AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, AKP iktidarıyla Türkiye'nin, bir çok uluslararası projenin merkez ülkesi haline geldiğini belirterek ''Türkiye, yeni bir vizyona kavuşuyor, daha geniş, daha büyük düşünmeye başlıyor'' diye konuştu.
Geçmişte büyük ölçüde içe kapalı, dünyaya tamamıyla kapalı yaşan Türkiye'nin, Hükümetleri döneminde sağlanan yeni açılımlarla artık dünya ile birleştiğini anlatan Erdoğan, ''Milletimizin ufku genişliyor. Hedeflerimiz ise büyümeye devam ediyor. Yarın Gürcistan'a gidiyoruz. Burada hem Kars-Tiflis-Ahırkelek Demiryolu Projesine ilişkin anlaşmanın imza törenini hem de bir Türk firmasının içinde bulunduğu konsorsiyum tarafından yapılan Tiflis Uluslararası Hava Limanı'nın açılışını gerçekleştireceğiz. İmza törenini, Azerbaycan ve Gürcistan Devlet Başkanlarıyla birlikte gerçekleştiriyoruz. Özellikle bu demiryoluyla yani Kars-Tiflis-Ahırkelek demiryoluyla birlikte şu anda Türk cumhuriyetlerine uzanan bir adımı da atmış olacağız'' şeklinde konuştu.
''DOSTLUK VE KARDEŞLİK''
Demiryollarının ulaştığı her hattı, aynı zamanda bu coğrafyada yaşanan toplumları birbirine daha sıkı bağlayacak, kaynaştıracak bir dostluk hattı olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, ''Trenlerimizin ulaştığı her istasyona, vagonlar dolusu dostluk ve kardeşlik götürüyoruz'' dedi.
SURİYE İLE YENİ SINIR KAPISI
Erdoğan, 1980 yılından bu yana kapalı olan, Türkiye ile Suriye arasındaki üçüncü demiryolu sınırkapısı Çobanbey İstasyonu'nu, yakın zamanda yeniden hizmete açacaklarını bildirdi. Türkiye'nin, uluslararası demiryolu taşımacılığını 1.6 milyon tondan 3.6 milyon tona çıkardığını ifade eden Erdoğan, demiryollarının ülkeler arasında insani, ticari ve kültürel bağlar kurulmasına da katkı sağlayacağını söyledi.
TİCARET ÖNEMLİ AMA İNSANLIĞIN VİCDANINDAKİ YARALAR DA SARILMALI
Erdoğan, geçen hafta Afrika Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesinin açılış oturumuna katılmak üzere Etiyopya'ya gittiğini hatırlatarak, Türkiye'nin ilk kez bu toplantıya başbakan düzeyinde katıldığını belirtti. Afrika'nın, 53 bağımsız ülkenin yer aldığı son derece zengin bir kıta olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ''Afrika'nın problemlerine duyarsız, ilgisiz ve sağır kalmadık'' diye konuştu. Erdoğan, TİKA aracılığıyla Afrika ülkeleri ile ilişkileri daha da yoğunlaştırmayı hedeflediklerini bildirerek, ''Elbette diploması önemlidir, elbette ticaret önemlidir ama daha önemlisi insanlığın vicdanındaki yaraların kapatılmasıdır'' dedi.
Afrika kıtasında yaşayanların sıkıntılarının gelişmiş ülkelerce dikkate alınması ve çözüm geliştirilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin ''bu medeniyet sorumluluğunu hakkıyla taşıyacağını'' ve Afrika'nın sorunlarının çözümü yolunda her zeminde gayret göstereceğini söyledi.
LAİKLİK MİLLETİN GÜVENCESİNDE
Erdoğan laiklik ve demokrasi konusuna da değirenek milletin, Cumhuriyetin temel niteliklerini benimsemiş, laiklik gibi demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerini özümsediğini ve sosyal devlet olma anlayışını kavradığını anlattı. Dün, laiklik ilkesinin Anayasada yer almasının 70. yıldönümü olduğunu hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu:
''Laikliği ayrıştırıcı değil, birleştirici bir ilke olarak yaşatıp gelecek kuşaklara taşımak için gündelik siyasi tartışmaların üstünde tutmaya büyük özen gösterdik. Hükümet olarak bu sorumluluk şuuru ile Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi daha güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz''
HUKUK DEVLETİ OLMADAN CUMHURİYET DE LAİKLİK DE İŞLEMEZ
Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik kadar önemli olan bir anayasal kavramının da hukuk devleti olduğunu vurgulayan Erdoğan,''Cumhuriyeti de demokrasiyi de laikliği de yaşatmanın ve korumanın yolu, hukuk devleti anlayışını koruyabilmekten, geliştirmekten geçiyor. Adalet, mülkün temeli... Hukuk, demokratik sistemin de ana taşıyıcı sütunudur. Hukuk ile kanunu lütfen birbirine karıştırmayalım. Hukuk devleti olmak başka bir şeydir, kanun devleti olmak bambaşka bir şeydir. Bunları birbirine karıştırmayalım'' dedi.
