Çerçeve Yasa olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
İYİ Parti'nin açık oylama yapılması teklifi kabul edilmedi. Yapılan elektronik oylamada 562 kişi oy kullandı.
468 'Evet' oyu verilirken 88 'Hayır' oyu verildi. Çekimser oy sayısı 6 oldu.
Çerçeve Yasa, TBMM Genel Kurulu’ndan oy çoğunluğu ile geçirildi. Yasa’ya 468 milletvekili, “Evet” oyu verirken 88 milletvekili ise “Hayır” oyu kullandı.
TBMM’deki Çerçeve Yasa’nın görüşmeleri için Genel Kurul salonuna ilk gelen lider, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu. YENİ Parti ise Çerçeve Yasa’da izlenecek yol haritasını tartışmak için saat 10.00’da Meclis’te kapalı grup toplantısı düzenledi. Özel’in kapalı grup toplantısına katılan milletvekillerine de “Genel Kurul’daki konuşmamızı bekleyin” dediği öğrenildi. YENİ Parti milletvekilleri, toplantının ardından Genel Kurul salonuna geçti.
Genel Kurul toplantısında ilk sözü alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Süleyman Soylu’nun, “Cumhuriyet’in yüzüncü yılında dağlarda bir terörist kalmayacak” sözlerini anımsattı. Soylu’nun açıklamasına karşın AKP’nin, “PKK ile pazarlık yaptığını” öne süren Çömez, “Yok dediğiniz PKK ile nasıl masaya oturdunuz?” diye sordu.
CHP’DEN DESTEK
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli de “Meseleyi bir devlet politikası olarak değerlendirdiklerini” anlattı. Türeli, Çerçeve Yasa’ya, “Terörün kalıcı olarak sona ermesi ve demokratik siyasetin güçlenmesi düşüncesiyle” destek vereceklerini kaydetti.
Çerçeve yasa teklifi TBMM Genel Kurulunda görüşülüyor: Anayasa’ya aykırılık itirazına ret
'Çerçeve yasa' teklifi TBMM Genel Kurulu'nda görüşülüyor: Anayasa’ya aykırılık itirazına ret
KOÇYİĞİT’TEN ÇAĞRI
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise Genel Kurul’a, “Tarihi sürece hep birlikte katkı sunalım. Eleştirilerimizi, süreci güçlendiren önerilere dönüştürelim” çağrısı yaptı. Koçyiğit, Çerçeve Yasa ile gelecek barışın 81 milyon yurttaşın kazanımı olacağını belirtti.
Yeni Yol Grubu TBMM Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise konuşmasında, “Bu sürecin başarıya ulaşmasını ama önümüzde çok uzun ve meşakkatli bir yol olduğunu, bu meşakkatli yolun siyasal kamplaşma ve kutuplaşmalarla değil tam tersine demokratik bir siyaseti inşa etmekle aşılabileceğine inanıyorum” ifadesini kullandı.
EMİR: HUKUKSUZLUKLAR DERİNLEŞTİ
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, süreç için kurulan komisyonun kaleme aldığı ortak raporu hatırlattı. Ortak raporun demokratikleşme bölümüyle ilgili Türkiye’de tek bir adım dahi atılmadığının altını çizen Emir, “Hukuksuzlukların giderek derinleştiği, yargının gazeteciler, siyasetçiler ve vatandaşlar üzerinde bir sopaya dönüştüğü bir sürecin içinden geçiyoruz” dedi.
Emir, ortak rapordaki, “AYM ve AİHM kararlarına uyulmalı” önerisine karşın AYM ve AİHM kararlarına uyulmadığını kaydederek sözlerini şöyle noktaladı:
“İfade özgürlüğü temin edilmelidir dedik, partimize kurumsal saldırılar gerçekleşti. Mahkemeler bağımsız olmalıdır dedik, tek bir adım dahi atılmadı. Halk iradesine saygı duyulmalıdır dedik, halen bununla ilgili en ufak bir girişimde bulunulmadı. Raporun demokratikleşme bölümünü ıskalayan bir süreçte yasa teklifi ile karşı karşıyayız. Biz, terörün bitmesi adına atılacak her adımı önemsiyoruz. Bu teklifin geliş biçimi, ortak aklın çalıştırılmayışı önemli eksiklikler olmuştur. Ama partimizin tutumunu, Sayın Genel Başkanımız ayrıntılı şekilde paylaşacaktır.”
