![]() |
Özellikle son günler basın üzerinden yapılan açıklamalar üzerine ziyaret etme ihtiyacı hissettik. Bu açıklamalar yanlış anlaşılmalara mahal verebileceğini düşündük. Bu vesileyle sayın Meclis Başkanının ziyaret ederek hem son günlerdeki tartışmalara ilişkin görüşlerimizi paylaştık hem de konuşarak sorunların çözülebileceğine ilişkin inancımızı paylaştık. Sayın Meclis başkanı parlamentonun başkanı ve bütün iradeyi temsil eden bir şahsiyet olarak çözüm yerinin parlamento olduğunu teyit etti. Tartışmalar şiddet, ırkçılık içermedikçe özgür bırakılmalıdır. Demokratik siyasete güç. Vermenin önemli olduğunu söyledik. Partimizin çalışmalarında yanlış anlamalar varsa yüz yüze konuşarak bunları halledebileceğimizi söyledik. Biz sayın meclis Başkanı’nın siyasi taraf olmadığını ifade ettik. Doğrudan siyasi partileri hedef alan söylemlerin zarar vereceğini söyledik. Bizim TBMM ’de iki dil gibi bir talebimiz yok. Genel Kurul’da illa ki, Kürtçe konuşacağız diye bir tavrımız yok. Sadece Kürtçe ile ilgili sorun var bunu söylemek istiyoruz. Kamusal alanda, sosyal alanda kullanılmalıdır diyoruz. Diyarbakır’daki metin tartışılması gereken bir metindir. Düzeltilmeye muhtaç bazı noktaları vardır. Yerinde yönetim konusunda ısrarcıyız bu bizim vaadimizdir. Siyaset çözüm ararken bunu başka yerlere çekmenin lüzumu yok. Kürt halkı var. Kürtçenin özür olması en doğal haktır. Bütün yazılanları çizilenleri dikkatle izliyoruz. Bu işin doğrudan muhatapları halktır. BDP’li milletvekillerinin Genel Kurul’da Kürtçe konuşma ısrarı yoktur. Anadilde birkaç söz söylemek kıyamet koparmaz. O kürsüde kimse kusura bakmasın ne küfürler ediliyor. Sarhoş sarhoş konuşmalar yapılıyor. 21 ARALIK 2010
TBMM'DE İKİ DİL TALEBİMİZ YOK
ÖZERKLİK KONUSUNDA ISRARCIYIZ
NEREDEYSE DARBE YAPACAKLAR
Ama milyonlarca kişinin konuştuğu dilde bir milletvekili derdini anlatmak istediğinde neredeyse ordu darbe yapacak.