BİLDİĞİNİ OKUMAK VE EKONOMİ
Bir süre önce "ekonomi tıkırında mı?" diye bir yazı yazmış ve Türkiye'de bazı şeylerin iyi gitmediğinin altını çizmiştim. Özellikle siyasi ortamdaki gerilimlerin ekonomiyi olumsuz yönde etkilediğini özenle vurgulamıştım.
Danıştay'a yönelik hain saldırının ardından siyasette yükselen tansiyon bir türlü düşmek bilmedi. Başbakan Tayyip Erdoğan ile CHP Lideri Deniz Baykal arasındaki tartışma adeta bir "ağız dalaşı" halini aldı. Danıştay'da yaşanan ve toplumda büyük infial yaratan hain saldırı konusunda, Başbakan Erdoğan değişken bir üslup sergiledi. Önce Kocatepe Camii'nde yaşananların Türkiye'nin tamamını temsil etmediğini, saldırının Hükümete yönelik olduğunu iddia etti. Ancak, medyanın amiral gezisi Hürriyet'te Ertuğrul Özkök, toplumu "bizimkiler" ve "başkaları" diye âyırarak ayrımcılık yapmaması konusunda Erdoğan'a yönelik sert bir köşe yazısı yazınca, Başbakan'ın tavrı yumuşadı, toplumu ayırmak gibi bir düşüncesinin olmadığını, 73 milyonun Başbakan'ı olduğunu açıkladı. Başbakan'ın taban tabana zıt tavırlarına toplum artık alıştı galiba!..
Son günlerdi döviz piyasasında önemli gelişmeler yaşanıyor. Dalgalanmalar sonucu son üç hafta içinde Türkiye'den çıkan para miktarının 9 milyar doları bulduğu ve Yeni Türk Lirası'nın yüzde 20'ye yakın bir değer kaybına uğradığı belirtiliyor.
Yaşanan bu dalgalanmalardan sonra, başkent'te enflasyonda 2006 yılı hedefinin tutmayabileceği endişesi konuşulmaya başlandı. Hedefin revize edilip edilmeyeceği de tartışılıyor. Konunun uzmanları, yüzde 6 civarında olan tahminlerin yüzde 6.5'a çekilmesinin rahatsızlık yaratmayacağını belirtiyorlar. Ancak, bunun üzerinde oluşacak sonuçların para politikasının itibarını bitirebileceği de konuşuluyor.
Dövizde tırmanya yaşayınca, Başbakan yine bildiğini okudu, "Acele müdahale yok" deyiverdi. Başbakan'ın bu açıklamasının ardından Merkez Bankası'ndan "Kurlar bizim işimiz" şeklinde bir açıklamanın gelmesi manidardı. Merkez Bankası'nın yeni Başkanı Durmuş Yılmaz, Banka'nın yetki ve sorumluluklarını Başbakan'a hatırlatıyordu.
Bu gelişmeler yaşanırken benzin fiyatlarına yapılan zammın yüzde 10'u aşması ister istemez, zihinlerde soru işaretleri oluşturdu. Dövizdeki artış durulur ve gerileme eğilimine girerse, benzin fiyatlarında düşüş de yaşanabilecekmiş!
Lafı fazla uzatmanın anlamı yok. Başbakan, siyasi, toplumsal ve ekonomik sorunlara yaklaşımını aklına estiği gibi yapmayı sürdürürse, mevcut hükümetinin övünmede en önemli olgu haline getirdiği enflasyonda da ciddi sıkıntılar yaşanabilir.Olumsuzluklar bir anda çorap söküğü gibi artar. Bizden hatırlatması...
