DOLAR
49,947
▲%0.08
EURO
55,905
▼%-0.01
ALTIN
6399,14
▼%-0.83
BIST-100
11016
▼%-1.34
Ankara hava durumu10/14°
FacebookXInstagramYouTube

TERÖR YASASI ÇİÇEK'I KORKUTURSA...!

Terörle mücadelede yeni bir dönemi başlatacağı için kamouyonda tartışmalara neden olan Terörle Mücadele Yasa Tasarı'nın TBMM'de kabul edildi. Yasa, çok önemli değişiklikler getiriyor. Örneğin, terörle mücadele ile görevli kamu görevlileri ile muhbirlerin kimliklerini açıklayanlara, örgütlerin bildirilerini basıp yayınlayanlara 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası getiriliyor. Bu suçların basın yoluyla işlenmesi halinde bin ile onbin gün arası para cezası verilecek.Şüpheli avukatın, dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alma yetkisi, cumhuriyet savcısının istemi üzerine kısıtlanabilecek.Kolluk kuvvetleri terör örgütlerine yönelik operasyonlarda "teslim ol" emrine itaat etmeyen yada silah kullanmaya teşebbüs edenlere doğrudan ve duraksamadan silah kullanabilecek. Eylemlerde yüzünü kapatanlar, örgüte ait amblem ve işareti taşıyanlar, slogan atanlar, ses cihazlarıyla yayın yapanlara 1-5 yıl hapis cezası verilecek. Ve bu tasarının yasalaşmasına şaşırtıcı şekilde bir tepki Adalet bakanı Cemil çiçek'ten geldi. Bakan Çiçek, "Umarım, bu kanun hiç uygulanmaz. Bu kanunun zorunluluğunu kabul edenler bile, 'Acaba haksız yere masum insanlara uygulanır mı' endişesi taşıyor." dedi. Ve Çiçek, uygulayıcıların yasanın gerekçesini çok iyi özümlemeleri gerektiğini, aksi halde devlet ile milletin arasının açılabileceği, bunun ise terörün beslenmesine neden olacağı endişesini de kaydetti. Bir terör yasası düşünün ki, terörün beslenmesine neden olabilecek! Böyle bir çelişki olabilir mi? Ama, burası Türkiye, olur. Şimdi, Devlet Bakanı Çiçek'in bu açıklamaları, "timsahın gözyaşlarına" benzemiyor mu? Madem, böylesine sorunlar yaratabilecek bir tasarı ile karşı karşıyayız, kime, neden şirin görünmek endişesiyle ateşle oynuyoruz? Ülkeyi yönetenler, neyi kanıtlamak peşinde? Hatırlatmakta yarar var. Tasarının kamuoyunda yaygın bir biçimde tartışıldığı dönemde teröristbaşı Öcalan'a özgürlük yolunun açılabileceği endişesi gündemi uzun süre meşgul etmişti. Şimdi, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, ortaya çıkıp "sevimsiz bir tasarı" diyerek endişelerini dile getiriyorsa, bu çıkışın ve kuşkunun kime ne yararı dokunacak? İster istemez, acaba Devlet Bakanı Çiçek, Cumhurbaşkanı'na bir mesaj mı göndermeye çalışıyor diye düşünmeden edemiyoruz. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in hukukçu kimliğiyle yasayı İnsan hakları ve temel özgürlükler açısından irdeleyeceğinden eminim. Bakalım nasıl bir gelişme yaşayacağız?