Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
44,4758
EURO
51,0543
IMKB
12.626,000
ALTIN
6.452,460
 
Hava Durumu ANKARA
5 / 22 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Teknoloji   Magazin   Polis Adliye 
 
SARIGÜL: "MAÇ 90 DAKİKA, DAHA 45 DAKİKASI BİTTİ"!!
SARIGÜL:  MAÇ 90 DAKİKA, DAHA 45 DAKİKASI BİTTİ !!
 
CHP'de Baykal'a karşı mücadelesini sürdüren Mustafa Sarıgül, "Anadolu'da bir zamanlar olan kolcular gibi şimdi partide de kolcular, müfettişler gidiyorlar, denetliyorlar ve kim Sarıgül ile beraberse fişleyip partiden atıyorlar. Kıyım başladı. Ama bu mücadelede maç 90 dakika, ilk 45 dakikası bitti daha" dedi.
 
17.4.2005 - 09:51

Akşam Gazetesi'nden Ahmet Tulgar, Sarıgül ile konuştu. İşte Tulgar'ın soruları ve Sarıgül'ün yanıtları:

Mustafa Sarıgül'ü seversiniz ya da sevmezsiniz ama ilginç bir kişilik, handiyse bir fenomen olduğu kesin. Eğer bana 'Türkiye'de saf hırs, saf kararlılık, saf hedefe kilitlenmişlik örneği bir siyasi kimlik söyle' derseniz, 'İşte Mustafa Sarıgül' derim. Hatta bu hırs öylesi bir zırha dönüşmüş ki onda, öylesine öne geçmiş ki belki de sakinleşse Şişlililer'in tanıdığı 'iş bitiricilik, hizmet götürülücük' becerileri daha fazla bilinecek, daha geniş kesimlerce öğrenilecek. Üstelik her zırh bir topuğu açıkta bırakır ve tam da oraya yüklenir rakip, düşman, artık her kimse. Genel Başkan adayı olduğu CHP Kurultayı'nda tam da bu oldu işte.

Onda ben açıkçası bu ilk buluşmamızda, oturuşumuzda bunu gördüm işte: Hırstan ve kararlılıktan bir kaskatı kesilmişlik hali. Oysa içeride, derinde, politikacılar için çok gerekli olan bir manevra kabiliyeti, sevimli, sempati uyandıracak bir karizma olduğu kesin.

Belki bu görüşme onun için meşum olan o kurultaydan önce yapılsaydı, daha fazla şey görünecekti, serilecekti ortaya. Daha fazla akıl, daha fazla strateji.

Ama şimdi daha çok duygular sızıyor 'hırstan zırhın' eklem yerlerinden, adaletsizliğe uğramış olduğunu kabul etmekten ileri gelen öfkenin patlattığı ütülü giysilerin teyel yerlerinden.

Geçecek tabii bu da, zaman her şeyin ilacı. Önce onu asla terk etmeyen ilçelileri bir rehabilite etsin, yenilgiyi asla kabul etmeyecek karakterdeki bu ilginç kişilik yeniden fırlar kürsülere.

Bazı adamlar kendileri, yetenekleri konusunda kendi kendilerini ikna ettiler mi bir kere, ipe götürsen durduramazsın onları. Gidecektir doğru bildiği yolda. Ama bence önce öfkesinin dinmesi, hırsının gevşemesi lazım. Bunu gördüm ben geçen çarşamba sabahı sakin akan Boğaz'ın manzarası önündeki alev almış kahvaltı sofrasında.

Siz CHP'de bayağı eskisiniz, değil mi? Bir anlatın da kariyerinizi, bir şey soracağım bununla bağlantılı.

Hayatımız CHP Gençlik Kolu, ilçe başkanlığı, il başkanlığı, milletvekilliği, hep öyle devam etti. Biz 80 öncesi CHP Gençlik Kolları başkanlığında bulunduk. Sonra SODEP'i kurduk Erdal İnönü ile 12 Eylül sonrası. Sonra SHP'yi SODEP ile birleştirdik. Sonra CHP tekrar, böyle devam etti.

O dönemde Dev-Sol dahil birçok radikal sol grup, örgüt, CHP Gençlik Kolları içinde faaliyet gösteriyordu. Siz nasıl bu örgütlerin bu denli heyecan verici söylemlerine rağmen kendinizi radikalize olmaktan alıkoyabildiniz? Bir genç böyle bir dönemde nasıl CHP'li kalabiliyordu?

Ben uzak durmadım ki. O dönemde Halkçı Devrimci Gençlik Federasyonu'nu kurduk. O zamanlar daha solda örgütler söz konusuydu, İGD, İKD, Dev-Genç, Dev-Sol, Dev-Bir, Dev-Lise falan, biz de CHP içinde Halkçı Devrimci Gençlik Federasyonu ile gençlere ulaşmaya çalıştık.

