Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına sabah saatlerinde polis ekiplerinin girmesi, yayınların durdurulması ve yönetimine kayyım atanması gündemdeki sıcaklığını korurken, operasyonun arka planına dair siyasi tartışmalar da alevlendi.
Operasyondan dört gün önce katıldığı bir televizyon programında Halk TV'yi hedef alarak RTÜK'ü göreve çağıran ve kanalın yurt dışındaki sahipliğini eleştiren eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaşanan sürecin sorumlusu olarak gösterilmeye başlandı.
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu ise operasyon sonrası yaptığı ilk değerlendirmede "Butlan lideri Kılıçdaroglu ve ekibi mutlu olabilir.Polis Halk TV’de." ifadelerini kullanmış, son açıklamalarında da açıkça Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak operasyonun önünü açmakla itham etmişti.
CHP GRUP BAŞKANLIĞI'NDAN YAZILI AÇIKLAMA
Tartışmaların ve yöneltilen suçlamaların odağındaki Kılıçdaroğlu cephesinden ve CHP Grubu'ndan yanıt gecikmedi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak imzasıyla yayımlanan resmi basın açıklamasında, yaşananlar "muhalif medyaya dönük sistematik baskının yeni ve utanç verici bir halkası" olarak nitelendirildi.
Kanal sahibinin ticari faaliyetlerinin gerekçe gösterilerek el koyma işlemi yapılmasının halkın haber alma özgürlüğüne ağır bir darbe vurduğu ifade edildi.
KAYYIM ATAYANLARI DEĞİL CHP'Yİ ELEŞTİRENLERE TEPKİ
CHP Grup Başkanı Öztrak , açıklamada operasyon sonrasında faturayı CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na kesmeye çalışan anlayışa sert sözlerle yüklendi. Öztrak şu kritik ifadelere yer verdi:
“Kanala kayyım atayanları eleştirmek yerine, Erdoğan’ı eleştirmek yerine Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmayı tercih edenleri de görüyoruz. Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur; kayyım atayanları eleştirmenin ise açık bir bedeli vardır. Bu kolaycılığı anlıyoruz ancak bu, gerçekle yüzleşmenin yerini tutmaz. Bir yayın kuruluşunun haberlerini eleştirmek, yanlış bulduğumuz yayınlara itiraz etmek ve yasal haklarımızı kullanmak demokratik hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak iddialar ve soruşturmanın kapsamı açıklığa kavuşmadan peşin hüküm vermek hukuku ayaklar altına almaktır.”
"MUHALİF MEDYAYA DÖNÜK SİSTEMATİK BASKININ YENİ BİR HALKASI"
Tartışmaların ve yöneltilen suçlamaların odağındaki Kılıçdaroğlu cephesinden beklenen yanıt geldi. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak imzasıyla yayımlanan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Halk TV’ye yönelik şafak operasyonu, muhalif medyaya dönük sistematik baskının yeni ve utanç verici bir halkasıdır. Kanal sahibinin ticari faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen el koyma işlemi, halkın haber alma özgürlüğüne ağır ve doğrudan bir darbe indirmiştir. Çalışanların potansiyel suçlu muamelesi görerek iş yerlerine girmelerinin engellenmesi ise medya tarihinin kara sayfalarına eklenecek niteliktedir.”
Halk TV binasına polis girdi: Tanındık isim kayyım olarak atandı!Halk TV binasına polis girdi: Tanındık isim kayyım olarak atandı!
“MEDYA KURULUŞLARI KEYFİ MÜDAHALELERE AÇIK HEDEFLER DEĞİLDİR”
Faik Öztrak, iktidarın medyaya yönelik yaklaşımı eleştirilerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ülkeyi tek kişilik irade ve baskı rejimiyle yöneten zihniyetin artık görmesi gereken gerçek şudur: Medya kuruluşları itibar müesseseleridir; keyfî müdahalelere açık hedefler değildir. Bu nedenle; kanalın canlı yayınının engellenmesi kabul edilemez. Yayın politikası, kanalın kendi habercileri dışlanarak ve dışarıdan dayatılarak belirlenemez. Çalışanların özlük haklarının korunması, ertelenemez bir önceliktir.”
“KAYYIM ATAYANLARI ELEŞTİRMEK YERİNE CHP’YE SALDIRIYORLAR”
Halk TV yönetiminin ve bazı kesimlerin faturayı CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na kesmeye çalışmasına tepki gösteren Öztrak, şunları söyledi:
“Bir yayın kuruluşunun haberlerini eleştirmek, yanlış bulduğumuz yayınlara itiraz etmek ve yasal haklarımızı kullanmak, demokratik hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak bir kuruma ilişkin iddialar; savunma hakkı, masumiyet karinesi ve hukuki güvenceler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bugün yaşanan olayın gerekçeleri ve soruşturmanın kapsamı bütün yönleriyle açıklığa kavuşmadan peşin hüküm vermek, hukuku ayaklar altına almaktır. Kanala kayyım atayanları eleştirmek yerine, Erdoğan’ı eleştirmek yerine Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmayı tercih edenleri de görüyoruz. Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur; kayyım atayanları eleştirmenin ise açık bir bedeli vardır. Bu kolaycılığı anlıyoruz ancak bu, gerçekle yüzleşmenin yerini tutmaz.”