DOLAR
49,945
▲%0.08
EURO
55,928
▲%0.03
ALTIN
6424,35
▼%-0.44
BIST-100
11165
▼%0
Ankara hava durumu10/14°
FacebookXInstagramYouTube

AKIL TUTULMASI, ABUKLUKLAR ve MÜZEME DOKUNMA GİRİŞİMİ

Türkiye’de son bir buçuk ayda gelişen olaylar ve Gezi Parkı direnişinin ulaştığı boyutlar giderek hükümet katında  “Akıl Tutulması” diye tanımlanabilecek bir dizi yanlış uygulamalara yol açtı.
 
Kısaca hatırlatalım…
 
Taksim’deki “Gezi Parkı”nın aynen korunmasını isteyen Platform ile ortak hareket eden ve eylemler sırasında yaralananlara tıbbi müdahalede bulunan doktorlar ve onların üst örgütü Türk Tabipler Birliği siyasi iktidarın hedefi haline geldi. Hem Birlik hem de Platform’a destek veren doktorların cezalandırılması için düğmeye basıldı.
 
Bunu, İstanbul’daki Adliye Sarayı’nda çeşitli barolara kayıtlı avukatların polis tarafından derdest edilip gözaltına alınmaları izledi. Vatandaşların haklarını savunmak için eğitim almış avukatlar, karşılaştıkları orantısız güç karşısında bırakın  hukukun üstünlüğünü, vücutlarını darbelerden ve şiddetten korumakta bile zorlandılar.
 
Şimdi de, yüz binlerce mühendis ve mimarın kayıtlı olduğu meslek örgütü Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB)  hedef seçildi. TMMOB’nin yetkilerini ve kaynaklarını sona erdiren düzenleme TBMM’den gece yarısı yapılan bir operasyonla geçti. TMMOB Taksim Gezi Parkı dahil, merkezi ve yerel yönetimlerin hukuk dışı projelerine dava açıp yargı denetimi sağlıyordu. Düzenlemeye göre, plan değişiklikleri ve tadilatlarla ilgili o projenin mimarından izin alma şartı kaldırıldı. Bu konuda nasıl bir yol izleneceğine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde kurulacak “Mimari Estetik Komisyonu” karar verecek.
 
Tüm bu yaşananlar mevcut iktidarın nitelikli diye tanımlanabilecek çok geniş kitlelerle ters düştüğünü gözler önüne seriyor.
 
Görünen o ki, Bakanlar Kurulu’nda görevli bakanlar ile doktorlar, avukatlar, mühendis ve mimarlar arasında başlayan gerilim giderek tırmanacak. Bu süreçte haksız ve mesnetsiz yaptırımlara uğrayacak olan doktor, avukat, mühendis ve mimar sayısında hızlı bir artış olması kaçınılmaz görünüyor. Türk yargı sistemindeki bozulma dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruların artması ihtimali de yüksek.
 
Bakalım, insanları Anayasa ile teminat altına alınmış eleştiri haklarını kullanmaları konusunda “hoşgörü” sahibi olmanın erdemi ne zaman anlaşılacak?
 
 
                                          ****
 
 
Müzeme Dokunma Platformu…
 
Gezi Parkı Platformundan sonra Trabzon’da “Müzeme Dokunma Platformu” adı altında bir oluşum gerçekleşti. Peki bu platform ne istiyor? Kısaca aktaralım…
Yunanca “kutsal” anlamına gelen “Hagios” ve bilgelik anlamına gelen “Sophos” sözcüklerinin birleşimi olan “Kutsal Bilgelik” anlamı üzerine kurulu olan Trabzon’un Ayasofyası diye ün yapmış Müze, sessiz sedasız Cami olarak kullanılmaya başlandı. Yapının iç kısmında bununla ilgili değişiklikler yapıldı.
 
1240’lı yıllarda inşa edilen kilise, 1572 yılında Yeni Cuma adıyla Camiye dönüştürülmüştü. 1916-1918’li yıllarda yapının içindeki fresklerin üzeri açılarak yeniden kiliseye dönüştürülme girişimi başlatılmıştı. Bir ara, askeri depo ve hastane olarak da kullanılan bu tarihi yapı 1953 yılında yine Cami olarak hizmet vermeye başlamıştı. 1962 yılında yeniden restore edilen yapı turistlerin ziyaretine açılması amacıyla Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne verilmişti. Bu yapı,  1965 yılında “Ayasofya Müzesi” olarak turizme hizmet vermeye başlamıştı.
 
Müzelerin bir kentin belleği olduğunu savunan “Müzeme Dokunma Platformu” Trabzon gibi 4 bin yıllık bir kentin yaklaşık 800 yılına tanıklık eden bu yapının Müze olarak kalmasını istiyor, internet kanalıyla seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Bize göre haksız sayılmazlar…
 
Bakalım, Gezi Parkı konusunda duyarsız kalan siyasetçilerin bu konudaki tavırları ne olacak?
                                                                      xxxxxx