'Ulaşmak' diyorsunuz. İşte bu değil mi zaten CHP'nin müzmin sorunu da, dinamik kesimlerine toplumun ulaşamamak?

Biz de ama o zaman üniversitelerdeki anti-demokratik uygulamaları protesto etmek için bildiriler basarak, kağıt bildiriler falan dağıttık. Gece sabahlara kadar çalışırdık. Duvarlara 'Bağımsız Türkiye', 'Halkçı Ecevit' sloganlarını yazıyorduk. Hiç unutmuyorum, sene 1977 falan, gece yazı yazıyoruz, polisler bizi yakaladılar, boyayı tak diye yeni elbisemin üzerine döktüler.

Sizin elbisenize boya bulaşmış yine işte, kan da bulaşabilirdi başka bir örgütten yakalansaydınız. CHP'nin sonra giderek kendisi dışındaki sol ile bütün köprüleri atması bu partiyi iyice statükocu kıldı sanki, değil mi? Radikal solun hayat iksirini kaybetti sanki CHP.

Bence CHP hiçbir zaman sol anlayışından uzaklaşmadı. CHP'nin dışındaki daha sol düşünceler toplumdan, halktan uzaklaştılar. Bizim o zamanki ana sloganımız şuydu: 'Türkiye halkı ne kadar soldaysa, biz de o kadar soldayız.' En önemli düşünce nedir, sevgili Ahmet, halkın kabul ettiği düşüncedir. Demokrasilerde en büyük güç nedir, halkın gücü. Siz halkı arkanıza alamadığınız bir hareketi yapıyorsanız bunun ne anlamı olur?

Diyorsunuz.

İşte Mustafa Sarıgül, Şişli'de yüzde 70'e yakın oy aldı. Bizim Şişli'de aldığımız bu oy başarısında her partinin oyu oldu. Bu bir sosyal demokrat yerel yönetim modelinin halka siyasi parti farkı gözetmeden, din, dil, ırk, mezhep ve kültür farkı gözetmeden hizmet götürmesinin bir sonucu. Biz Türkiye tarihinde ilk defa bir Ermeni vatandaşı alıp büyük bir cesaretle başkan yardımcısı yaptık. Marjinal gruplardan çok büyük eleştiriler, çok büyük tehditler aldık.

Peki, emin misiniz bu oyların sosyal demokrat yerel yönetim modeline verildiğine? Belki de Şişli'nin özgün, Batıcıl konumu, çokkültürlü geleneğinin sonucudur bu.

Tam tersi. Şişli 20 sene önce sizin söylediğiniz gibiydi. Şimdi çoğu konut işyeri oldu. Şişli'de oturanların yüzde 82,4'ü Feriköy'de, Okmeydanı'nda, Ayazağa'da ve Mecidiyeköy'ün alt kısımlarında oturuyor. Şişli'de oy verenlerin yüzde 82,4'ü gecekondu mahallelerinde oturan yurttaşlarımız.

Ama sizi medya Nişantaşı üzerinden tanımlıyor. Beyaz Türkler'in belediye başkanı gibi. Bu imajdan rahatsız mısınız? Bu yumuşak karnınız olmuyor mu?

Nişantaşı beş sene önce, bizden önce yoktu. Etiler, 'Flamingo Yolu'ydu gündemdeki semt. Herkes oradaydı. Muazzam bir hadiseydi. Ama biz Nişantaşı'na geldik, Nişantaşı'nda kentsel tasarım projesi uyguladık. Paris'te, Roma'da, Londra'da eğitim gördü bu işi yapan ekibimiz ve aynısını Nişantaşı'nda uyguladılar.

Evet, ama kaldırımlar da masalarla doldu. Herkes dışarıda yemek yemeye başladı. Gelenlerin gidenlerin gözünün önünde.

Tabii, burada birçok mekan fazla ileri gitti. Biz 10 masa demiştik, 20 masa koymaya başladılar. Onu da denetim altına alacağız. Nişantaşı eskiden ağlıyordu, şimdi Nişantaşı'nın yüzü gülüyor. Bugün Abdi İpekçi Caddesi'nde 2 bin dolara kiraya verilemeyen yerlerde 10 bin dolara yer bulunamıyor. Nişantaşı'ndan giden aileler geri döndüler. Sarıgül'ün eli değmeseydi bunların bir tanesi olmazdı. Mesela 'Komşu' diye yeni bir yer açıldı, müthiş bir yer, müthiş bir hadise, sorun bakalım Komşu'nun sahibine, önce Etiler'deydi, Le Select'teydi, buraya neden geldi? Ama medya sadece Nişantaşı'nı gösterip Feriköy'ü göstermeyerek bana adaletsizlik yapıyor.