ANAYASA’YA AYKIRILIK SAVUNMASI
AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Çerçeve Yasa ile “Emperyalistlerin Türkiye’deki kardeşliği bozma çabalarının çöpe atılacağını” savundu. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı, AKP İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel de teklife yönelik, “Anayasa’ya aykırılık” itirazlarının komisyonda görüşülerek reddedildiğini vurguladı.
İYİ Parti’nin, teklifin Anayasa’ya aykırılık gerekçesiyle çekilmesi önerisi reddedildi.
Önergenin oylanmasının ardından oturuma 15 dakika ara verildi. Aranın ardından teklifin tümü üzerine konuşmalara geçildi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, teklifin tümü üzerine görüşmelere geçildiğinde solana girdi.
YENİ YOL’DAN ŞARTLI DESTEK
Teklifin tümü üzerine Yeni Yol Grubu adına ilk sözü alan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kanun teklifine verecekleri evet oyunun, “Türkiye’nin meselelerini Türkiye’nin kendisinin çözme iradesi ortaya koymak” olarak açıkladı. Arıkan, Saadet Partisi’nin yasaya, “Şartlı destek” verdiğini bildirdi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurul salonuna saat 13.14’te, partisinin milletvekillerinin alkışları eşliğinde giriş yaptı.
DERVİŞOĞLU: CUMHURİYET KARŞI KALKIŞMA
İYİ Parti Grubu adına kürsüye, Müsavat Dervişoğlu geldi. Dervişoğlu yasada, “Silahsızlanmanın belirsiz bir gelecekte vaat olarak verildiğini” ileri sürdü. PKK’nin silahsızlanmasına itiraz etmediklerinin altını çizen Dervişoğlu, itirazlarını şu sözlerle dile getirdi:
“Denetleyemeyeceğiniz bir yasa ile tek kişiye daha fazla yetki ve daha az sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz? Bu sürecin günahına ortak edilmek dışında, bu Meclis’in süreçteki yeri nedir acaba? Sadece komisyonda değil, sürecin en başından itibaren milletimizin onurunu koruyan dava arkadaşlarıma huzurunuzda teşekkürlerimi sunuyorum.
Anayasa’yı sürekli ihlal eden iktidarın, bu kez de Anayasa’ya karşı neler yapabileceğini görüyoruz. PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor. İktidar ortakları da rejimi kalıcılaştırmak uğruna bu sürece evet diyor. İşin özü bu yasa ile Cumhurbaşkanı’na bu kadar sıfatından sonra bir de Başkadılık bahşediliyor. Bu yasa teklifinde Sayın Erdoğan, tam yetkili ama tam sorumsuz kılınıyor.”
CHP’DEN YETMEZ AMA EVET
CHP Grubu adına söz alan İnan Akgün Alp, CHP’nin teklife oyunun, “Evet” olduğunu belirterek özetle şunları ifade etti:
“Bu yasayla yeni bir siyasi kültür gelişecektir. Bu kültür sorunları demokrasiyle çözmeye vesile olacaktır. Barış ve refah ancak özgür bir ülkede yeşerir. Yasanın barış ikliminin oluşmasına vesile olacağına umut ediyoruz. Tüm şehitlerimizi minnetle anıyorum. Komisyon raporunun altıncı bölümünde tanımlanan kritik eşiğin yedinci bölümler açısından bir başlangıç oluşturduğunu tüm partiler kabul etmiştir. Bugün bu yasayla başlangıcı yapıyoruz. Bugün ilk adımı atıyoruz.”
CHP adına ikinci sözü alan Oğuz Kaan Salıcı ise süreci, “Kürt meselesinin silahlardan arındırılması için tarihi bir eşik” olarak nitelendirdi. Sürecin gerçek başarısının, “Siyasetin ne kadar genişlediği” ile ölçüleceğini belirten Salıcı, “Bugün dış gelişmeler nedeniyle başlayan bu süreç, yarın koşullar değiştiğinde ortadan kalkmamalıdır” yorumunu yaptı. Salıcı, seçim döneminde CHP’yi DEM Parti ile hareket ettiği gerekçesiyle suçlandığını anımsatarak iktidar sıralarına, “Bu ülkeye bir özür borcunuz yok mu?” sorusunu yöneltti. Salıcı, kayyum uygulamasına son verilmesi gerektiğini kaydederek, “Artık komedyenler, sanatçılar ve gazeteciler için ifade özgürlüğü zamanıdır” değerlendirmesinde bulundu.
