DOLAR
49,947
▲%0.08
EURO
55,940
▲%0.06
ALTIN
6444,34
▼%-0.13
BIST-100
11165
▲%0.13
Ankara hava durumu8/15°
FacebookXInstagramYouTube

Memlekette Sahtekarlık Diz Boyu!

Bir dostum internet kanalıyla Ahmet Alpan isimli turist rehberinin çok çarpıcı bir yazısını gönderdi. Yazı, toplum olarak insan sağlığı konusunda ne kadar duyarsız olduğumuzu gözler önüne seriyordu. İnsanları kandırmamın, aldatmanın marifet sayıldığı bir ülkede yaşadığımız gerçeği karşısında ise üzülmenin ötesinde, kızgınlık ve öfke duyduğumu da paylaşmak isterim.
 
Sinir sistemimi derinden etkileyen bu yazı özetle şöyleydi:
 
Turist rehberi Ahmet Alpan, büyük çaplı bir lokum imalathanesi işleten bir arkadaşının teklifi üzerine birlikte bir restoran açmaya karar vermiş. Sezon açılmadığı için restoranla ilgili hazırlıklara başlamış. Birinci gün restorana üzerinde hiç yazı bulunmayan bir kamyonet gelmiş. Kilosu 6,5 liradan kaşar peyniri satıyormuş. Adam, “Abi, bu dandik kaşar, ama kimse ayırt edemez.” demiş.  Ardından, “Zararlı değil abi, patates püresine yağ ve kaşar aroması koyuyorlar” diye eklemiş. Ahmet Alpan’ın tepesi atmış, adamı bir dövmediği kalmış. Ertesi gün kıymacı, köfteci gelmiş. Kilosu 3,5 liradan kıyma satıyormuş. Adam, kıyma ve köfteyi methederken, “Abi, et aroması, tavuk deri ve kemikleri ve soya gibi zararsız maddelerden üretiliyor. Her şey dahil otellerden alan var abi!” diye konuşmuş.
 
Ahmet Bey, işin ucunun nereye kadar gittiğini merak etmiş. Bilgisayarın başına oturup araştırmaya başlamış. Araştırdığında her şeyin aromasının olduğunu görmüş. Acıbiber, acıbadem, ananas, anason, Antep fıstığı, ayran, bal, böğürtlen, fındık, keçi peyniri, ceviz, kekik, koyun peyniri, tereyağı, yoğurt, zeytinyağı aromasından ekmeğe kadar her şeyin aromasının olduğunu görünce, şok olmuş. Kahvelere köpük yapıcı bile satıyorlarmış. Sahte kolacı, ucuz viskici bile varmış. Yani, sahtekârlık sınır tanımıyormuş…
 
Turist rehberi, restoranı açtıktan 15 gün sonra kapatmaya kadar vermiş. Bu arada, turistik yörelerde tanımadığı lokantalardan bir daha yemek yememe kararı da almış.
 
Gerçekten nasıl bir ülkede yaşadığımızı sorgulamamız gerekiyor, diye düşünüyorum.
 
Böylesine sahtekâr, yalancı, dolancı, yüzsüz bir toplum nasıl olduk?
 
Oturup enine boyuna düşünmemiz gerekiyor.
 
Bakalım, yetkili merciler, turist rehberi Ahmet Alpan’ın yazısında yer alan tespitleri ihbar kabul edip gereğini yapacaklar mı? Yoksa, “Hangi ülkede olmuyor ki” diyerek bunları yok mu farz edecekler?
 
Neyse, yine siz siz olun, nereye giderseniz gidin, ne yiyip ne içtiğinizi iyi araştırın