![]() |
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararıyla alınan Özgür Özel'i eleştirdi ve Özel'in Yargıtay’ın nihai kararını beklemeksizin CHP’nin içinde bulunduğu krizi derinleştirecek hamleler yaptığını söyledi. Özel’in Anıtkabir ve Meclis yürüyüşlerini de eleştiren Bahçeli, “Özel, demokrasinin, hukuk devletinin ve Atatürk mirasının yegane temsilcisi olarak kendisini göstermeyi amaçlamaktadır" dedi. Bahçeli ayrıca "Özgür Özel, ayrıştırıcı dil ve üslubuyla Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına mugayir hareketleriye ve saatlerce sufle aldığı odaklardan gelen istekleri sorgusuz uygulama iradesiyle ne Anıtkabir’in bekçisi ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir. Bir dönem yönettiği CHP’de ortaya çıkan ve her biri ahlak ve etik sorunu olan meselelere karşı güçlü bir şekilde tavır almaktan imtina eden, partisine yönelik iddiaların üzerine gitmektense üstünü örtmeyi yeğleyen birisi Atatürk’ün mirasçısı ve Türk gençliğinin öncüsü olamaz" ifadelerini kullandı. Özel'in "Canımızı ortaya koymaya fiziki mücadeleye var mısınız ?" dediğini hatırlatan Bahçeli, Gezi Parkı olaylarını hatırlatarak "Bu şekilde kimlere, ne mesaj verilmeye çalışılmaktadır? Bu bir hazırlığın işareti midir?" diye sordu. Özel ve İmamoğlu'nun yeni bir parti kurabileceğini ve şimdiye kadar atılan adımların yeni parti kurma senaryosunun sacayakları olabileceğini söyleyen Bahçeli, Özel'in TOMA'ya çıkması, yağmurda ıslanması, mahkeme tebligatını yırtması gibi görüntüleri için "'son umut direnen lider' PR çalışmalarının bir ürünü olarak kabul edilebilir" dedi. "Özgür Özel, krizi derinleştirecek hamleler yapmaktadır" Türkgün Gazetesi Başyazarı Yıldıray Çiçek'e konuşan Bahçeli, Özgür Özel’in Yargıtay’ın nihai kararını beklemeksizin CHP’nin içinde bulunduğu krizi derinleştirecek hamleler yaptığını söyledi. Bahçeli, “Bu kapsamda ilk olarak Sayın Özel, fiili bir müdahale ile TBMM Grup Başkanlığına geçerek partide yeni ve paralel bir merkez kurmuş, kanunda tanımlanan genel başkanlık statüsüne karşı CHP’nin defacto lideri ünvanını almıştır. İkinci olarak CHP kurumsallığında yaşanan bu ikiliği temsil krizine dönüştürmüştür. CHP’nin siyasete ilişkin karar alma süreçlerinden genel merkez ile parlamento birbirinden ayrı hareket etme temayülü göstermiş, Kurban Bayramı münasebetiyle CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel, farklı bayramlaşma programları düzenlemiştir. İlaveten 2 Haziran 2026 Meclis Grup Toplantısı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında yapılmıştır. Üçüncü olarak Özgür Özel, parti içinde yaşanan ve muhataplarının da partililerinin olduğu iç sorunu iktidar karşıtlığı üzerinden toplumsal muhalefete tahvil ederek parti içerisindeki pozisyonunu tahkim etme, parti teşkilatlarını kendi lehine mobilize etme ve diğer muhalefet partilerini de yanında hizalandırma gayreti içersinde olmuştur” diye konuştu. "Sertleşen liderlik mücadelesi toplumsal uzlaşma zemininin daralmasına neden olmaktadır" “Terörsüz Türkiye” uyarısı “CHP’deki ayrışma toplumsal huzur ortamını etkiler” Özel’e Anıtkabir