DOLAR
49,945
▲%0.08
EURO
55,928
▲%0.03
ALTIN
6424,35
▼%-0.44
BIST-100
11165
▼%0
Ankara hava durumu10/14°
FacebookXInstagramYouTube

SAYGIN VE ÇELEBİ GAZETECİ ÖMER FARUK’UN ARDINDAN

 Türk basın camiasının sevilen, dost canlısı, “çelebi” lakabına layık ismi Ömer Faruk Günel, kalbine yenik düştü.
 
Sevgili Ömer’i 1980’lerin başında tanıdım. O zaman kısa adı EBA olan Ekonomi Basın Ajansı’ndan görev yapıyordu. İzmir’de yayımlanan RAPOR Gazetesi’nin Ankara haberlerinin sorumluluğunu aldıktan sonra Ömer’le iyi bir işbirliğimiz oldu. Gazeteye dışarıdan destek veriyor, bize özgün haberler gönderiyordu. Gerek kamu, gerekse özel sektörde ikili ilişkileri son derece sağlıklı bir gazeteciydi.
 
Onunla başlayan dostluğumuz  ekonomi muhabirlerinin bürokratlarla  yaptıkları “kapalı devre” toplantılarla pekişti ve  1987 yılında Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin kurucuları arasında yer aldığımız dönemde daha da arttı. Dost meclislerinde onun sevecen ve içten kahkahaları kulaklarımda canlılığını koruyor.
 
Ben YENİ ASIR’ın Ankara Bürosunda sorumluluklar aldığım dönemde Ömer de Star’da köşe yazmaya başladı. Artık daha sık görüşüyorduk. Onun çalışma masasında bulunan her biri ruh inceliğinin örnekleri ile dolu farklı objelerden hep etkilenmişimdir. Pipo konusunda tutkuluydu. Kullandığı pipo tütününün dinlendirici ve kaliteli kokusu, onun titizliğinin tartışılmaz bir kanıtıydı.
 
Ömer, aşırı davranışlardan kaçınan, insanları incitmekten çekinen ve yardım etmeyi seven bir karaktere sahipti.
 
Vatani görevini Deniz Kuvvetleri’nde yapmıştı. Bunu bildiğim için, onunla ne zaman konuşsan, kendisine “Amiralim, ne haber?” diye hitap ederdim. O da bana, “Sağ olasın Ercanım sen nasılsın?” yanıtını verirdi. İlişkimiz kardeş gibiydi desem, abartmış olmam.
 
Özellikle birlikte göreve gittiğimiz TOBB’un yurt gezilerinde gece yarılarına kadar süren muhabbetlerimiz olurdu.
 
Ben sıcak gazetecilikten uzaklaşırken o bu kez BUGÜN Gazetesinde köşe yazılarına devam etti.
 
İNTES’in geleneksel toplantılarına katılmayı çok severdi. Dostluğumuza kadeh kaldırdığımızda anıları tazelemeyi severdik.
 
Ölüm yaşamın ayrılmaz bir parçası. Ama, biraz erken veda ettin  Amiralim! Acelen neydi, bilmiyorum? Seni gerçekten çok seven bir dostun olarak içim acıyor.
 
Ama, kainatı yargılama şansımızın olmadığını da biliyorum.
 
Kocatepe Camiinin avlusunu görebilseydin, “Vay be, ne kadar çok sevenim varmış?” diye düşünürdün.
 
Sevgili Amiralim, can dostum Ömer, yolun açık olsun. Güneş doğudan yükselir, sen de ışığınla hep kalplerimizde yaşayacaksın. Nur içinde yat…
 
Başta ailesi olmak üzere tüm basın camiasına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.