BESLENMEDEKİ “AKİL ADAMLAR” YORUYOR
Günlerdir Türkiye’de “akil adamlar” konusu konuşuluyor. Seçilenler akil mi değil tartışması bir yana, kısaca kamuoyunda yandaş diye tanımlanan, sorgusuz sualsiz hükümeti destekleyen isimlerin çok fazla oluşu muhalefet cephesinde tepkilere yol açmış durumda.
Siyasette olduğu gibi, beslenme konusunda da akil adam tanımına giren hocalarımız var. Bunların içinde “akil kadın” diye tanımlayacağımız birisi var ki, evlere şenlik. Bu hocamıza kalırsa, günde iki öğünden fazla yemek sağlıklı değil. Hoca şimdi başka şeylere de kafayı takmış durumda. “Yemekleri ısıtmayın” diyor. Adama uzayda mı yaşıyorsun diye sorarlar!
Amerika’da yaşayan Prof. Mehmet Öz’ün Türk kamuoyuna yansıyan beslenme ile ilgili bir bilgilendirici açıklamalarından sonra ilginç bir süreç yaşandı. Beslenmede neyin yararlı neyin zararlı olduğu konusunda kamuoyu tam bir bombardımana tabi tutuldu.
Bu arada, baharın ilk belirtilerinin ortaya çıkışıyla birlikte diyet ve zayıflama programlarının ardı arkası kesilmiyor. İnsanlar birbirleriyle çelişen bu programlar nedeniyle zihinsel anlamda adeta bir şoka girmiş durumda.
Obezite de batılı ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de en çok konuşulup tartışılan konular arasında önceliğini koruyor.
Beslenme konusunda “akil adam” konumunda olan hocalarımıza bir önerimiz olacak.
İnsanları propagandalarınızla lütfen bunaltmayın.
TV’lerde boy göstererek insanların beyinlerini yıkamaya uğraşmayın.
Bırakın, her insan kendisi için en yararlı beslenme şeklini kendisi bulsun.
Farklı diyet programlarına nasıl uyum sağlayacağını şaşıran insanların metabolizmaları da artık S.O.S veriyor.
Kusura bakmayın ama, uzmansınız diye sizin her söylediğinizi “mutlak doğru” olarak kabul edemeyiz. Bilmiyorum, mesajımız yeterince açık oldu mu?
*****