eleştirisi: Atatürk üzerinden toplumu ayrıştırma politikasının tehlikeli bir parçası "Emperyalist oyunun Türkiye’deki iz düşümü" "Özel, ne Anıtkabir’in bekçisi ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir" "Ergen devrimciliği" “Kendisinden olmayan herkesi peşinen hain olarak damgalamak Özel‘in sorunlu siyaset anlayışının yansıması” "Açıklamanın Gezi Parkı olaylarının yıldönümünde yapılması manidar olmuştur, kimlere, ne mesaj verilmeye çalışılmaktadır?" "Terörsüz Türkiye hedefine ulaşma yolunda alınan mesafeyi sabote etmeye dönük bir unsur"
Bahçeli, şöyle devam etti: “CHP’deki giderek sertleşen liderlik mücadelesi, mevcut kutuplaşma ortamını daha da derinleştirme potansiyeli taşımaktadır. Özellikle tarafların birbirlerini siyasi rakipten ziyade meşruiyet sorunu üzerinden değerlendirmesi, siyasi dilin sertleşmesine, sosyal ve konvansiyonel medya merkezli gerilimlerin artmasına, toplumsal uzlaşma zemininin daralmasına ve kurumsal kimliğe duyulan güvenin zarar görmesine neden olmaktadır. Siyasetin kanunlara ve etik kurallara uygun bir zeminde yürütülmesi esastır. Hukuken sakat olduğu tespit edilmiş bir işlemde mağdurun korunması hukuk güvenliğinin temelidir.”
CHP’deki tartışmaların devam eden çözüm sürecine de zarar verebileceğini ifade eden Bahçeli, “Türkiye’nin köklü partisi CHP’de yaşanan gerilimin yaygınlaşması, toplumsal barış gibi geniş siyasi mutabakat gerektiren milli meselelerde ortak zemin oluşturulmasını zorlaştırabilecek, kamuoyu enerjisi Terörsüz Türkiye ve reform gündemlerinden ziyade parti iç tartışmalara yönelebilecektir” dedi.
Bahçeli, “CHP içerisinde yaşanabileceği ileri sürülen olası bir ayrışma, yalnızca bir parti meselesi olarak görülmemelidir. Türkiye’nin demokratik kültürü, siyasal kurumlaşma düzeyi ve toplumsal huzur ortamı üzerinde etkiler üretebilecektir” diye konuştu.
Dil ve üslup uyarısı da yapan Bahçeli, Özel’in Anıtkabir ve Meclis yürüyüşlerini de eleştirdi ve “Anıtkabir ve TBMM yürüyüşleri Türk siyasetinde gerilimli fay hatlarını tetikleyici bir harekete yöneliktir. Zira Gazi Meclis ve Anıtkabir, siyasetin aktüel tartışmalarının dışında Türk milletinin birlik ve beraberliğini temsil eden milli hafıza mekanlarıdır. Türk milletinin müşterek değerlerini ifade eden millî hafıza mekanlarında yaptığı politik açıklamalarla Özel, demokrasinin, hukuk devletinin ve Atatürk mirasının yegane temsilcisi olarak kendisini göstermeyi amaçlamaktadır. Zira bütün türk gençliğinin kalbine nakşettiği Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni Anıtkabir’de okutması, Atatürk üzerinden toplumu ayrıştırma politikasının ve mizanseninin tehlikeli bir parçası olmuştur” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, şöyle devam etti: “Politik amaçlar uğruna milli hafıza mekanlarının ve milli kahramanların suistimali, bunlar üzerinden ‘ya bizdensiniz ya onlardan’ mealinde toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup, iç cepheyi tahkim etmeye çalıştığımız bu dönemde bölgemizdeki istikrarsızlaştırmaya dayalı emperyalist oyunun Türkiye’deki iz düşümünü teşkil etmektedir.”
