DOLAR
49,942
▲%0.07
EURO
55,764
▼%-0.26
ALTIN
6222,90
▼%-3.56
BIST-100
10760
▼%-3.64
Ankara hava durumu8/15°
FacebookXInstagramYouTube

KOMPRADORLAR HALA İŞBAŞINDA

Çeltik üreticisi büyük patronlar ve onların uzantılarının, hazine arazisini işgal ederek üretim yapmak, belge vermeden kredi kullanma imkanları yaratmak için Ankara’da pirinç dağıtması şimdilik, amacına ulaşmadı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) çeltik ekim ruhsatı şartlarına tapu senedi, kira sözleşmesi ve çeltik komisyonlarının keşfi üzerine ruhsat verilmesi şartı getirdi. Tarım Bakanlığı ve TMO, büyük çeltik üretimi yapan patronların örneğin 4 bin dekar alanda çeltik ekimi yapacağını beyan ederek ruhsat istediklerine dikkat çekerek, “Ancak, 300 dekardan fazlasında vergi vereceği için, 4 bin dekarı etrafındaki adamlarına böldürerek ekim yaptırıyor. Böylece vergi kaçırıyor. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından topraksız (milletin efendisi) köylülere ‘kendileri ekim yapsınlar diye’ dağıtılan 20-25 dönüm civarındaki araziler de bu patronlar tarafından (dönümü 150 milyon liraya) kiralanıyor” diyorlar. Durum böyle olunca, ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Bu toprak kompradorları bu şekilde de hem vergi kaçırıyor, hem de kendisi üretim yapsın diye toprak verilen köylünün eline üç-beş kuruş sıkıştırıp o insanları kullanıyorlar. Bu üç kağıtçılıkları fark eden Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Toprak Mahsulleri Ofisi ortak bir karar aldılar. TMO’nun tespitlerine göre, bir anda piyasada çeltik yerine ruhsatı satılmaya başladı. Böylece beyana göre değil, belgelere dayanarak ruhsat verilmesini, tapu senedi, köy muhtarınca onaylı kira sözleşmesi,çeltik komisyonu tarafından hazırlanan keşif raporuna göre ruhsat düzenlenmesi gibi şartlarını getirdi. Bütün yaygara da bundan sonra çıktı. Kompradorlar, çeltik üretimi yapılan bölgelerin milletvekillerine Tarım Bakanlığı’nın ve TMO’nun “Çeltik ekim ruhsatı” istemesini, “kendilerinin üretimini azaltıp, ileride ithalata imkan yaratma” şeklinde yaydılar. Ancak işin aslı öyle değil! TMO, 2004 yılında Tarife Kontenjanı sistemi getirerek, ithalatı TMO denetiminde doğrudan üreticilerden ve TMO’dan alınan çeltik miktarına endeksledi. Bu sistem sayesinde üreticiler çeltiğini değerinden pazarlama imkanı buldu ve ithalat ülke ihtiyacı kadar kontrollü bir şekilde yapıldı. Şimdi, (vatansever) çeltik patronları, vergi ödeyecekleri için çeltik ruhsatında kira sözleşmesini istemiyorlar. Belgeye dayanan ruhsat sistemini, küçük çiftçiye dağıtılan 20-25 dönüm araziyi de üç kuruş parayla işgal edemeyeceği için istemiyorlar. Geçen yıl oldukça iyi para kazanan büyük çeltik üreticisi hazine arazisini ektiği için tapu, kira sözleşmesini yapamayacağından ruhsat sistemini istemiyorlar. Esen kalın.... [email protected]