Cumhuriyet Halk Partisi içinde Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin tartışmalar yeniden gündemin merkezine oturdu. Parti kaynaklarına göre, Ekrem İmamoğlu’nun adaylık ihtimali son gelişmelerin ardından zayıflarken, Mansur Yavaş ismi ön plana çıkmaya başladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in daha önce “Ben teknik direktörüm. Takımda iki forvet var” sözleriyle işaret ettiği isimlerden biri olan Yavaş’ın, parti içinde en güçlü aday olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
İmamoğlu’nun adaylık ihtimalinin zayıfladığı konuşuluyor
Türkiye Gazetesinin haberine göre, parti kulislerinde, İmamoğlu’nun adaylığına ilişkin umutların azaldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Özgür Özel’in Balıkesir mitinginde verdiği “İmamoğlu yerine adaylarımız olur” mesajı, Silivri’de görülen davalara katılımın düşmesi ve İstinaf Mahkemesi’nin diploma iptaline ilişkin başvuruyu reddetmesi, bu yorumları güçlendiren gelişmeler arasında gösteriliyor.
İmamoğlu’nun hukuk ekibinin dosyayı Danıştay’a taşımaya hazırlandığı belirtilirken, parti çevrelerinde yüksek mahkemeden farklı bir sonuç çıkmasının zor olduğu görüşü dile getiriliyor.
CHP’de ibre yeniden Mansur Yavaş’a döndü
Yaşanan gelişmelerin ardından CHP’de adaylık için ibrenin yeniden Mansur Yavaş’a yöneldiği öne sürülüyor.
Kulislerde konuşulan iddialara göre, Ekrem İmamoğlu’nun kendisini cezaevinde ziyaret eden bazı milletvekillerine Yavaş’ın adaylığını desteklediğini söylediği ileri sürüldü.
Öte yandan Özgür Özel, İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aynı dönemde sosyal medya hesaplarından “Biz birlikte güçlüyüz” mesajı paylaşmasının da adaylık sürecine yönelik dikkat çekici bir siyasi mesaj olduğu değerlendiriliyor.
“Her şartta adayım” iddiası
Siyasi kulislerde yer alan iddialara göre, Ekrem İmamoğlu’nun geçiş süreci açısından Mansur Yavaş’ın uygun bir isim olduğunu düşündüğü öne sürülüyor.
Aynı iddialarda, Özgür Özel’in genç yaşının ileride siyasi rekabet açısından risk oluşturabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığı da ifade ediliyor.
Mansur Yavaş’ın ise yakın çevresine “Her şartta adayım” dediği ileri sürülürken, seçim takvimi netleşmeden ve olası soruşturma süreçleri netlik kazanmadan adaylık tartışmalarının büyümesini istemediği belirtiliyor.