Özel’i eleştirmeye devam eden Bahçeli, “Özgür Özel, ayrıştırıcı dil ve üslubuyla Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına mugayir hareketleriye ve saatlerce sufle aldığı odaklardan gelen istekleri sorgusuz uygulama iradesiyle ne Anıtkabir’in bekçisi ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir. Bir dönem yönettiği CHP’de ortaya çıkan ve her biri ahlak ve etik sorunu olan meselelere karşı güçlü bir şekilde tavır almaktan imtina eden, partisine yönelik iddiaların üzerine gitmektense üstünü örtmeyi yeğleyen birisi Atatürk’ün mirasçısı ve Türk gençliğinin öncüsü olamaz" diye konuştu.
Bahçeli, "Özel'in devlet adabından, CHP'nin tarihî ve kurumsal kimliğinden kopuk, Türk siyasi hayatının hafızasını doğru okumayan ve Türk milletini politik ajandasındaki gündem maddeleri doğrultusunda provoke eden, görünüşte 'ergen devrimciliği', ne CHP ne de Türkiye için sorumlu siyaset anlayışını barındırmamaktadır" dedi.
Bahçeli, Özel yönetimindeki CHP bloğunun Kılıçdaroğlu’nu hedef almasını da eleştirerek şunları söyledi: “Özgür Özel‘in nümayiş siyaseti aynı zamanda CHP teşkilatları arasında safları sıkı tutma gayretinin izdüşümüdür Kemal Kılıçdaroğlu’nun AK Parti’nin CHP’ye yönelik operasyonunun taşeronu ve Kemal Bey’in saflarında yer alanların bu operasyonun destekçisi ilan edilmesi ile ilerleyen süreçte genel merkezde yine teşkilatlardan saf değiştirecek olanlara da gözdağı verilmesini amaçlamaktadır. Özel’in paralel liderliğinde Kemal Kılıçdaroğlu üzerinde baskı kurulması ve Kılıçdaroğlu’nun arınma siyasetinin teşkilatlardaki ve toplumdaki olumlu karşılığının engellenmesi hedeflenmektedir CHP’de arınma sürecine dayanan gayri ahlaki ve yolsuzluk dosyalarının gün yüzüne çıkmasıyla teşkilatlarda kendisine yönelik desteğin azalması tehlikesine karşı kendisinden olmayan herkesi peşinen iktidar işbirlikçisi ve hain olarak damgalamak ise Özel‘in sorunlu siyaset anlayışının bir yansımasıdır.”
Özgür Özel‘in Ankara İl Başkanlığında yaptığı bayramlaşma toplantısında "Canımızı ortaya koymaya fiziki mücadeleye var mısınız ?" dediğini hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi: "Bu açıklamanın Gezi Parkı olaylarının yıldönümünde yapılması manidar olmuştur. Böylesi bir durum karşısında şu soruların sorulması gerekmektedir: İlk defa dikkat çekici bir vurguyla servis edilen 'fiziki mücadele' ne anlama gelmektedir? Bu şekilde kimlere, ne mesaj verilmeye çalışılmaktadır? Bu bir hazırlığın işareti midir? Toplumda meşru hukuk yollarından sonuç alınmadığı algısı oluşturularak partililerin kışkırtılması kamu güvenliğini tehdit eden bir tablo ortaya çıkarılabilecektir."
Bahçeli şöyle devam etti: "Bu gibi toplumsal olayları tetikleyici; kaos ve kargaşaya davetiye çıkarıcı fiil ve eylemleri Türkiye’nin huzurunu ve istikrarını tehlikeye sökücü davranışlar olarak görüyoruz. Yaşananların demokratik tepki hakkını aşan bir noktaya evrilmesinden endişe duyuyoruz. Konunun CHP’nin kendi iç meselesi olmaktan çıkarılarak sokaklara taşınma, istismar edilerek toplumsal olaylara zemin hazırlama girişimlerini çok tehlikeli buluyoruz. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşma yolunda alınan mesafeyi sabote etmeye, tesis edilen barış, huzur ve istikrarı zehirlemeye dönük bir unsur olarak değerlendiriyoruz."