YILDIZ: TOPLUMSAL RIZA ÜRETİLMİŞTİR
MHP Grubu adına ise MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız konuştu. Yıldız’ın konuşmasında, özetle şunlar kaydedildi:
“Liderimiz Bahçeli’nin Ekim 2024’te yaptığı çağrı tarihi bir çağrıdır. Bu çağrı, PKK’nin kendini feshetmesi ve silahları bırakmasıyla sonuçlanmıştır. Yarım asırdır Türkiye’nin enerjisini sömüren yapı, tasfiye edilmiştir. Terörsüz Türkiye sürecinde büyük bir toplumsal rıza üretilmiştir. Hukuk devleti daha da güçlenecektir. Yüreğimiz ve gönlümüz ile Terörsüz Türkiye sürecinin yanındayız.
Kanunu okumadan bunun bir af olduğunu söylemek, gerçeklikten uzağa düşmektir. Sayın Cumhurbaşkanı ile Cumhur İttifakı ile sorunu olanlardan görüş alırsanız, açığa düşersiniz.”
BAKIRHAN: İSTİKAMET DEMOKRATİKLEŞME OLMALI
DEM Partili Tuncer Bakırhan ise konuşmasında şu ifadelere imza attı:
“Acı ve inkar dolu sayfaları kapatmak üzereyiz. Bugün mesele ilk kez, gerekçesi yazılmış, müzakere edilebilir, olağan bir yasa diliyle koşuluyor. Parlamento bu meseleyi siyaset sorumluluğuyla çözme kararlığı ile karşı karşıyadır. Tarihe geçecek günler, güçlü bir irade gerektirir, bu irade bugün bu Meclis’te vardır.
Bu yasa, ayrıcalık üreten bir yasa ve süreç, taviz ya da yenme-yenilme süreci değildir. Bu süreç, Türkiye’yi büyütecek ve refaha kavuşturacak bir süreçtir. Yüz yıldır size, ‘Bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı. Oysa ki bu ülkeyi bölünmeye yaklaştıran en çok şey, çatışmanın kendisiydi. Acı hangi evde olursa olsun hepimizindir. Tek bir amacımız var, başka acıların yaşanmamasıdır. Bu süreç, kimliğimizin eritilmesi değil, varlığımızın hukukla buluşmasıdır.
Bu süreç, Türkiye’nin bölünmesine değil, birleşmesine bir fırsat sunacaktır. Ekim ile birlikte artık Türkiye’de haksızlığa uğrayan tüm kesimlerin dahil olacağı bir inşa süreci başlatmalıyız. Ekim ayında parlamentonun istikameti, demokratikleşme olmalıdır.
Bu yasayı ne gözü kapalı kutsuyoruz, ne de gözü kapalı reddediyoruz. Anadil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi başta olmak üzere, demokratik talepler unutulmamıştır. Bugün atılan şey bir temeldir.”
ÖZEL: BARIŞIN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ
YENİ Parti Lideri Özgür Özel de Kürt sorununu, “Türkiye’nin en yakıcı sorunlarından biri” olarak değerlendirdi. Kürt meselesinin demokratik çözümünün, “Devleti ve ulusal birliği güçlendireceğini” dile getiren Özel, “İşine geldiğinde çözüm diyen, işine gelmediğinde bütün Kürtleri terörist ilan edenlerden olmadık” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“AKP ve diğer partilerle birlikte, bazen aynı salonda buluştuk, bazen ayrıştık ama meselenin kendisinden hiçbir zaman kopmadık. Ülkenin hayrına olmayan hiçbir işin altına imza atmadık. Bizim tutumumuz günlük değil, tarihseldir.