Türkiye medyası Beyaz Türk imajını sever.

Ama Nişantaşı'nı gösterirken bile bunu benim başardığımı söylemiyorlar.

CHP şu milliyetçi hezeyanlar sırasında sizce yanlış bir söylemle ortaya çıkmadı mı? Mesela Şişli azınlıkların mutlu yaşadığı bir yer. Bunu neden siz öne çıkarmıyorsunuz?

Şimdi biz burada dinlerin buluşmasını da yapabiliyoruz. Fakat burada olay şu: Türkiye'de Kürt sorunu diye bir sorunu kabul etmek, konuşmak bile doğru bir olay değil.

Nasıl yani?

O zaman Laz sorununu da, o zaman Çerkes sorununu da, o zaman Abaza sorununu da, o zaman, efendime söyleyeyim, şeyi de konuşmak lazım. Türkiye'de 36 ayrı gruptan, 36 ayrı kültürden, 36 ayrı etkenden yaşayan bir mozaik söz konusu. Bunların hepsini Atatürk, ulusal birlik ve Misak-ı Milli sınırları içerisinde bir ay yıldızlı bayrağın altında birleştirmiş.Türkiye'de Karadenizli de işsiz, Güneydoğulu da işsiz, İç Anadolulu da işsiz. Her şeyi ekonomi belirliyor. Niye insanlar gidip bu cezaevi gösterilerini Trabzon'da yapıyorlar da, Diyarbakır'da yapmıyorlar? Bu çok enteresan bir mesajtır. O zaman bizim tahriklere ve provokasyonlara kapılmamız gerekir.

Yani o çocuklar mı tahrik etti sizce de o kalabalıkları?

Hayır, solla alakalı değil de, neden Trabzon'da oluyor. Güneydoğu'da olsa bu kadar ses getirmez falan gibi.

Bence CHP'nin bu konuda tavrı farklı olmalıydı.

Ama CHP'nin zaten son 2,5 yılda ortaya attığı ve gündem oluşturan bir şey oldu mu ki?

Fakat siz de farklı bir şey söylemiyorsunuz ki bu son günlerin olaylarına ilişkin. Aynı CHP ideolojisi işte.

Hayır, ben diyorum ki, eğer cezaevlerinde bir sorun söz konusuysa, CHP bunu o gençler daha Trabzon'a gitmeden açıklamalıdır. CHP'nin bu anti-demokratik yapısı Sayın Deniz Baykal'dan kaynaklanıyor. Çünkü parti yönetimi bütün zamanını ve enerjisini kendi koltuklarını korumak için parti içi mücadeleye ayırıyor. Baykal'ın soyadında ne yazıyor parti üst yönetiminde olduğu 43 yıldır: Başarısızlık.

Neyse; şu kurultaya dönelim artık. Kurultaya giderken projeksiyonunuz, beklentiniz neydi?

Biz alacaktık, kazanacaktık. Biz ona göre hazırlanmıştık. Hemen ikinci gün helikopter alacaktık. Bütün Türkiye'yi köy köy dolaşacaktık. Ama kurultay günü ben ve eşim ancak iki saatte salona girebildik. Sabah saat beşte bizi uyandırdılar ve dediler ki, 'Kurultay salonu şu anda tamamen Mersin Belediyesi'nden gelen o zavallı çalışanlar, birçok yerden gelenlerle sabah dörtte doldurulmuş durumda.' Bana ve eşime bile yer ayrılmamıştı. O sabah saat dörtte bizim umutlarımız yüzde 50 azaldı. Ben o zaman kurultay salonundan kesinlikle bir genel başkan değil, başbakan çıkmasını hedefliyordum. Sayın mevcut Genel Başkan bize 4 buçuk saat her türlü hakareti yaptıktan sonra bize savunma hakkı vermemesi bizim oradaki konsantrasyonumuzu tamamen bozdu. Bu bir psikolojik savaştı. Gençliğimizin de etkisiyle ben arzu ettiğim konuşmayı maalesef yapamadım. Biz Sayın Baykal'ın oyununa geldik.

Eşiniz vazgeçmenizi söyledi mi size?

Hayır ama tabii çok üzüldü. Çünkü benim eşime, çocuklarıma neler söyledi, neler söyledi Sayın mevcut Genel Başkan. Biz Anadolu'nun umuduyduk, o yüzden vazgeçemezdik. Anadolu'dan gelen bütün sandıklarda biz öndeydik. Sayın Baykal bizi sadece milletvekillerinin geldiği yerlerin sandıklarında geçti. Milletvekilleri kim? Milletvekilleri Baykal'a biat eden adamlar.

