MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kurultay davasının 8 Eylül'e ertelenmesinin ardından CHP'nin kuruluşu ve İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşu 9 Eylül'ü işaret etti.
Mutlak butlanın da konuşulduğu davaya ve CHP'ye ilişkin konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, davanın kendilerinin ilgilendirmediğini söylese de şerh düşerek şunları ifade etti:
"Elbette Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. kurultayı ile ilgili görünen mutlak butlan davasının ve bu dava duruşmasının 8 Eylül 2025'e ertelenmesinin bizim nazarımızda herhangi bir değeri, bir gündemi yoktur.
Fakat Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi içinde birlik ve dirlik halinde olması iç huzur ve dengeyi yakalaması Türk demokrasisinin hayrına olacağı kanaatindeyim. Sosyalist enternasyonalin yörüngesinde sorgusuz sualsiz dönerek değil, Atatürk'ün izinden yürüyerek istikrarsızlıktan ve sonu meçhul kargaşalardan kurtulacaklarını düşüncesindeyim.
8 Eylül'den bir gün sonra tarihi bir gün olan 9 Eylül'e bir ve bütün halinde ulaşması Cumhuriyet Halk Partisi için demokratik bir fırsattır.
Eğer bu samimi tavsiyelerimiz gerçekleşmezse bu parti Türk siyasetini nedensellik muhtevasında yozlaştıracak ve yıpratacaktır. Hem siyasi varlığına yazık edecek, hem de Türk demokrasisini zedeleyecektir"
Bahçeli, kurultay tartışmasının ardından CHP'yi sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Almanya'daki SPD kongresinde ayakta alkışlanmasına değindi.
Bahçeli şöyle konuştu:
Maalesef Cumhuriyet Halk Partisi artık kartel partisidir.
Yani siyasi hedefleri için devletin kaynaklarını kanun dışı yollardan kullanacak ve şebeke oluşturacak kadar çizmeyi aşmıştır.
Bununla mündemiç olmak üzere dehşet veren kanunsuzluk, hukuksuzluk ve yolsuzluk markası olmaya da açık ara namzettir.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı'nın Avrupa'da Türkiye'nin aleyhine konuşması karanlık üslubun kararmış ve katılaşmış mensubiyetin bilincinin somut yankısından başka bir şey değildir. Neymiş?
Bu zat Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin kongresinde ayakta alkışlanmış. Ya hep beraber ya da hiç hiçbirimiz demiş.
Geçiniz bu masalları. Gelin de külahımı anlatın bu zırvaları. Yabancıların karşısında nabza göre şerbet veren bir siyasetçinin ülkesini ve milletini tartışması hatta kötüleme yarışına girmesi utanç duyulacak bir ilkesizlik ve itibarsızlıktır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceğini dış güçlerin insaf ve merhametine terk edenlerin Kuvay-i Milliye'den Kuvay-i Milliyetsizliğe geçiş yapmaları oldukça üzücüdür.
Biz Türkiye'mizi, Türk milletini ve cennet vatanımızı canımızdan aziz biliyoruz. Ne var ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin başkalaşarak kökünden koparak iç işgal cephesinin iştihanı kabarttığını da değerlendiriyoruz. Ve muhataplarını neme gerek demeden samimiyetle ikaz ediyoruz.
Aklınızı başınıza alın. Tarihin ve milletin hükmüne kulak verin. Sessiz çığlığın gazabından da ürkün.