AKP’de özel bir ekip Numan Kurtulmuş’u takip ediyor.
Peki Kurtulmuş’un neyini mi izliyorlar?
Elbette hırsızlığını, yolsuzluğunu ya da esrarengiz ilişkilerini değil!
Tayyip Erdoğan Numan beyi siyasi çalışmaları bağlamında gözlüyor.
Gerçekten de Kurtulmuş Saadet Partisi’nin başına geçti geçeli o adreste müthiş bir kıpırdanma var.
Çok değil birkaç ay öncesinde yüzde 2-3’lerde zikredilen Saadet Partisi bugünlerde yüzde 7-8’lerle anılır oldu.
Öyle ki İstanbul gibi dev bir metropolde oyu yüzde 10’lara erişti.
Dahası Üsküdar, Fatih, Eyüp gibi kimi önemli ilçelerde de AKP’nin karşısında tek rakip Numan Kurtulmuş’un partisi Saadet’tir!
Öyle olduğu içindir ki Erdoğan daha önce AKP’ye ısrarla davet ettiği ama ikna edemediği Numan beyi yakından takip ediyor.
Tam bu noktada bir parantez açalım ve Numan Kurtulmuş isminin yükselmesinin yapay olmadığının altını çizelim!
İşte Tayyip Erdoğan’ın siyaseten çekindiği isimlerden biri olan Numan Kurtulmuş ile arasındaki farklar:
1) Numan Kurtulmuş tıpkı Tayyip Erdoğan gibi yürüyüşünden insan ilişkilerine kadar karizmatik bir isimdir.
2) Erdoğan’dan fazlalığı, akademik unvanıyla (prof.) ispatlı olan müthiş birikimidir.
3) Geçmişiyle ilgili Tayyip beyin aksine kafa karıştıracak zerre bir isnat ya da ima yoktur. Kendisine ya da yakınlarına ait izah edemeyeceği bir kazancı veya serveti dillendirilmemiştir.
4) Erdoğan gibi popülist ve kinci değil, ilkeli ve uzlaşmacıdır.
5) Tayyip bey misali slogancı ve istismarcı değil, gerçekten samimidir.
6) Filistin ve İsrail’in canavarlığı konusunda müthiş hassas, ancak körü körüne slogan olsun diye Yahudi düşmanlığı da yapmıyor.
7) Üslup olarak Tayyip beyin yaptığı gibi sadece gürlemeyi, yani kuru gürültü çıkarmayı değil, yağmur olup yağmayı, yani somut adım atmayı seviyor.
8) Numan bey İslam’ı ya da inancını kendi siyasi ikbaline vasıta yapmak yerine siyaseti inancına ve milletine hizmette aracı gibi görüyor.
9) Kurtulmuş AKP güruhu gibi siyasi ikbal adına soluğu Washington ve Musevi lobileri veya karanlık mahfillerde almıyor, Anadolu’ya koşuyor.
10) Gül ve Erdoğan’ın yaptığı gibi, İstanbul’un karanlık şatolarında Dünya Yahudilerinin önderi Abraham Foxman’la gizlice buluşup taahhütlerde bulunmuyor.
11) Kısacası Numan Kurtulmuş Tayyip Erdoğan’ın milli ve her türlü ima ya da isnatlardan arınmış olanıdır.
İşte bu özellik ve gerekçelerden ötürüdür ki Erdoğan Numan beyden ürküyor ve korkuyor.
Yıllar yılı sağ cenahı, yani milliyetçi-muhafazakâr-mukaddesatçı hinterlandı Ebcet Bahçeli, pardon Devlet Bahçeli gibi kifayetsiz bir isimle paylaşan Tayyip beyin şimdi Numan Kurtulmuş’un sahne alması ile uykuları kaçmaya başladı.
Öyle ya Kurtulmuş’un sahne almasıyla muhafazakâr seçmenin hassasiyetleri bağlamında kopya gitmiş, asıl olan gelmiştir.
İzleyin, geçen her gün Numan beyin yükselişine, Erdoğan’ın da tükenişine şahitlik edecektir.
Tayyip’in panzehiri bulunulan konjonktürde ebcet, pardon Devlet Bahçeli ya da Deniz Baykal’dan ziyade Numan bey olacağa benziyor.
AKP’den kurtulmak isteyenler Kurtulmuş’a destek olmalıdır... Saadet’e verilen her destek AKP’ye açılacak bir gedik olacaktır...
İhlas’ta 40 trilyonluk intihar!
Adı Yavuz Özgün. Milli Eğitim’den emekli. İhlas camiasından bir isim... 90’lı yıllarda Enver bey bana, “Bu arkadaşa Ankara’da bir iş ver” dedi. Ben de “Peki” deyip yanıma aldım, ama gördüm ki fevkalade kabiliyetsiz ve geçimsiz. Bunun üzerine Enver beye “Efendim bu arkadaş bize yaramaz. 15 yaşındaki çaycı çocukla bile şahsiyet kavgası yapıyor. Bunu istemiyorum” dedim... Enver bey, “Şoförlere amir yap” dedi. Ben de, “Siz isterseniz elbette yaparım, ama tanıdım onu, emin olun o işi de beceremez” dedim. Bunun üzerine Enver Ören daha fazla ısrar etmedi ve Yavuz’u İstanbul’a çağırdı. Aradan birkaç ay geçti ve aldığım bir haberle dehşete düştüm. Niçin mi? Benim ulaştırmadaki birkaç şoföre amir yapmadığım Yavuz Özgün, TGRT’ye genel müdür yapıldı. İster inanın, ister inanmayın durum aynen böyle... Bitmedi... Yavuz Özgün daha sonra holdingin patron vekilliğine terfi etti. Bir gün Enver beye holdingde onunla her şeyi rahat konuşabilen iki kişiden biri olarak şu soruyu sordum: “Bu adamı nasıl genel müdür yaptınız?..” Enver beyin cevabı şu oldu: “O her şeye evet diyor. Bana öyle adam lazım. Benim başarımın sırrı, Mehmet Barlas’a da söyledim, işi bilmeyen ve her şeye evet diyen insanlarla çalışmamdır.”
Gelelim intihar olayına... İşte holdingde ikinci adam olan bu Yavuz Özgün’e tahsis edilen şoför, İhlas adına borsada alım yapmak için götürdüğü 40 trilyon nakit parayla kayboldu. Bu olay cemaat içinde kıyametin kopmasına sebep oldu ve yine cemaat mensubu olan şoförün babası Yusuf Özbilenler gördüğü baskıya dayanamayıp silahı alnına dayadı ve intihar etti... Adam öldü. Para ve şoför kayıp. Olayın Yavuz Özgün’le bağı olup olmadığı bilinmiyor...