtiyaç duyuyor.
 
Ve işsizler ordusu… Çalışan nüfusun neredeyse yüzde 11’ine ulaşmış durumda. İşsizlerin içinde artık umudunu yitirdiği için iş aramayanların sayısı da artıyor. Onlar da yaşam odasına ihtiyaç duyuyorlar.
 
Çiftçilerimiz… Ürettiklerini sattıktan sonra ellerine geçen parayla geçinemiyorlar.
Onların dertleri de her geçen gün artıyor. Yine yaşam odası ön plana çıkıyor.
 
Ve asla unutmamamız gereken yaşamlarında çile çeken, şiddete maruz kalan kadınlarımız. Onlar için sığınma evleri var. Yeterli mi? Tartışılır. Onların da daha güvenli ve özgür bir yaşam için yaşama odalarına ihtiyaçları var.
 
Sonuçta, ülkemizde yaşanan tüm vatandaşlar, ekonomik yönden sorunsuz daha kaliteli bir yaşamın özlemini çekiyorlar. Hepsi, “yaşam odaları”nda daha temiz bir havayı solumak, daha yeşil bir çevrede ve daha özgür yaşamak istiyorlar.
 
Ülkeyi yönetenlerin bu gerçeği mutlaka, ama mutlaka görmeli, diye düşünüyorum.
 
Hüzünlü Veda
 
Ünlü beste, söz yazarı ve sahne sanatçısı Kayahan, tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Allah’tan rahmet, kederli ailesine, sanat camiasına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. O, unutulmaz şarkılarıyla hep kalplerimizde yaşayacak.