15 Temmuz darbe girişiminin ardından 3,5 yıl cezaevinde kalan Nazlı Ilıcak, Fethullahçı yapı ile ilgili geçmişteki desteklerinin yanlış olduğunu ifade etti. Medyascope’tan Emir Bekir Yaşar’a konuşan Ilıcak, Türkiye’de tarikatların kamuda etkisini eleştirdi ve liyakat esasının önemine vurgu yaptı.
Ilıcak, 15 Temmuz öncesinde FETÖ’yü bir terör örgütü olarak tanımadığını, darbe sonrası bu yapı ile ilgili gelişmelerin kendisi için sürpriz olduğunu söyledi. “15 Temmuz’da duvara çarptım” ifadesiyle, geçmişte yaptığı yanılgıları kabul ettiğini belirtti. Cezaevinde geçirdiği süreci değerlendirirken, kendisinin hiçbir menfaat gözetmeden ülke çıkarı için hareket ettiğini ifade etti.
Ilıcak, tarikatların kamu kurumlarındaki yapılanmalarını eleştirerek, liyakatın her alanda esas alınması gerektiğini vurguladı. Devletin FETÖ tanımına katıldığını söyleyen Ilıcak, örgütün mahrem yapısının cezalandırılmasının doğru olduğunu, ancak operasyonların çok geniş kapsamlı yürütüldüğünü belirtti.
Gazeteci olarak meslek hayatına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ilıcak, emeklilik yaşamından ve kişisel aktivitelerinden bahsederek, gazeteciliği özlediğini ifade etti.
Ilıcak, gençliğine dair soruya yanıt verirken, geçmişteki kararlılığını ve mücadeleci tavrını koruduğunu, ancak 15 Temmuz sonrasında daha temkinli hale geldiğini söyledi.
Nazlı Ilıcak, 15 Temmuz darbe girişiminden iki hafta sonra tutuklanmış, 4 Kasım 2019’da örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış ve adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti. 28 Ocak 2024’te başka bir soruşturma kapsamında yeniden cezaevinden tahliye oldu.