AKP, toplumsal mutabakat fırsatını kendi eliyle heba etmiştir. Muhalefeti dışarıda bırakmak için elinden geleni yapmıştır. Milletten gizlenmiş metinle son sürece girilmiştir. Komisyonda eleştiren milletvekillerinin üzerine yürümeye kadar sonuç vardırılmıştır. Bilinmeyen bir ruh hali bütün Meclis’te yaşanmıştır. Toplumsal uzlaşma, yangından mal kaçırır gibi kurulamaz.
HAYIR DEMEK HAKKIMIZ
Bu teklife, ‘Hayır’ deme hakkı en çok olan siyasi parti kimdir diye sorulduğunda, hiç şüphe yok ki YENİ Parti grubudur. Süreç devam ederken en ağır saldırılara uğrayan bizleriz. Partisine yargı eliyle butlan atanan biziz. Öyle saldırılara maruz kalıyoruz ki en temel insan haklarının ihlal edildiği bir düşman hukukuna muhatabız. Tarihe utanç olarak geçecek bir süreci yaşıyoruz.
Yerel seçimleri kaybettiği için siyasi rekabeti rafa kaldıranların darbeci anlayışına muhatap olan bizleriz. Günlerdir, bu teklife hayır dememiz için binlerce eleştiri alan bizleriz. Ama yarın da bu ülkeyi yönetecek olan bizleriz. Bize yapılanları en iyi biz biliyoruz. Bir tanesini unutursak da yüreğimiz kurusun.
Bu yasaya hayır deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı barışın önüne koymayacak olanlar da bizleriz. Öfkemizi, milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız.
Yasada Can Atalay yok, Selahattin Demirtaş yok, siyasi rakipleri ve gazetecileri cezaevinde tutan düzene ilişkin bir değişiklik yok. Burada özensiz bir metin var. Yargının bütün yetkisini yürütmeye devretmek var bu yasada.
AKP GERÇEKTEN ÇÖZÜM İSTEMEDİ
AKP, bu meseleyi hiçbir zaman gerçekten çözmek istemedi. Çünkü kalıcı çözümü, iktidar hesabının önüne koyamadı. Dün birlikte oturduğu siyasetçileri, ertesi gün cezaevine gönderdi. AKP’yi yöneten akıl, bu meselenin çözümünü hiçbir zaman parti çıkarlarının önüne getirmedi. AKP bugün de barıştan nemalanmak isteyen taraftadır. Erdoğan, mecbur kaldığı için barıştan yanaymış gibi yapan taraftadır.
Bizi uyaran yurttaşlarımızın sesini duyuyoruz. Bu süreç, Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açacak bir Anayasa pazarlığına dönüşür mü endişesini dile getirenleri anlıyorum. Barışın önünde durmayacağız, yoksul evlere düşmemek için barışın önünde durmayacağız. Bir anne daha oğlunun tabutuna sarılmasın diye barışın önünü açacağız.
BARIŞIN SAHİBİ AKP DEĞİLDİR
AKP’nin koltuğundan başka düşündüğü bir şey yoktur. Barışın sahibi olamayacaktır bu iktidar. Demokratlar bu ülkeye barışı getirecek ama bu iktidarı milletin vicdanında asla aklamayacaktır. Bugünden sonra demokratikleşme taleplerimizi Meclis’e getireceğiz.
Ben ve grubum, tarihsel sorumluluk içerisinde bu yasaya evet diyeceğiz. Milletvekillerimiz, bölgelerindeki talebe göre kararlarını verecek.”
OYLAMA AŞAMASI: 468 EVET, 88 RET
Maddeler üzerindeki görüşmeler sırasında muhalefet tarafından verilen önergelerin tamamına AKP, MHP ve DEM Parti, “Hayır” oyu verdi. Yasanın ilk ve ikinci bölümündeki maddeler ayrı ayrı oylandı.
TBMM Genel Kurulu’nda saatler süren yasa görüşmesinin ardından oylama gerçekleştirildi. Oylamanın açık yapılmasına yönelik İYİ Parti tarafından verilen önerge, kabul edildi. Oylama için milletvekillerine iki dakikalık süre tanındı.
Milletvekillerinin oylarını sisteme işlemesinin ardından sonuçlar açıklandı. Toplam 562 oyun kullanıldığı Genel Kurul’da Çerçeve Yasa, 468 oy ile kabul edilirken yasa için 88 ret oyu kullanıldığı bildirildi. Çekimser oy sayısı ise kayıtlara, altı olarak geçti.