AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında 2000 yılı sonrası siyasete bir kalite geldiğini ancak kaliteyi düşürmek isteyenlerin bulunudğunu bunların başında da CHP geldiğini ifade etti. Bu tür davranışların halk nezdinde itibar bulmadığını ve bunu yapanların kamuoyu önünde yıprandığını kaydeden Fırat, 'sokakta yaşayan bir sarhoşun ağzına bile almacağını' ifadelerin kürsülerden seslendirildiğini kaydederek, bu konuda özellikle son günlerde konuşanların 'ağız isaline yakalanmış' gibi ne konuştuğunu kulaklarının duymladığı bir kaos ortamına doğru gidildiğini ifade etti.
Türkiye'nin 27 Mayıs, 12 Mart öncesi, 12 Eylü öncesi döneme çekilmek istendiğinin altını çizen Fırat, 27 Mayıs tarihi öncesinde Kızılay Meydanı'nda başbakanın yakasına yapışanların bugün CHP içinde bulunduğunu belirtti. "Bugün bazı siyasiler o meydandaydı. O meydandan geliyorlar, diyen Fırat, son günlerde gündeme servet beyanı ile ilgili konunun gelmesini de gündem saqptırma olarak nitelendirdi. AK parti olarak hesap vermekten hiçbir zaman kaçmadıklarının altını çizen Fırat, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde ve 2002 yılında servetiyle ilgili mahkeme kararlarının bulunduğunu ve bu kararların beraat olduğunu vurguladı.
Bazılarının ellerine bir kağıt alarak mal vralıklarını açıklamalarının bir şey ifade etmeyeceğini, servet beyanının sadece şahısla ilgili edğil akrabaları, yakın çevreyi de ilgilendirdiğini, yine servet beyanının haksız kazanç üzerinden yürütülebileceğini ifade etti.
"Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz. Şeffaf bir Türkiye istiyorsanaz bundan kaçmayınız. Biz mahkemelerden geldik." diyen Fırat, dokunulmazlıkların tamamıyla birlikte servet beyanı yasasının da hemen çıkarılabileceğini kaydetti. "Hodri meydan diyorum" ifadelerini kullanan Fırat, 3 milyona yakın dokunulmazlık bulunduğunu ve bunun Anayasa değişikliğiyle gerçekleştirilebileceğini, bu değişikliğni içine 1 maddeyle servet beyanının da yerleştirilebileceğini ve bunun bir hafta on gün içinde yasalaştırılabileceğini de belirtti.
CHP'nin Türk Tarih ve Dil kurumlarına ödeme yapmadığını ve buna gerekçe olarak 12 Eylül sonrası bu kurumlarda değişiklik olduğu ve hukuki nesep sorunu bulunduğu için yapılmadığını, CHP'nin de 12 Eylül'den sonra kapandığını, 12 Eylül'den önce CHP'nin başında Ecevit'in olduğunu dolayısıyla Baykal'ın CHP'nin nesebenin tartışmaya açılacağını düşünmesi gerektiğini belirtti. "O zaman CHP'nin nesebinin tartışma konusu olacağını düşünmedi mi Sayın Baykal" diyen Fırat, "Atatürk bugün hayatta olsaydı, kovalardı" ifadelerine yer verdi ve 12 Eylül öncesi CHP'nin de bugünkü CHP olmadığına işaret etti.
Basın mensuplarının sorularını da cevpalandıran Fırat, AK partili 3 milletvekilinin mal varlıklarını açıklamalarıyla ilgili "O kendi takdirleridir" cevabını verdi.
Bir başka soru üzerine Fırat, dokunulmazlıklar ve servet beyanı konusunda birkaç yıl önce kendisi, bir Grup Başkanvekili ve Adalet Bakanı ile CHP Lideri Baykal'ı ziyaret ettiklerini ancak o dnem bu yöndeki tekliflerinin rağbet görmediğini söyledi.
Türkiye'de bir gündem kirletilmesi yaşandığını ifade eden Fırat, "Türkiye kaotik bir ortama çekilmek isteniyor. 27 Mayıs öncesine veya 12 Eylül öncesine doğru çekilmek isteniyor" ifadelerini kullandı. Fırat, bütün bu yaşananların Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olup olmadığ ısorusuna "Bence o değil" karşılığını verdi. CHP'nin bu güne kadar tek başına iktidar olamadığını, koalisyonlar ya da hep darbe sonrasında hükümet olduğunu ya da hükümetin CHP'ye verildiğini söyleyerek "Yine o özlem içindeler" diye konuştu. Fırat, kendilerinin bu günemin içine girmeyeceğini ve muhalefetin çizgisinde olmayacaklarını belirtti