DOLAR
49,945
▲%0.08
EURO
55,928
▲%0.03
ALTIN
6424,35
▼%-0.44
BIST-100
11165
▼%0
Ankara hava durumu10/14°
FacebookXInstagramYouTube

AĞAÇLARIN İNTİKAMI !

“Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.”
Bu satırlar Anayasa’nın  “ormanların korunması ve geliştirilmesi” başlıklı 169. maddesinde yer alıyor.
Yani, devlet ormanlara zarar verebilecek faaliyet ve eyleme izin vermez. Anayasa, siyasi propaganda amaçlı olarak ormanla ilgili bir tasarrufa da geçit vermiyor. Anayasa, ormanı yok etmek, daraltmak amacıyla işlenen suçların genel ve özel af kapsamına alınamayacağını hükmünü de taşıyor.
Peki ODTÜ’de ne oldu?
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, tam tabiriyle “Orman Kanunu” diye tanımlanan bir yaklaşımla, “Güçlü olan benim, ben istediğimi yaparım” diyerek o güzelin ormanın bir bölümünü iş makineleri ve dozerlerle yerle bir etti. Gökçek, konuyla ilgili hukuki süreci bile beklemeye bile gerek görmedi.
Ankara’da yaşayan, o ağaçların uzun yıllar sabırla nasıl serpilip büyüdüğünü gören bir insan olarak içim acıdı. Özellikle çam ağaçlarının ne kadar narin ağaçlar olduğunu biliyorum. Ankara’nın iklim koşullarında bu ağaçların yetiştirilmesinin ne kadar zor olduğunun da bilincindeyim. Ağaçları kökünden acımasızca söken bu katliamı şiddetle kınıyorum.
…
İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet yaşasaydı, o gün, dozerlerin ODTÜ ormanına girdiği gün, Gökçek’in kellesini uçururdu.  
Ama Gökçek, “Yaptığım yanıma kar kaldı” diye düşünmesin sakın…Günün birinde, Gökçek’in, işlediği Anayasa’yı ihlal etme suçu nedeniyle cezasını mutlaka çekeceğine inanıyorum. O gün ise Türk siyasi tarihine hem “Doğa”nın hem de “Ağaçların İntikamı” olarak geçecek.
Ağacı sevmeyen insan olur mu? Ya da insan mıdır? Ağacı sevmeyen kişi kendinden başka kimseye saygısı olmayan bir bedbaht bile değildir. Onu, adamdan saymak bile yanılgı olur!
 
Atatürk’ün bu konuda sarf ettiği çok anlamlı bir sözü vardı. Şöyle demişti:
 
“Ağaç, çiçek ve yeşillik medeniyet demektir. Yeşil görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur.”
 
Gökçek’in övüne övüne bitiremediği “Gözlerinize inanamayacaksınız” dediği Ankara’nın merkezindeki üst geçitlerle yarattığı kirliliği, protokol yolu üzerinde sözüm ona yeşillik diye diktiği bitkilere baktığımızda Atatürk’ün “Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur “ deyişinin anlamı çok daha net anlaşılıyor. Bu yazdıklarım, sadece dikkatle bakan ve güzelle, çirkini ayırt eden gözler için geçerli…  
 
 
Başsağlığı
İzmir’de çok uzun yıllar ilkeli gazeteciliği ile ön plana çıkan, medeni, nazik, son derece çelebi ve temiz bir insan olan Şevket Özçelik vefat etti. Yeni Asır’da onunla çalışma ve güzellikleri paylaşma onurunu yaşamıştım. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın. Ailesine ve basın camiasına başsağlığı diliyorum.