Eşi Ferda Paksüt’ün dinlemeye alınan telefonlarıyla, Ergenekon sanıkları ve gazetecilerle görüştüğü saptanan Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt hakkında 1’e karşı 10 oyla soruşturmaya yer olmadığına hükmeden Yüksek Mahkeme’nin kararı, yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Hakkındaki delilleri yasadışı olarak nitelemesine rağmen, bu delillere dayanıp Paksüt’ün bilgi sızdırdığı sonucuna ulaşan mahkemenin tüm üyelerinin, bu konunun karar metnine konulması konusunda görüş birliğine vardığı öğrenildi.
Kararda, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların Osman Paksüt’ün dinlemeye takıldığını anladıkları andan itibaren Anayasa Mahkemesi’ne başvurması gerekmesine rağmen, soruşturmayı sürdürmeleri etkili oldu. Savcılar delilleri, Ferda Paksüt hakkındaki soruşturmayı bitirdikten sonra Yüksek Mahkeme’ye gönderdi. Savcıların, dinleme kayıtlarını Osman Paksüt’ün eylemlerinin “örgüt üyeliği” gibi bir suça işaret etmemesine rağmen mahkemeye göndermesi de haksız bulundu.
Tek telefona iki karar
Kararda ikinci olarak, Osman Paksüt hakkındaki delillerin Ferda Paksüt’ün dinlemeye alınan telefonuyla yaptığı görüşmelerden elde edilmesi de etkili oldu.
Anayasa Mahkemesi, dinlemeye alınan zanlının telefonundan görüşme yapan bir başka kişinin sözlerinin delil sayılabilmesi için ayrı bir dinleme kararı gerektiğine hükmetti. Bu yoruma göre, aynı telefonu kullanan iki kişi için iki ayrı dinleme kararı çıkarılması gerekiyor. Yüksek Mahkeme, bu yorumuyla dinlemeler konusunda bir ilki oluştururken böylece dolaylı dinlemeler konusunda yeni bir içtihat kararı vermiş oldu.
Böylece Osman Paksüt’ün Ergenekon savcıları tarafından yasaya aykırı biçimde soruşturulup dinlemeye alındığı karar altına alındı.
Daha önce aynı gerekçelerle Ergenekon savcıları hakkında Adalet Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunan Paksüt de, Anayasa Mahkemesi kararını bakanlığa sunabilecek. Bakanlığın soruşturmaya yer olmadığına karar vermesi halinde de idare mahkemesine gitme hakkı bulunan Paksüt, kararı emsal gösterebilecek.
Karar Ergenekon Davası’nda da emsal oluşturacak. Hem Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi hem de Yargıtay, bundan sonra bakacağı davalarda Anayasa Mahkemesi’nin kararını dikkate alarak hüküm kuracak.
Sızdırma kararı
Mahkeme, “yasadışı” dinleme tutanaklarına dayanarak yaptığı inceleme sonunda Paksüt’ün Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu’nun, mahkeme müzakerelerinin gizli olduğuna yönelik 42. maddesini ihlal edip basına bilgi sızdırdığı sonucuna da ulaştı. Mahkemenin Paksüt hakkındaki toplantıya katılan tüm üyeleri, Paksüt’ün bilgi sızdırdığının karar metninde belirtilmesi konusunda görüş birliğine vardı. Ancak üyeler, delillerin yasadışı olması nedeniyle ceza verilemeyeceğini de karar altına aldı.
Kaleli, kişisel dava açabilir
Paksüt’ün soruşturulması yönündeki tek oyu üye Serruh Kaleli kullandı.
Kaleli’nin bu tavrında, Ergenekon sanığı Ferda Paksüt’ün, telefon konuşmalarında Kaleli ile ilgili ortaya attığı iddiaların etkili olduğu öne sürüldü.
Ferda Paksüt, Kaleli’nin AKP kapatma davasının karara bağlanacağı aşamada izin alıp bazı telefon görüşmelerini yaptığını söylemiş, “Belki de o anda bazı şeyler kontrol edildi. Halledildi mi diye? Ve bazı çevrelere göre de hesap konusunu görüşmüş” demişti. Kaleli’nin bu sözleri mahkemede ağır biçimde eleştirdiği kamuoyuna yansıdı.
Kaleli, Milliyet’in sorularına “Kararımın konuyla ilgisi yok. Görüşlerimi kararda belirttim. Bu sözlerle ilgili kişisel dava açıp açmayacağım ise benim özelim. Basınla paylaşmam” dedi.
Milliyet