SEÇMENİN SANDIĞA GÜVENİ AZALDI
Araştırmanın en can alıcı noktasını yaklaşan seçimin adil yapılıp yapılmayacağı algısı oluşturuyor. ‘Adil olacak’ diyenlerde 2007 ve 2011 seçimlerine göre ciddi bir azalış var. 2007’de yüzde 70, 2011’de yüzde 57 olan oran, bu seçimde yüzde 48’e kadar düştü. Muhalefet seçmeninin yüzde 69’u, AK Partili seçmenin ise yüzde 11’i seçimin adil olmayacağını düşünüyor. Araştırmaya katılanların yüzde 46’sı oy sayımının doğru yapılacağına inanmıyor. AK Parti’li seçmende bu oran yüzde 15.
YARIYA YAKINI HAYAT TARZINDAN ENDİŞELİ
Hayat tarzının tehdit altında olduğunu düşünenlerin oranında da geçen seçime göre yüzde 7’lik artış var. 2011 seçiminde hayat tarzından endişeli olanların oranı yüzde 38 iken, bugün bu oranın yüzde 45’e yükseldiği görülüyor.
AKP'Lİ ENDİŞELİ SEÇMEN SAYISI ARTTI
AK Partili olduğu halde endişesini dile getiren seçmendeki yüzde 6’lık artış da dikkat çekiyor. İfade özgürlüğü konusunda ise bir kutuplaşma göze çarpıyor. Muhalefet partileri seçmeni yüzde 75 oranında ifade özgürlüğü olmadığı kanaatinde iken, AK Parti seçmeni (yüzde 28 ifade özgürlüğünde sorunlar olduğunu belirterek) görece daha iyimser bir değerlendirme yapıyor. Bu bağlamda devletin insan haklarına saygı göstermediğini dile getirenlerin oranı 2007’den bu yana artarak yüzde 45 düzeyine ulaşmış. Toplumdaki demokrasi talebi artarken bunun gerçekleşeceği yönündeki beklentilerin azaldığına dikkat çekilen araştırmaya göre yüzde 45’lik kesim de demokrasinin işleyişinden memnun değil.
AKP'Lİ SEÇMENİN YÜZDE 43'Ü BAŞKANLIK SİSTEMİ'Nİ DESTEKLİYOR
Araştırma Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘400 milletvekili’ talebiyle seçimin odağına oturan başkanlık sistemine seçmen bakışını da gözler önüne seriyor. Türkiye için başkanlık sisteminin parlamenter sisteme göre daha iyi bir yönetim biçimi olduğunu düşünenlerin oranı sadece yüzde 27. Bu ifadeye katılmayanların oranı ise yüzde 46. AK Parti seçmeninin ise yüzde 43’ü başkanlık seçimini destekliyor. Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu büyük çoğunluk tarafından kabul görürken, bunun için üçte ikilik seçmen iktidar ve muhalefet partilerinin anlaşması gerektiğini düşünüyor. Seçmenlerin yüzde 18’i, AK Partili seçmenin ise yüzde 31’i Meclis’te çoğunluğu olan partinin istediği düzenlemeyi yapabilmesi gerektiğini savunuyor.
KÜRTLER İÇİN NİHAİ HEDEF BAĞIMSIZ DEVLET
Kürt sorunu ve çözüm süreci tartışmalarında gündeme gelen birçok konuda AK Parti, CHP ve MHP seçmenleri benzer tutumlar gösterirken, HDP seçmeni ayrışıyor. Tüm seçmenler göz önüne alındığında Kürt sorununun çözümü için yerel yönetimlere daha fazla yetki verilmesi, anayasadaki vatandaşlık tanımının daha kapsayıcı hale getirilmesi, genel af, kamu kuruluşlarında Türkçe dışında hizmet verilmesi gibi önerilere destek yüzde 50’nin altında. Kürtçe eğitim konusunda da benzer bir durum var. Araştırmaya katılanların yüzde 77’si Türkiye’de hangi etnik gruptan olursa olsun her çocuğun ilköğretimini Türkçe yapması gerektiğini ifade ediyor. Yüzde 60’lık kesim Kürt siyasi hareketinin nihai hedefinin bağımsız bir devlet kurmak olduğunu düşünüyor.
YOLSUZLUKLA MÜCADELE BAŞARISIZ
İktidarın en başarısız bulunduğu üç konu işsizliğin azaltılması, Suriye politikası, rüşvet ve yolsuzluğun azaltılması. Araştırmanın bir ilginç sonucu da, en önemli soruna en iyi çözümü getirebilecek parti sorusunda kendini gösteriyor. Rüşvet ve yolsuzluk sorununa CHP’nin, Kürt sorunu ve barış sürecine HDP’nin en iyi çözümü getireceği düşünülüyor. Diğer sorunların çözümünde AK Parti muhalefet partilerine göre daha yetkin görülüyor.
SOL SEÇMEN EN YÜKSEK ORANDA
İdeolojik sol-sağ düzleminde seçmenlerin yüzde 24’ü kendini solda, yüzde 17’si merkezde, yüzde 40’ı ise sağda görüyor. Kendini solda gören seçmenlerin oranı 1990 yılından bu yana ölçülmüş en yüksek oran.
(Kaynak: Hürriyet)