DOLAR
49,947
▲%0.08
EURO
55,905
▼%-0.01
ALTIN
6399,14
▼%-0.83
BIST-100
11016
▼%-1.34
Ankara hava durumu10/14°
FacebookXInstagramYouTube

KİM SUUDİ ARABİSTAN'A GİTSİN?

Türban konusundaki tartışmalar siyasetin gündeminde sıcaklığını koruyor. Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "Başı bağlı olarak okumak isteyenler Arabistan'a gitsin" şeklindeki açıklamasına, Başbakan Tayyip Erdoğan, "Önce sen Arabistan'a git" diyerek tepki gösterdi.Her konuda mutlaka görüşünü açıklaması gerektiğini düşünen TBMM Başkanı Bülent Arınç da tartışmaya katıldı, o da Demirel'i eleştirdi. Peki, Suudi Arabistan'a gitmek nasıl bir anlam taşıyor? Rahmetli Özal'ın Başbakan olduğu yıllardı. Çalıştığım Yeni Asır Gazetesi, Özal'ı izlemek üzere beni görevlendirmişti. Özal ile birlikte Suudi Arabistan'a gittim. Özal'la birlikte "Umre" de yaptım. Orada bulunduğum sırada dikkatimi çeken iki önemli unsur vardı. Birincisi din unsurunun ülkenin her etkinliğinde ön planda tutulmasıydı. İkincisi ise ibadetin zorunlu kılınmasıydı. Ülkede, namaz saatinin başladığı anda "din polisi" devreye giriyor ve insanları camilere yönlendiriyordu. Yani, Demirel'in verdiği mesaj gayet nettir. Seçim öncesi AKP'nin verdiği vaadler arasında türban ile ilgili yasakların kaldırılacağı da vardı. Ama, aradan geçen yıllarda Anayasa Mahkemesi'nin, Danıştay'ın ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları "türban" ile ilgili hareket alanını iyice daralttı. AKP, aslında TBMM'de gerekli çoğunluğa sahip. Ama, sorunu çözmek için adım atmaya yanaşmıyor. Görünen o ki, yıllardır bir siyasi simge haline gelen "türban" AKP'nin de Türkiye'nin de başını ağrıtmaya devam edecek. Siyasi simge halindeki türban, laik demokratik sisteme adeta bir başkaldırı niteliğine bürünmektedir. Türban, laik cumhuriyetin temel değerlerini içine sindirenlerle, o zihniyeti benimsiyormuş gibi görünüp aslında ona karşı savaş açan zihniyetin çarpışmasının temel unsuru haline gelmiştir. Demirel ile Erdoğan'ın siyasi polemiklerine gelince.. Demirel, 40 yıllık birikimi olan bir demogoji ustasıdır. Muhalefet konusunda da çok mahir bir kişidir. Başbakan Erdoğan, artık TBMM'deki muhalefetin dışında, Demirel'in muhalefeti ile de uğraşmak zorunda kalacaktır. AKP'nin toplantılarıyla ilgili fotoğraflar ve bunlarla ilgili basında yer alan olumsuz yorumlar da giderek çoğalıyor. Özetle, Başbakan'ın sinir sistemini yıpratacak gelişmeler artacağa benziyor. Bakalım daha neler yaşayacağız?