Başbakan Erdoğan, her şeyden önce Türkiye'yi bir hukuk devleti olarak görmek suretiyle insanların hukukunu koruma bilincine kavuşması noktasında çalışmalarını sürdürdüklerini anlatarak, ''Aslolan budur. Bu anlayış, milleti devlete göre önceleyen bir anlayıştır. Diğer anlayış ise devleti millete göre önceleyen bir anlayıştır. Biz, milleti öne çıkaran bir gayretin içerisindeyiz. Buna çalışıyoruz. Onun için çıkışımızdaki temel felsefeyi; insanı yücelt ki devlet yücelsin anlayışı üzerine bina ettik'' şeklinde konuştu.
Hukuk devletinin, ''bir ülkede yaşayan herkesin ve her kurumun hukuk kurallarına bağlı olduğu, herkesin uyması gereken objektif kuralları kayıt altına aldığı devlet yapısı olduğuna'' dikkati çeken Erdoğan, hukuk devletini yasa devletinden ayıran özelliğin; temel hak ve özgürlükler gibi evrensel değerleri kabul etmesi olduğunu vurguladı.
VATANSEVERLİK HUKUKU ÇİĞNEMEYE GEREKÇE OLAMAZ
Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Hukuk devleti anlayışını koruyamazsak, ne hukuku ne adaleti ne de toplumsal birlik ve bütünlüğümüzü koruyabiliriz. Bu nedenle hükümetimiz, geçen 4 yılda sadece adi suçlarla mücadele etmekle kalmamış, hukuk sistemi içinde kendilerine karanlık odalar, imtiyazlı alanlar oluşturmak isteyen yapılanmalarla da etkin mücadele etmiştir, etmeye devam edecektir. Türkiye, hükümetimizle birlikte faili meçhullerle anılan dönemlerden, olayların faillerinin kısa sürede yakalandıkları aktif mücadele dönemine girmiştir. Eğer kendilerini kanunlardan azade, hukuken bağımsız görenler, hukuk kurallarına karşı imtiyaz ve kayırma bekleyenler varsa, bunlar büyük bir yanılgı içindedir. Kayıtdışı yönetim, kayıtdışı ekonomi, kayıtdışı güvenlik anlayışı olamaz, olmamalıdır. Eğer birileri kalkıp ülkeyi ve vatanı kurtarmak adına hukuku ayaklar altına alıyorsa orada masum ve gözardı edilecek bir durumdan sözedilemez. Hiçbir gerekçe, hukuku çiğnemeyi masum gösteremez.''
ÇETELERİN TAM DA İSTEDİĞİ...
Erdoğan; birilerinin ''bunları söyleyenler devleti, milliyetçiliği töhmet altında bırakıyor'' dediğini belirterek, ''Hayır yanılıyorsunuz veya milletimizi bilerek yanıltıyorsunuz. Mülagata yapıyorsunuz. Hata da çetelerin tam da istediği gibi tehlikeli bir şekilde kurumlarımızı karşı karşıya getiriyorsunuz. Kimse yanlış yapamaz. Birkaç kişi üzerinden devletimizi, devletimizin kurumlarını yıpratmaya tevessül etmesin. Bilsinler ki bunlara bizim iktidarımızda yer yoktur'' dedi.
Derin devlet denilen devletin kendisi ya da devlet kurumlarının olmadığını belirten Erdoğan "Derin devlet vardır" şeklindeki sözlerine "Varsa kaldır" şeklinde eleştiride bulunan muhalefete sert cevap verdi. Erdoğan şöyle konuştu:
DERİN DEVLETTE GERİLLA DİYENLERİN SESİ ŞİMDİ ÇIKIYOR
"Derin devlet, devlet kurumları içinde hukukun dışına çıkılan çeteleşmelerdir. Bu tür çeteler ta Osmanlı'dan beri vardır. Birileri çıkıp sen başbakansın bitir bu işi diyor. Kusura bakmayın da bu zamana kadar hep siz konuştunuz, gerilla, kontrgerilla dediniz. Bundan rahasız olanların sesi yükselmeye başladı. Biz bu kovana çomak soktuk. Bundan rahatsız olanların şimdi sesi yükseliyor."