Partide şimdi bir cadı kazanı kaynatılıyor mu sizden sonra, size destek verenlere karşı?

Maalesef oluyor bu. Anadolu'da bir zamanlar olan kolcular gibi şimdi partide de kolcular, müfettişler gidiyorlar, denetliyorlar ve kim Sarıgül ile beraberse fişleyip partiden atıyorlar. Kıyım başladı.

Siyasi kariyerinizde hep bir tırmanış oldu. Ve şimdi bir yenilgi aldınız. Bu karizmanıza, imgenize bir zarar vermemiş midir sizce?

Biz bunu şöyle değerlendirelim: Partinin her kademesinde çalışan birisi ilk kez genel başkan adayı oluyor ve aldığımız oy da önemli bir oy. Sayın mevcut Genel Başkan bizi 99 oyla geçti. Aldığımız oy iyi bir oy olmasaydı, bu sıkıntı olurdu. Ve biz 19 gün işgününde hazırlandık. Daha fazla vaktimiz olsaydı, bu kurultay halka açık bir kurultay olsaydı, bu olay demokratik bir kurultay olsaydı, iftira üzerine kurulan bir kurultay değil de düşünce üzerine kurulan bir kurultay olsaydı biz bunu alırdık. Ama mevcut Genel Başkan ayak oyunlarıyla kazandı. Ama bu mücadelede maç 90 dakika, ilk 45 dakikası bitti daha.



Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


CHP'DE KIYIM SÜRÜYOR... ERZİNCAN MERKEZ İLÇE YÖNETİMİ GÖREVDEN ALINDI!!

ERDOĞAN: ÖZGÜVEN HERŞEYİMİZDİR"...

"ERKEN SEÇİM VATANA İHANET FALAN DEĞİLDİR"...
»  "BAYKAL YÖNETİMİNİN AYIBINI DUYURMAYA GELDİM"!!!
»  ANADOL: KAYA'NIN FEZLEKESİNİN TAKİPÇİSİYİZ
»  HÜKÜMETİ ELEŞTİREN BAYKAL: "BUNLAR MİRASYEDİ, HARAMYEDİ"...
»  FETULLAH GÜLEN, ONUR ÖDÜLÜ AYLIĞI'NDAN ÇEKİLDİ!!
»  "ÜLKÜCÜLERİN ELİNDE BİLGİSAYAR OLMALI"...
»  BİRAZ GEÇ OLDU AMA! NORVEÇ'TEN YUMURTA ÖZÜRÜ!!!
»  DERVİŞ SÖZLÜ'YÜ GEÇTİ...
»  BAYKAL MEDYA PATRONU OLUYOR!!
»  YILMAZ VE TANER'İN DURUŞMASI 17 MAYIS'A BIRAKILDI
»  KÖYLÜNÜN SIRTINA BELEDİYE YÜKÜ!!
»  "HAKSIZ, SİYASİ KARALAMA"!!
»  ''KAN ÜZERİNDEN KİMSE İSTİSMAR YAPAMAZ''
»  BAHÇELİ'DEN ÜLKÜCÜLERE 'KULAK ÇEKME' KAMPI
»  BAŞBAKANLIK'TAN KAMU GÖREVLİLERİNE: "VATANDAŞIN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRIN"
»  CEMAL KAYA'NIN DOKUNULMAZLIĞININ KALDIRILMASI İÇİN FEZLEKE İSTENDİ
»  YÜCE DİVAN ÖNCESİ TÜRKBANK ALACAKLILARI VE ANAP'LILAR BİRBİRİNE GİRDİ!!
»  "BAŞÖRTÜ SORUNU İÇİN PARLAMENTO MUTABAKATI GEREKİR"
»  "AB ÜYELİĞİMİZİ PROVOKE EDİYORLAR"!!
»  BAŞBAKANLIK'TAKİ İHALESİZ TADİLAT MECLİS GÜNDEMİNDE!!
»  BAŞBAKANLIK'TAKİ İHALESİZ TADİLAT MECLİS GÜNDEMİNDE!!
»  BAYKAL'DAN UNAKITAN'A İSTİFA ÇAĞRISI!!
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
GAZETECI ACI SOYLER !

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Matematik Ucuzlugu

 
Cahit Saraçoğlu
 
100 Milyar Liralık Destek Alacaklar
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
Cumhurbaşkanlığı Seçimerinde Kim Kazanır?
Recep Tayyip Erdoğan
Kemal Kılıçdaroğlu
Muharrem İnce
Diğer
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.